YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12546
KARAR NO : 2017/9495
KARAR TARİHİ : 28.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : 1- Taksirle yaralama suçudan, TCK’nın 89/1, 22/3, 89/2-b
maddeleri gereğince mahkumiyet
2-Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan; beraat
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK’nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmaması yönünden 5237 sayılı TCK’da hakime geniş bir takdir yetkisi tanınmış taktiri indirim nedenleri ise örnekseme yoluyla sayılmış, ancak bu hallerin sınırlı olmadığı tamamının sayılmasının da mümkün olmayacağı nazara alınarak benzer durumların da bu kapsamda değerlendirilebileceğini ifade açısından bu husus “gibi” şeklinde ifade edilmiş, 765 sayılı TCK’nın 59. maddesinden farklı olarak, takdiri indirim nedeni olarak kabul edilen hususların kararda gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Anılan hüküm uyarınca taktiri indirim nedeni uygulandığında, hangi nedenlerle bu müessesenin uygulandığı kararda gösterilecek, uygulanmadığı takdirde ise fiili taktirin bu yönde olduğu kabul edilecek ve bu husus ancak gösterilen gerekçenin yasal ve yeterli olmaması veya fiili taktirin uygulanan diğer müesseseler karşısında hukuka aykırılık oluşturduğu ya da dosya kapsamı itibariyle açıkça kanuna aykırı olduğunun saptanması halinde bozma nedeni oluşturacaktır. Mahkemece, gerekçeli kararın hüküm kısmında, TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verildiği ve bu suretle takdiri indirim nedenlerinin bulunmadığı kabul edilmekle birlikte, hükmün gerekçe kısmında “sanığın olaydan sonra olay mahallini terketmesi, müştekiyi yaralı olarak bırakması, olaydan hemen sonra müştekiden özür dilememesi, geçmiş olsun dememesi ve duruşmadaki tutum ve davranışlarına göre de suçtan pişmanlık duyduğu noktasında bir kanaate varılmaması, arşiv kaydına alınsa da geçmişte ortaya çıkan sabıkası, suça eğilimi, suçun işleniş şekline göre meydana getirdiği olumsuz kişiliği bir bütün olarak değerlendirilerek sanık … hakkında takdiren TCK 62.maddesi uygulanmamasına” gerekçesi ile dosya kapsamı ile uyumlu olarak TCK’nın 62.maddesinin uygulanmamasına karar verildiğinden, tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında tayin edilen temel cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında, bilinçli taksir oluşturan ihlalin yalnızca alkollü … kullanmaktan ibaret bulunduğu gözetilerek, TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca temel cezanın 1/3 oranı yerine, 1/2 oranında artırılarak fazla ceza tayini,
2-Sanığın olay tarihinde olaydan yaklaşık 6 saat sonra alınan alkol raporunda 153 promil alkollü olarak, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına neden olması eyleminde trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarının oluştuğu; ancak, TCK’nın “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde … sevk ve idare edemeyecek olan kişinin … kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, anılan maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise bir kişinin yaralanmış olması nedeniyle zarar suçunun oluştuğu, tehlike suçunun meydana gelen netice ile zarar suçuna dönüşmüş olması karşısında, TCK’nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima hükümleri uyarınca taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine karar verildiğinden trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraatine karar verilmesi,
3-Katılan hakkında tanzim edilen rapora göre, olay nedeniyle katılanda meydana gelen yaralanmanın yüzde sabit ize ve kemik kırığına yol açması sebebiyle, sanık hakkında TCK’nın 89/1. maddesi gereğince belirlenen temel cezanın TCK’nın 89/2-b-d, maddesi gereğince arttırıma tabi tutulması gerekirken, sadece TCK’nın 89/2-b maddesinin gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.