YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15141
KARAR NO : 2023/2073
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2015 tarihli ve 2014/242 Esas, 2015/180 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2015 tarihli ve 2014/242 Esas, 2015/180 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/23061 Esas, 2021/9911 Karar sayılı kararı ile “Olayın intikal şekli ve zamanı, özel eğitim gören mağdurenin aşamalardaki tutarsız beyanları, hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumunca düzenlenen rapor içerikleri, savcılıkta ifadesi alındığı sırada hazır bulunan pedagogun, mağdurenin yaşı, gelişimi ve sorulan sorulara verdiği tepkiler nedeniyle ifadesine tam olarak itibar edilemeyeceği yönündeki görüşü, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2022/66 Esas, 2022/276 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sübutun gerçekleşmesi nedeniyle sanığın müsnet suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle açılan davada; olayın intikal şekli ve zamanı, özel eğitim gören mağdurenin aşamalardaki tutarsız beyanları, hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumunca düzenlenen rapor içerikleri, savcılıkta ifadesi alındığı sırada hazır bulunan pedagogun, mağdurenin yaşı, gelişimi ve sorulan sorulara verdiği tepkiler nedeniyle ifadesine tam olarak itibar edilemeyeceği yönündeki görüşü, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre Mahkemece kabul ve takdir kılınmış beraat hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2022/66 Esas, 2022/276 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2023 tarihinde karar verildi.