Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/1800 E. 2023/1694 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1800
KARAR NO : 2023/1694
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun nitelikli cinsel istismarı (katılan …’a yönelik), silahla yağma (her iki katılana yönelik)
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2022 Tarihli ve 2022/183 Esas, 2022/402 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
a) Katılan mağdure…’a karşı silahla yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay, cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanunun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a-f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 15 ay, çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan aynı Kanunun 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 53 üncü ve 58 inci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gözetilerek hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
b) Katılan mağdur …’a karşı silahla yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 53 üncü ve 58 inci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gözetilerek hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 29.11.2022 Tarihli ve 2022/2066 Esas, 2022/2247 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
Mağdurlara karşı silahla yağma, cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mahkumiyet kararı verilen her üç suç yönünden sanığın katılanları korumak amacıyla bulundukları binadan çıkarmak istediği ve üzerinden çıkan ile katılanlardan aldığı iddia edilen para miktarlarının örtüşmediği, katılanların beyanları dışında delil veya istismara ilişkin rapor bulunmadığı gözetilerek kararın bozulmasına ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Mahkumiyet kararı verilen her üç suç yönünden temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi, takdiri indirim uygulanmaması ve vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Katılan mağdurların metruk bir binada bulundukları sırada sanığın yanlarına gelerek elindeki şişeyi göstermek suretiyle paralarını aldığını, katılan mağdur …’ı olay yerinden göndererek katılan mağdure…’un göğüslerini elleyip kolundan tutarak karşı yolda bulunan boş binaya götürdüğünü, burada yine şişe göstermek suretiyle, “soyun, yoksa ben soyacağım, seni sinkaf edeceğim, videonu çekip internete atacağım” şeklinde söylemde bulunduğunu, sanığın dalgınlığından faydalanarak kaçmaya çalışırken yere düşen katılan mağdureyi tekmeleyerek ağzını kapattığını, katılan mağdurenin çığlık atması sonucunda olay yerinden kaçtığını beyan ettikleri, katılanların olayın hemen akabinde ayrı ayrı katılan …’un kaçırıldığına dair kolluk kuvvetlerine ihbarda bulunmaları ile intikalin gerçekleştiği, tespiti yapılan kamera görüntülerine göre sanığın katılan mağdure…’u elinden tutarak boş binaya doğru yürüdüklerinin belilendiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde kamera görüntüleri, teşhis tutanağı, aralarında daha öncesinde tanışıklık olmayan katılanların sanığa iftira atmasını gerektirecek bir sebep bulunmaması ve samimi beyanları dikkate alınarak sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Sanık Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
a) En Üst Sınırdan Ceza Verilmesi Gerektiğine Yönelik
Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümlerde, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı ve suç tarihinde kanunda öngörülen yaptırım miktarı göz önüne alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

b) Vekalet Ücreti Takdir Edilmesi Gerektiğine Yönelik
Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Sanık Hakkında Katılan Mağdurlar … ve …’a Karşı Silahla Yağma, Katılan mağdurlar …’a Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
İntikal zamanı ve şekli, katılanların beyanları, sanık savunması, kamera görüntüleri, teşhis tutanağı ve mahkemenin gerekçesine göre; delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık Müdafiinin Sanık Hakkında Katılan Mağdure…’a Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarına Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın olay tarihinde tanışıklığı bulunmayan on altı yaşındaki katılana karşı nitelikli cinsel istismar eylemine yönelik başladığı icrai hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkanı bulunduğu halde katılanın aşılabilir mukavemeti dışında ciddi bir engel neden olmaksızın katılanın çığlık atması sonucunda kendiliğinden bıraktığı ve mevcut haliyle sübuta eren eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek nitelikli cinsel istismar suçuna teşebbüsten mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Katılan Mağdurlar … ve …’a Karşı Silahla Yağma, Katılan Mağdure…’a Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 29.11.2022 Tarihli ve 2022/2066 Esas, 2022/2247 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiisince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Katılan Mağdure…’a Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarına Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 29.11.2022 Tarihli ve 2022/2066 Esas, 2022/2247 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairene gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2023 tarihinde karar verildi.