YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2276
KARAR NO : 2010/3131
KARAR TARİHİ : 18.03.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ, TERKİN
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalılar adına kayıtlı bulunan 389 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığını ileri sürüp tapu kaydının iptaline ve terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 1961 yılında kesinleştiğini, o tarihten beri yerin özel mülkiyete konu olduğunu belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın kadastro tespitinin 23.05.1961 tarihinde kesinleştiği, 5841 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesine eklenen hüküm gereğince davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, çekişme konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi dışında kaldığı 28.11.1997 tarih 5/3 Sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca belirlendiği gibi, 14.3.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12.maddesine eklenen hüküm gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra eldeki davanın açıldığı da belirlenmek suretiyle yazılı olduğu üzere hüküm tesisi doğru olduğuna göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 11.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.