YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3024
KARAR NO : 2022/12745
KARAR TARİHİ : 20.10.2022
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 13/02/2018 gününde verilen dilekçe ile kurum zararı nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/04/2019 günlü karara karşı taraflar vekillerinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; taraflar vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabul kısmen reddi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/07/2020 günlü Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi kararının Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalı gelir uzman yardımcısı …’un olay tarihinde sorumlu olduğu mükellef grubundan 0390308720 vergi kimlik numaralı mükellef … hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile mükellefin 2011 vergi matrahlarının takdir komisyonu tarafından tespiti ve tarh edilmesi yönünde tespitte bulunulduğu, ancak davalı tarafından takdire sevk fişlerinin düzenlenmesine rağmen protokole bağlanıp elektronik ortamda komisyona intikal ettirilmemesi nedeniyle zamanaşımı süresi içersinde matrah takdiri ve buna istinaden gerekli tarhiyatların yapılmadığının tespit edildiğini, bu nedenle oluşan kamu zararının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile 124.096,32 TL tazminattan TBK 52 madde gereği takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak 62.048,16 TL tazminatın oluştuğu 31/12/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; hakkında vergi tekniği raporu düzenlenen dava dışı mükellef …’in raporu işleme konulmuş ve taktir komisyonuna gönderilmiş olsa idi takdir komisyonunu taktirinin ne olacağının belli olmadığı, mükellefin uzlaşma hakkının bulunduğu gibi itiraz ve dava hakkının da bulunduğu, bu nedenle verginin aslı dışında gerçek zarar tutarının belli olmadığı, muhtemel tutara göre gerçek bir zarar varmış gibi hesap yapılıp talepte bulunulmasının yerinde görülmediği, olayın oluş şekli, davalının çalışma koşulları, davalının sorumluluğunun fiziken yaptığı işi elektronik ortamda yapmamasından dolayı zarın gerçekleştiği, asıl vergi borçlusu dava dışı ….’in borcun tamamından sorumlu iken davalının da aynı şekilde sorumlu tutulması düşünülemeyeceği gibi hususlar gözetilerek tahsiline karar verilen ve vergi aslı olan 19.970,74 TL zarar miktarından TBK. madde 51 gereğince üzerinde %25 hakkaniyet indirimi yapılarak toplam 14.978,05 TL alacaktan sorumlu olacak biçimde hüküm kurulmasına, davacı vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b/2 hükmü gereğince kaldırılmasına, yeniden hüküm oluşturulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 14.978,05 TL alacağın, 01/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiş olup, kararı davacı vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre taraflar vekillerinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına ve aşağıda dökümü yazılı 768,22 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 20/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.