Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1891 E. 2023/1977 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1891
KARAR NO : 2023/1977
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/630 E., 2022/124 K.
DAVACILAR : 1-… vekili Avukat … 2- …
vekili Avukat …
DAVALILAR : 1-… vekili Avukat … 2-…
3- … Gayrimenkul Mühendislik İnşaat Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

DAVA TARİHİ : 17.01.2014
HÜKÜM/KARAR : Davacı … yönünden kabulüne, davalı …
yönünden açılmamış sayılmasına

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davacı … yönünden kabulüne, … yönünden açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … vekilince duruşmalı, davalı … vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı … vekili Avukat … geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava dışı yüklenici şirket ile müvekkilleri arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, arsa sahiplerinin davalı …’e vekaletname verdiğini, davalının bu vekaletnameyi kötüye kullanarak, diğer davalıya muvazaalı şekilde tapuda hisse devri yaptığını, aradan geçen uzun zamana rağmen inşaata başlamadığını ileri sürerek, davalıya devredilen hissenin iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıları tanımadığını, davalı …’in müvekkilinin oto alım satım işi ile uğraşan babasından 8 adet araç satın aldığını, karşılığında iki adet gayrimenkulü protokol ile müvekkiline devir ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin inşaat izin ruhsatı ile uğraşması sırasında arsa sahiplerinden bir kısmının hissesini müvekkiline vermekten vazgeçtiklerini, başka bir müteahhit ile anlaşma yaptıklarını, bu durumlar nedeniyle inşaata başlanamadığını, inşaata başlanmama sebebinin sadece müvekkiline ait olmadığını, sözleşmenin tek taraflı olarak fesih edilemeyeceğini savunarak davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.12.2014 tarihli ve 2014/41 Esas, 2014/712 Karar sayılı kararıyla; davalı yüklenicinin edimlerini yerine getirmediği, davacıların fesih hakkı olduğu, yükleniciden hisse satın alan üçüncü kişi davalının iyiniyet iddiasında bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin (kapatılan 23.Hukuk Dairesi) 06.04.2017 tarihli ve 2015/1761 Esas, 2017/1052 Karar sayılı ilamıyla; eser sözleşmelerinin kendine özgü bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin geçerli olabilmesi için, TMK’nın 692. maddesi gereğince, sözleşmenin konusu olan taşınmazın tüm paydaşlarıyla sözleşme yapılması veya diğer paydaşların yapılmış sözleşmeye muvafakat etmiş olması gerektiği, mahkemece inceleme yapılarak, sözleşmenin geçerli olduğunun tespit edilmesi halinde, sözleşmenin feshi için yine TMK’nın 692. maddesi uyarınca tüm paydaşların davaya muvafakat etmeleri ya da taraf olarak yer almaları gerekeceğinden, mahkemece, bu eksiklikler giderilmek suretiyle davaya devam edilmesi, tüm paydaşlarla sözleşme yapılmadığının anlaşılması halinde ise, sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti ile buna göre bir hüküm tesis edilmesi gerektiği, bozma nedenine göre, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar dışında taşınmazın diğer paydaşı … ve mirasçıları sözleşme yapmadıklarından oybirliği şartının gerçekleşmediği, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersiz olduğu, davalı …’nın devraldığı payların davacılara ait olmasına rağmen davacılarla arasında herhangi bir hukuki ilişki olmaması, devraldığı paylar karşılığı devrettiğini savunduğu, araçların davacılar dışında ilgisiz kişilere devredilmiş olması nedeniyle savunmalarının yerinde olmadığı, davalının iyi niyetli olmadığı, davacının tapu iptal ve tescil isteminin yerinde olduğu, davalı …’in davayı takip etmemesi nedeniyle işlemden kaldırıldığı ve yenileme talebinin de bulunmadığı gerekçesiyle davacı …’nın davasının kabulüne, davacı …’ın davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … vekili ile davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı … vekili temyiz dilekçesinde; pandemi nedeniyle duruşmaların ertelendiğini, taraf vekillerince mazeretlerin sunulduğunu, davacı taraftan birisinin vekilinin değiştiğini, bozma sonrasında Tebligat Kanunu’ndaki şartlara uyulmaksızın duruşmaların sürdürüldüğünü, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlali anlamını taşıdığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi olduğunu, vekaletnamede arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ya da benzeri durumun olmadığını, sözleşmeden haberi olmadığını, vekalet sahte dahi olsa iyiniyetli alacaklının hakkının korunacağını, iyiniyetin asıl olup aksini iddia edenin ispatlaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca verilen vekaletname ile yapılan devrin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, TBK’nın 470 vd. maddeleri, TMK’nın 692. maddesi

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Davacı … vekili ile davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz
itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmeyen davalılar ve davacı … yararına
vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.