Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/20308 E. 2023/4980 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20308
KARAR NO : 2023/4980
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/585 E., 2016/241 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Muş Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.03.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Muş Sulh Ceza Mahkemesinin 09.04.2013 tarihli ve 2012/732 Esas, 2013/224 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 17.05.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
3. Muş Sulh Ceza Mahkemesinin 30.12.2014 tarihli ve 2014/435 Esas, 2014/306 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, teblgatın okuma yazma bilmeyen annesine yapılmış olması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 22.01.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
4. Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/585 Esas, 2016/241 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezasına karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; bozma yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, verilen hapis cezasına itiraz ettiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. UYAP sistemi üzerinden alınan nüfus kayıt örneğine göre 13.09.1994 doğumlu olan ve suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci
maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve ikinci fıkrası ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, 7 yıl 12 ay olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suç tarihinden itibaren temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 17.05.2013 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihi olan 21.05.2014 tarihleri arasındaki süre ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin devamı kararının kesinleştiği 22.01.2015 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihi olan 19.11.2015 tarihler arasında duran süre eklendiğinde de, 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/585 Esas, 2016/241 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.