YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1098
KARAR NO : 2011/787
KARAR TARİHİ : 25.07.2011
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 765 sayılı TCK. 455/1-son, 72; 647 sayılı Kanun 4; 2918 sayılı Kanunun 119. maddeleri gereğince mahkumiyet ve manevi tazminat.
Sanığın taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine ve manevi tazminata ilişkin hüküm sanık müdafii ve malen sorumlu vekili tarafından temyiz edilmekle,
Ceza mahkemesinde şahsi hakka hükmedilmesinin ön şartı sanığın mahkumiyetine karar verilmesi olduğundan, manevi tazminat davası yönünden verilen hükmün onanması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 765 sayılı TCK’nın 455/1 maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç aynı Kanunun 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de bu süre 104/2. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 08.03.2002 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının DÜŞMESİNE, 25.07.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI:
Hükmün zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair karara katılmakla birlikte tazminat konusunda aşağıdaki gerekçelerle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz:
Mahkeme sanığın mahkumiyetine karar vermiş ve 5320 sayılı Kanun’un geçici 1.maddesine göre de manevi tazminatın tahsiline karar vermiştir.
Suçun sübutunda bir ihtilaf bulunmayan bir olayda, mahkemenin zamanında ve doğru olarak verdiği kararın temyiz incelemesini zamanında yapmayan Yargıtay’ın hatasını, yakınlarını kaybetmekle mağdur olan ve halen mağduriyetleri devam eden katılanlara yüklememek gerekir. Tazminat talepleri konusunda dairece onama kararı verilmesi yerinde bir uygulama olurdu. Bu kararın verilmesini engelleyen CMK’nın hiçbir hükmü yoktur. Manevi tazminat konusunu hukuk mahkemesine bırakmak davanın bir 10 yıl daha uzaması demektir. Bu gerekçelerle çoğunluğun tazminat konusundaki görüşüne katılmıyoruz.