YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1484
KARAR NO : 2023/2398
KARAR TARİHİ : 19.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/196 E., 2021/117 K.
ASIL DAVADA
BİRLEŞEN DAVA (2010/89 E.)
DAVA TARİHİ : 04.02.2010
Taraflar arasındaki asıl davada tapu iptal ve tescil, birleşen davada tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davada kooperatife karşı açılan davanın kabulüne, diğer davalıya karşı açılan davanın reddine, birleşen dava maddi-manevi tazminat davasının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatif ile müvekkili arasında düzenlenen 18.08.1988 tarihli taahhütname ile kooperatife devrettiği müvvekkili ve dava dışı kardeşi adına kayıtlı 1211 parsel sayılı arsa karşılığında daire verilmesinin kararlaştırıldığını, dava dışı … ‘ün taşınmazdaki tüm haklarını müvekkiline devrettiğini, taahhütname gereği davalı kooperatife arsanın satışı için vekâletname de verdiklerini, davalı kooperatif müvekkilinin haklarını vermediği gibi sürekli olarak çektiği ihtarnameler ve yaptığı icra takipleri ile müvekkilinden aidat vs altında para aldığını ancak tapusunu alamadığını ileri sürerek 643 parsel B blok E bodrum mesken olarak adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davadaki beyanlarına tekrarla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının diğer üyeler gibi genel kurullarda belirlenen aidat bedellerini kooperatife ödemekle yükümlü olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; kendisinin konutunun E blok 2 no.lu mesken olduğunu, dava konusu yerin ise E blok bodrum katta bulunduğunu, kendisinin daireyi kooperatif üyesi olarak edinmediğini, … isimli şahıstan satın aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.03.2016 tarih ve 2010/88 E., 2016/221 K. sayılı kararı ile davacının fiili kullanıma göre E blok, B giriş, 9 no.lu dairede tapuda kat irtifakına esas mimari projeye göre 3 no’lu dairede ikamet ettiği, davalı …’nun ise, mevcut durumu ve mimari projesi uyumlu E blok, A giriş, 2 no.lu dairede ikamet ettiği, 3 no.lu dairenin kayıt malikinin davalı kooperatif olduğu, davalı …’nun adına kayıtlı tapunun iptâlinin gerekmediğinden bu davalı yönünden açılan davanın reddine, davacının davalı kooperatifin genel kurul kararları ile sabit ödemeli ortak olarak kaydettiği yönünde genel kurulca alınmış bir karar bulunmadığı, davacının genel kurulda kararlaştırılan ödeme yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda olduğu, davacının sabit ödemeli ortak olarak üye olduğu kabul edilse dahi aidatlar ile tapu devir masraflarını ödemekle yükümlü olduğu, bu ödemeleri yapmadan tapu iptâl tescil talebinde bulunamayacağı, kooperatifin aidat ödeme yükümlülüğünü yerine getiren ortaklarına kullanılabilir durumdaki bir daireyi tahsis ve devir etme yükümlülüğünün bulunduğu, daire tahsisi mümkün iken tazminat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle kooperatif aleyhine açılan asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 15. (Kapatılan) Hukuk Dairesi’nin 2018/5703 Esas, 2019/1106 Karar sayılı kararı ile davalı kooperatifin, davacı ve kardeşinin kendisine verip tapuda devrettiği taşınmazlar karşılığı taahhütnamede belirtilen bağımsız bölümleri devretmeyi taahhüt ettiği anlaşıldığından ihtilâfın bu şekilde nitelendirilip değerlendirilmek suretiyle davanın sonuçlandırılması gerekirken Kooperatifler Kanununa göre değerlendirme yapılarak asıl ve birleşen davanın reddi doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, asıl davada davalı Kooperatif yönünden davanın kabulü ile kooperatif adına kayıtlı E blok Bodrum Kat, 3 no.lu bağımsız bölümün davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davalı … karşı açılan davanın reddine, birleşen dava yönünden daire tahsisi mümkün iken tazminat talebinin yerinde olmadığı, ayrıca dava konusu bağımsız bölümün sırf zamanında davacıya teslim edilmemiş olmasının davacının kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği, davacının manevi elem, keder ve üzüntü yaşamasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin daire bedeli için arsa vermiş olmasına rağmen, kooperatif yönetimine fazladan Emlak Bankası aracılığı ile ödediği meblağın hesaplanarak davalı kooperatif tarafından müvekkile ödenmesi gerektiğini, taahhütname doğrultusunda davalı kooperatif tarafından 31 Aralık 1989 tarihinde teslim edilmesi gereken dairenin müvekkile 15 Şubat 2002 tarihinde fiilen teslim edildiğinden bu tarihler arasında ödemek zorunda kaldığı kira bedellerinin hesaplanarak müvekkile ödenmesi gerektiğini, 3+1 ve üst katlarda bir daire verilmesi gerekirken 2+1 giriş katta daire verildiğini, daireler arasındaki farkın müvekkile ödenmesi gerektiğini, manevi tazminat verilmemesi de haksız olduğunu, birleşen dava yönünden verilen kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, birleşen davada maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
19.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.