Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/15838 E. 2023/17647 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15838
KARAR NO : 2023/17647
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hakaret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesinin kararı ile sanıklar hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 14 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun, “…sanık …’nın mağdur ve katılana hitaben söylediği iddia ve kabul edilen sosyal paylaşım sitesinde paylaşılan yorumlarının kişilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olup olmadığı yine sanık …’ın katılan ve mağdura yönelik hakaret eylemini somut ve belirlenebilir bir muhataba yöneltip yöneltmediğinin araştırılması ve elde edilecek sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve tespiti yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin kararı ile sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
4. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerine yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteğinin, sanık …’nın açıkça katılanın onur ve haysiyetini zedeleyeci sözler söylediği, diğer sanık …’ın yazısı ile suç tarihinde … Valisi olarak görev yapan katılana yönelik internet ortamında katılanın şeref, onur ve saygınlığını rencide edecek mahiyette sözler yazmak suretiyle hakaret suçunu işlediğinin sabit olduğu, katılanın siyasi bir kimliği ve tanınırlığının olmasının kendisine sanıkların ifadelerindeki şekilde eleştirilme olanağı tanımayacağı ve hakaret suçunun unsurlarının oluştuğu, sanıklarının eylemlerinin katılanın; onur, şeref, ve saygınlığını rencide edici boyutta olduğu ve bu nedenle kararın bozulması gerektiği talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıklar tarafından yapılan paylaşımların içeriğine ilişkin değerlendirmede, Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2021/3864 Esas ve 2021/20597 Karar sayılı ilamında ve Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 2019/7981 Esas 2019/14495 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere “Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.” denilmek suretiyle bir ifadenin hakaret suçunu oluşturup ouşturmayacağına dair kriterlerin dikkate alınması gerektiğinin belirtildiği anlaşılmış, bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup zamana, yere ve duruma göre değişebildiği, kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerektiği anlaşılmış, bu nedenle tarafların siyasi ve sosyal konumları da dikkate alındığında, sanıkların kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı, yine sanık …’ın paylaşımındaki sözleri ise somut ve belirlenebilir bir muhataba yöneltip yöneltmediğinin anlaşılmadığı, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, sanık …’nın sosyal paylaşım sitesinde sarf ettiği kabul edilen kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı, sanık …’ın paylaştığı kabul edilen yazıda ise; sanığın isim zikretmeden söylediği sözlerin kime söylendiğinin ve 5237 sayılı Kanun’un 126 ncı maddesinde de belirtildiği üzere duraksamaya yol açmayacak bir şekilde katılanın şahsına yönelik olduğunun anlaşılamaması karşısında, matufiyet şartının olayda gerçekleşmediği, bu itibarla hakaret suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
(1) numaralı bentte belirtilen sebeple Tebliğname’de yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.