YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11486
KARAR NO : 2023/5155
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli ve 2015/64 Esas, 2015/411 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 268 … maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı kanunun 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz isteği; yüklenen suçların unsurlarının oluşmadığına, zincirleme suç işlendiğine dair delil bulunmadığına, fazla cezaya hükmolunduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde, asayiş ekiplerince durdurulan oto içerisinde bulunan sanığın, … adına düzenlenmiş sahte … belgesi ve nüfus cüzdanını ibraz ettiği, belgelerin ibrazından sonra ekibin kimliği hakkında soru sormaya başladığı esnada kaçması üzerine yaptırılan incelemede belgelerin sahte olduğunun anlaşıldığı, sanığın bilahare yakalandığında … kaçağı olduğu için bu olayı gerçekleştirdiğini beyan ederek suçunu ikrar ettiğinden bahisle resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık sorgusunda; olay tarihinde … kaçağı olduğu için suça konu nüfus cüzdanı ve … belgesini tanımadığı bir kişiye yaptırdığını, polislerin yaptıkları kontrolde de bu belgeleri ibraz edip kaçtığını beyan etmiştir.
3. Emniyet Kriminal ekspertiz raporu ile suça konu belgelerin tümden sahte olduğu, yapılan sahteciliğin ilk nazarda dikkati çekmediğinden aldatma niteliklerinin bulunduğunun tespit edildiği görülmüştür.
4. Mahkemece 08.07.2015 tarihli celsede; suça konu belgeler incelenerek aldatma niteliğinin bulunduğuna dair gözlem yapıldığı anlaşılmıştır.
5. Mahkemece, sanık hakkında aynı anda ele geçen … belgesi ile nüfus cüzdanı nedeniyle zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik ile başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinde tanımlanan başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.04.2014 tarihli ve 2013/9-542 Esas, 2014/153 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı ve Dairemizin yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere; 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesindeki “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunun oluşabilmesi için ise, bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesinin gerekmesi karşısında; sanığın asayiş ekiplerince yapılan kontrol sırasında suça konu sahte … belgesi ve nüfus cüzdanını ibraz ettikten sonra kimliği ile ilgili sorular sorulmaya başlanınca olay yerinden kaçmaktan ibaret eyleminde, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesindeki başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı, sanığın kimlik bilgilerini kullandığı şahıs adına düzenlenmiş herhangi bir belge bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesindeki “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunun da unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Aynı anda ele geçirilen suça konu belgelerin değişik zamanlarda düzenlendiklerine dair bir tespitin bulunmaması nedeniyle, somut olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, ancak birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun aynı Kanun’un 61 … maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde nazara alınabileceği gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli ve 2015/64 Esas, 2015/411 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.