Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/21908 E. 2022/12498 K. 18.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/21908
KARAR NO : 2022/12498
KARAR TARİHİ : 18.10.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 18/10/2022 Salı günü davalı … ve …. Tic. San. AŞ vekili Av. … geldi, davacı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılar vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili; davacı şirketin finansal kiralama şirketi olduğunu, davacı şirket ile … San ve Tic Ltd Şti arasında kiralama sözleşmesi imzalandığını, bu kiralama sözleşmesine istinaden, 1 adet 2010 model DM 782 Y Tam Otomatik Yandan beslemeli Yapıştırma Sarma Makinesi ile T640X400 Shrink Tüneli’nin Tünel Seri No:751 Yapıştırma Makinesi Seri No:771 olan makinenin … San ve Tic Ltd Şti tarafından kiralandığını, kiralayan . … San ve Tic Ltd Şti aleyhine 3.kişiler tarafından çok sayıda icra takipleri yapıldığı ve kiralanmış olan malların haczedilmesini önlemek açısından davacının … San ve Tic Ltd Şti ile yapılan sözleşmeyi feshettiğini, davalıların bu durumu bilmesine rağmen haczedilemez olan bu malları yinede haczetmek suretiyle satışlarını yaptıklarını ve davacıyı zarara uğrattıklarını, davalıların dayanışmalı olarak birlikte hareket ettiğini ve davalıların kötü niyetli olduğunu beyanla, davacıya ait malların haksız ve kötüniyetli bir şekilde, kasıtlı olarak icraen satışı yapılmak suretiyle davacının sahip olduğu malın değeri ölçüsünde zarara uğratan davalılardan, malın değeri olan 31.500,00-TL’nin satış tarihi olan 11/04/2012 tarihinden itibaren avans reeskont faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin davalı …. Tic. San. AŞ’ye yönelik yerinde bulunmayan temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı ile dava dışı üçüncü kişi arasında imzalanan Finansal Kiralama Sözleşmesinin konusu olan taşınır malların davalılar tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde haczettirilerek alacağa mahsuben satın alınmak suretiyle davacının zararına sebebiyet verildiği (haksız fiil) nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davada husumet ehliyeti, dava şartı olup, mahkemece, yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verilebilmesi için, davada taraf olarak gösterilen kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemez; dava, sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/d maddesinde tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartı olarak düzenlenmiş ve 115. maddesinde de mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, noksanlığın giderilmesi mümkün değilse süre vermeye gerek olmaksızın, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Dosya kapsamından; davacı şirket ile davadışı … San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen finansal kira sözleşmesi ile menkullerin kiralandığı, alacaklı davalı … Pazarlama A.Ş. tarafından davadışı borçlu … San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine başlatılan takip sonucu menkullerin satıldığı, davalılar … ve …’ın ise vekil olarak davalı … Pazarlama A.Ş.’ye vekaleten işlemleri yaptıkları anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalılar … ve …’a husumet yöneltilemez. Davalılar … ve … yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, esasa girilerek karar verilmesi doğru değildir. Mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü mahkeme kararının BOZULMASINA,  duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.