Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2012/1121 E. 2012/4098 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1121
KARAR NO : 2012/4098
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, hakaret

TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a) Katılanlar … ve … vekilinin yetkisi bulunmadığından duruşma talebinin CMUK.nun 318. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
b) Katılan sanık … müdafiinin 22/06/2011 tarihli süre tutum ve 05/08/2011 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde verilen kararı sanık sıfatıyla temyiz ettiği anlaşıldığından, … yönünden katılan sıfatıyla da temyize gelindiğini kabul eden tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
c) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen doğrudan para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmü, CMUK.nun 305/1 maddesi uyarınca kesin nitelikte olup karar tarihi olan 21.06.2011 itibarı ile temyizi mümkün olmadığından, sanık … müdafiinin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
d) …/… Cumhuriyet Başsavcılığının 22/10/2010 tarih 2010/633 sayılı evrakıyla hakkında kasten öldürmeye yardım suçu yönünden kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen tanık …’nın CMK.nun 50/1-c maddesi uyarınca yeminsiz dinlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, dosya içeriği ve tespit olunan diğer tanık ifadeleri karşısında sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
2) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık … ile katılan sanık …’in suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık …’ın katılan …’a yönelik kasten yaralama, katılan sanık …’in kasten yaralama ve hakaret suçlarının nitelikleri tayin, sanık …’ın kasten yaralama suçunda takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği ile katılan sanık …’in suçlarında cezayı azaltıcı sebeplerin bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin katılan …’a yönelik eylemin TCK.nun 27/2 maddesi kapsamında bulunduğuna, alt sınırdan ceza tayin edilmesi ve TCK.nun 50, CMK.nun 231. maddelerinin uygulanması gerektiğine, katılan sanık … müdafiinin meşru savunmaya, delillerin hatalı takdir edildiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A) Katılan sanık … hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Sanık …’ın maktul …’a ve katılanlar … ve …’a yönelik suçları yönünden;
a) Sanığın kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçuyla ilgili olarak; oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın olay tarihinde arkadaşı tanık …’yla birlikte maktul ve katılanın çalıştığı içkili lokantaya eğlenmeye gittiği, gelen hesap miktarı yüzünden sanıkla katılan … arasında tartışma çıktığı, …’in sanığı dışarı çıkartarak küfür ettiği ve burnuna kafa atarak kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği, … dışında aralarında maktulün de bulunduğu yaklaşık 7-8 kişinin lokantadan dışarı çıkarak sanığa saldırdıkları, işyeri sahiplerinden …’ın da sandalye ile sanığa vurduğu, sanığın kendisine saldıranlar arasında bulunan ancak kim olduğu tespit edilemeyen kişinin elinde bulunan bıçağı ele geçirerek maktulü üç yerinden, katılan …’i iki tanesi toraksa ve batına nafiz olacak şekilde dört yerinden bıçakladığı, maktulün kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ kesilmelerinden gelişen iç ve dış kanama sonucu öldüğü, katılan …’in hayati tehlike geçirdiği olayda;
Sanığın bıçağı ele geçirdikten sonra, kendisine yönelik kesici-delici veya ateşli silah kullandıklarına dair delil elde edilemeyen karşı grupta yer alan maktulü bıçaklayarak öldürdüğü ve katılan …’i öldürmeye teşebbüs ettiği, böylelikle sanığın eyleminde kendi nefsine yönelik gerçekleşen ve tekrarı muhakkak olan haksız saldırı karşısında kendisini korumak kastıyla mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaş nedeniyle meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının mevcut olmadığı anlaşılmakla, maktul ve katılanların toplu saldırısı karşısında hayati tehlike geçirmeden kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanan sanığın ağır haksız tahrik altında kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından cezalandırılması gerekirken, hakkında TCK.nun 27/2 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
b) Sanığın katılan …’a yönelik kasten yaralama suçu yönünden; maktul ve katılanların toplu saldırısı karşısında hayati tehlike geçirmeden kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanan sanık hakkında ağır haksız tahrik nedeniyle TCK.nun 29. maddesi uyarınca hakkaniyet gereğince makul düzeyde indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, katılanın tarafları ayırmaya çalıştığından bahisle haksız tahrik hükmünün uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık … müdafii ile katılan … vekilinin, katılanlar …, … ve … vekillerinin, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanık …’a verilen cezanın miktarı ve bozma nedeni göz önünde tutularak sanık … ve müdafiinin tahliye talebinin reddine 21/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.