Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/10144 E. 2023/5106 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10144
KARAR NO : 2023/5106
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2015 tarihli ve 2014/143 Esas, 2015/583 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 268 … maddesi atfıyla 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
Cumhuriyet savcısının temyizi, sanığa atılı başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, eylemin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğuna, ilişkindir.

III. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.04.2018 tarihli ve 2014/851 Esas, 2018/144 Karar sayılı kararı uyarınca aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.11.2018 tarihli ve 2018/339 Esas, 2018/536 Karar sayılı kararı uyarınca da farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu şeklindeki kararları uyarınca; UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre sanığın, hüküm tarihinde farklı yargı çevresindeki Gebze Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunun anlaşılması karşısında; savunmasında duruşmalardan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığı ile savunması alınmaksızın hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2015 tarihli ve 2014/143 Esas, 2015/583 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.06.2023 tarihinde karar verildi.