Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/6721 E. 2023/4968 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6721
KARAR NO : 2023/4968
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/475 E., 2022/25 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri

Sanık hakkında bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin

bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü dördüncü, beşinci fıkraları ile 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2015 tarihli ve 2015/138 Esas ve 2015/586 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları, 62 inci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 54 üncü maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
C. Kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 20. (Kapatılan) Ceza Dairesinin 04.05.2016 tarih, 2016/1097 Esas, 2016/2745 Karar sayılı ilamı ile; “..Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; sanığın savunmasının aksine, ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeler ile ilgisi olduğuna ya da diğer sanıkların suçuna iştirak ettiğine ilişkin, kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, aşamalarda verdiği beyanlarında ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeleri kullandığını beyan etmesi nedeni ile sabit olan fiilinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında bu suç yerine uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bozmaya uyularak, … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2016 tarihli 2016/213 Esas ve 2016/307 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca takdir edilen 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna ve 5237 sayılı Kanun’un 191 inci sekizinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 231 maddesinin beşinci fıkrasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Karar 11.10.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.

E. Sanığın denetim süresi içinde 01.06.2019 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2022 tarihli 2021/475 Esas ve 2022/25 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
F. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; usul ve yasaya uygun hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
1. Bozmaya uyulduğu halde; sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığa ya da müdafiine usulüne uygun tebliğ edildiğine dair belgenin dosya içerisinde ve UYAP sisteminde denetime açık bir şekilde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, Türkiye Cumhuriyet Anayasası’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasının, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilin belirtilmesi ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan yalnızca sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına dair hususlar anlatılmak suretiyle hüküm kurulması, 1412 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında Kanuna muhalefet hâli olarak saptanmıştır.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2022 tarihli 2021/475 Esas ve 2022/25 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.