Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8714 E. 2023/563 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8714
KARAR NO : 2023/563
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümler; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/656 Esas, 2016/549 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/656 Esas, 2016/549 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 03.11.2020 tarihli ve 2020/10909 Esas, 2020/15256 Karar sayılı kararı sayılı ilamıyla;
“1) Sanıkların yargılama konusu eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve

cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2021/58 Esas, 2021/252 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usûlünün uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilerek sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz sebepleri;
1. Üzerlerine atılı suçu işlemediklerine,
2. Lehe Hükümlerin Uygulanması talebine,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde mağdur ile önceden kavgalı olan sanıkların karşılaştığı, sanıkların mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte kasten yaraladıkları, her ne kadar sanıklar suçlamayı kabul etmemiş ise de; mağdurun beyanı ve bu beyanı doğrulayan adli tıp raporu karşısında, sanıkların suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek, sanıklar hakkında mağdura yönelik işlemiş oldukları kasten yaralama suçundan ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verildiği belirlenmiştir.

2. Sanıklar, üzerlerine atılı suçlamayı inkar etmişlerdir.

3. Mağdur beyanlarını doğrulayan tanık …’in beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Sanıkların eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Kayseri Eğitim ve Araştırma Devlet Hastenesi tarafından tanzim olunan, 14.02.2015 tarihli;
“Sağ gluteal bölgede 1×2 cm’lik, sağ diz üzerinde 1×1 cmik ekimozlar, basit tıbbi müdahale ile giderilir.”
Görüşlerini içeren adli tıp raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Sanıkların güncel adli sicil kaydı UYAP ortamında denetlenmiştir.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sübut Yönünden
Mağdurun aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, mağdurun aşamalardaki istikrarlı anlatımı ile uyumlu adlî muayene raporu ve tanık …’in beyanları uyarınca sanıkların üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Lehe Hükümler Yönünden
Sanıkların adlî sicil kaydı incelenmek suretiyle Mahkemece haklarında ayrı ayrı, “Sanığın geçmişteki tekerrüre esas sabıkalı hali, dosyaya yansıyan kişiliği, suçun işlenmesindeki özellikler ve suç işleme eğilimi de dikkate alınarak ileride suç işlemekten çekineceğine dair Mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 50, 51 ve 5271 sayılı CMK’nun 231/5 maddelerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına
,” şeklinde karar verildiği, lehe hükümlerin uygulanmamasına dayanak olan gerekçelerin yerinde, yeterli ve kanunî olduğu anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2021/58 Esas, 2021/252 Karar kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.