Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/32300 E. 2023/5173 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/32300
KARAR NO : 2023/5173
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, görevi kötüye kulanma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2015/88 Esas, 2016/208 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından, sanık … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; bilimsel delil niteliğinde bulunan kriminal rapor, yazı cevapları ile suçun sabit olduğuna, sanık … ve babasının zararı giderecekleri vaadiyle müvekkilini yıllarca oyalamaları nedeniyle müvekkilinin şikâyet hakkını geç kullandığına, bu hususun ispatına yönelik tanık dinletme taleplerinin Mahkemece reddedildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklardan …’un Garanti Bankası İsmetpaşa Caddesi şubesinde bulunan katılanın yetkilisi olduğu şirket hesabından bilgisi ve rızası dışında katılan tarafından verilmiş gözüken 30.11.2007 tarihli 54.000,00 TL bedelli sahte talimat evrakı ile söz konusu parayı çektiği, işlemi gerçekleştiren banka görevlisinin sanık … olduğundan bahisle …’un nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından, görevinin gerektirdiği özen ve ihtimamı göstermeyerek sahte talimat evrakı ile para çekilmesi işlemine sebebiyet veren sanık …’nin de görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Sanık … savunmasında; katılan ile fiilen ortak olduklarını, katılanın talimatı ve bilgisi dahilinde para çektiğini, ortaklıkları süresince benzer pek çok işlem yaptığını beyan etmiştir.
3. Sanık … savunmasında; banka mevzuatına aykırı bir işlem yapmadığını, talimat geldiğinde talimat evrakındaki imza ile talimat verenin bankadaki imza örneklerini karşılaştırıp işlem yaptıklarını, uyuşmazlık olursa talimat verenden teyit aldıklarını, bazen sanık …’ın talimat ile tek başına bazen katılan ile birlikte veya arka arkaya gelip işlem yaptıklarını, sanığın da katılanın da banka tarafından tanınan şahıslar olduklarını ayrıca internet bankacılığını da kullanan katılanın hesap hareketlerini görmemesinin mümkün olmadığını beyan etmiştir.
4. Tanık sıfatıyla dinlenen … yeminli anlatımında; Katılan ile sanık …’ın şubenin devamlı müşterilerinden olduklarını, kendisinin de şahısların bankacılık işlemlerini yaptığını, işlemlerinin ya bizzat ya faks talimatı ile veya elden getirilen talimat ile yapıldığını, katılanın hesap hareketlerinden haberdar olmamasının mümkün bulunmadığını, sürekli bankaya gelen müşterilerden olduğunu beyan etmiştir.
5. Mahkemece, işbu davaya konu talimat evrakı bir adet olmakla birlikte çok sayıda fotokopi talimat yoluyla yapılan banka işlemleri olduğu, katılanın da beyan ettiği üzere ortaklıkları süresince işlerini böyle yürüttükleri, bunun banka çalışanlarınca da bilindiği ve olağan hal aldığı, sanığa 54.000,00 TL ödenmesi yönündeki talimatın 30.11.2007 tarihli olduğu, ancak katılanın 08.11.2012 tarihinde yani 5 yıldan uzun süre geçtikten sonra şikâyette bulunduğu, katılan her ne kadar yüklü cirosu olan şirket hesabından çekilen paraları farketmemiş olabileceğini beyan etmiş ise de bu durumda 5 yıl evvelki yapılmış işlemi farketmesinin de izah edilir olmadığı, kaldı ki 54.000,00 TL gibi bir meblağın herhangi bir ticari işletmede fark edilmeyecek bir rakam niteliği taşımadığı, katılan ile sanık …’ın 2011 yılı başlarına kadar uzunca bir süre birlikte iş yaptıkları, esasen talimatların bir yada bir kısmının … haricinde para çekme işlemine dayanak yapıldığına ilişkin bu aşamada kesin bir bilgi ve belgeye ulaşmanın olanaklı olmadığı, bu yönde herhangi bir hukuk mahkemesinden alınan kesin hükümlü bir tespit de bulunmadığı, oluşan şüpheli durumun sanık lehine değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gerekçeleriyle beraat hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
1. Katılan vekilinin temyizi yönünden; İddia, savunma, katılanın savunmayı destekler nitelikteki bir kısım beyanları, bankanın teftiş kurulu başkanlığınca düzenlenen rapor, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu denetleme elemanlarınca düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamı karşısında; suça konu belgeye ilişkin kriminal rapor ve talimatla para çekmeye ilişkin bankacılık mevzuatına dair cevabi müzekkerelerin, sanık tarafından katılanın bilgi ve rızası dışında para çekildiği hususundaki şüpheyi ortadan kaldırmadığı, katılanın bilgi ve rızası dışında çekilen yüklü miktarda paranın katılanın sanık ve babası tarafından oyalanması nedeniyle yıllarca şikâyet konusu yapılmadığına dair tanık dinletme talebinin de aynı gerekçelerle suçun sübutuna katkı sağlamayacağı gözetildiğinde, katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendirerek yüklenen suçun sübut bulmadığını kabul eden Mahkemenin takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Özel Belgede Sahtecilik, Sanık … Hakkında Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
1. Sanık …’un yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası; sanık …’nin yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresi öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 30.11.2007 olan suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2015/88 Esas, 2016/208 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Özel Belgede Sahtecilik, Sanık … Hakkında Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2015/88 Esas, 2016/208 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.06.2023 tarihinde karar verildi.