YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2420
KARAR NO : 2023/3323
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ile aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükmün kesin olduğu anlaşılmıştır .
Sanık hakkında bozma ilamı üzerine nitelikli cinsel saldırı ve nitelikli yağma suçlarından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2016 tarihli ve 2014/514 Esas, 2016/483 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 62, 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, beşinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 29.03.2017 tarihli ve 2017/404 Esas, 2017/420 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir .
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 09.01.2019 tarihli ve 2018/9087 Esas, 2019/111 Karar sayılı kararı ile özetle İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesini gerçekleştiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi tarafından vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan 29.03.2017 tarihli gerekçeli hükme ilişkin karar başlığında mahkeme başkanı ile üyelerin ad ve soyadlarının yazılmaması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi nedeniyle kararın bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 08.04.2019 tarihli ve 2019/1724 Esas, 2019/1014 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca reddine karar verilmiştir .
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sübutun gerçekleşmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tüm dosya kapsamı toplanan deliller, katılanın olaydan hemen sonra ve kovuşturmada istinabe yolu ile alınan beyanlarında olayı ayrıntılı şekilde anlattığı, anlatımlarının birbiri ile tutarlı ve dosyadaki delillerle uyumlu olduğu, inceleme dışı sanıklardan …’ın olaydan hemen sonra verdiği ifadesinde olayı birlikte gerçekleştirdiklerini ifade ettiği, anlatımların 12.07.2013, 17.06.2013, 08.07.2013 ve 02.12.2014 tarihli ekspertiz raporları ile 20.02.2013 tarihli Adli Tıp Kurumu Küçükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporu ile doğrulandığı, katılanın sanık … hakkında iftira atması için bir neden gösterilmediği gibi dosya kapsamına göre de böyle bir sonuca ulaşılmadığı, dolayısı ile toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre, Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin kabul ve değerlendirmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, sadece yağma suçunun birden fazla kişi ile birlikte, silahla konutta işlendiğinin kabulü ile 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) fıkraları gereğince cezalandırılması ve birden fazla nitelikli hal bulunması sebebiyle aynı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiği halde, bu husus dikkate alınmaksızın ceza verilmesi eleştirilmek sureti ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir .
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar vermek gerekmiştir .
B. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı ve Yağma Suçlarından Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümler ile ilgili istinaf incelemesi üzerine verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı ve Nitelikli Yağma Suçlarından Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 08.04.2019 tarihli ve 2019/1724 Esas, 2019/1014 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.