Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/6528 E. 2023/1864 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6528
KARAR NO : 2023/1864
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Düşme

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 20014/264 Esas, 2015/175 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddenin birinci fıkrası 53, 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında cinsel taciz suçundan 5237 Sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2018 tarih 2015/207897 sayılı onama görüşlü Tebliğnamesiyle dosya Dairemize gönderilmiştir.

II. GEREKÇE
1. Sanığın şikayetçinin kalçasına dokunmak şeklinde sübuta eren eyleminin sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçu kapsamında kalmasına rağmen; mahkemenin söz konusu eylemleri fiziksel teması göz ardı ederek cinsel taciz olarak kabulü ile şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı vermesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Sanığın yargılama konusu sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ve mahkemenin kabulüne göre cinsel taciz suçu için, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek aynı cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 20.02.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiştir.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2014/264 Esas, 2015/175 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2023 tarihinde karar verildi.