YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21705
KARAR NO : 2023/6364
KARAR TARİHİ : 11.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Düşme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığınca 29.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
B. Sanığın, kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
C. Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2015/527 Esas, 2016/606 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir.
D.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca usul ve kanuna uygun hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; her ne kadar sanık hakkında tebligatın usule aykırı yapıldığı gerekçe gösterilerek mahkeme tarafından düşme kararı verilmiş ise de, sanığa Tebligat Kanunu’nun 21 ve 35 inci maddelerine uygun şekilde tebligat yapıldığı anlaşıldığından sanık lehine verilen düşme kararı usul ve esasa aykırı olduğundan kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin kabulüne göre)
Haklarında, uyuşturucu madde kullandıkları yönünde ihbar bulunan sanıklar … ve …’nin …Mahallesinde bulunan ikametlerinde 11.06.2014 tarihinde Merkez Jandarma Karakol Komutanlığı tarafından adli aramanın gerçekleştirildiği, yapılan arama sonucunda, sanık …’ın ikametinde herhangi bir uyuşturucu maddeye rastlanılmamasına karşın, sanık …’in ikametinde hint keneviri ile kenevir bitki tohumları ve uyuşturucu içiminde kullanılan pet şişeden yapılmış düzeneğin ele geçtiği, her iki sanığın 28.05.2014 tarihinde alınan biyokimya raporunda kanlarında esrar maddesine
rastlanıldığı anlaşıldığından, haklarında 2014/786 hazırlık numarası ile yürütülen soruşturma üzerinde Dava Açılmasının Ertelenmesi Kararı verilerek tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerine hükmedildiği, ancak sanık …’un tedavi ve denetimli serbestlik kararının kendisine tebliğ edilmesine rağmen belirtilen süre içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmayarak tedbir hükümlerine aykırı davrandığının tespit edildiği anlaşıldığından, sanık …’un üzerine atılı “Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurmak” suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; Askerlik Şubesinden gelen yazıdan anlaşılacağı üzere sanığın tebligatın yapıldığı tarihte askerde olduğu, bu nedenle denetim serbestik müdürlüğüne gidemediği bunun denetimli serbestliğin ihlali sayılımayacağı, dava açılması için 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi hükmünde belirtilen kovuşturma şartı gerçekleşmediği anlaşıldığından, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine, sanık hakkında Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2015 tarih ve 2014/786 Soruşturma 2015/6 Karar sayılı kararı ile verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında yer alan denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasının sürdürülmesine, kararın kesinleşmesinden sonra bu hususta yazı yazılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Sanık hakkında 28.05.2014 tarihli eylem nedeniyle, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, bu 29.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesi uyarınca sanığın bildirdiği adrese 27.02.2015 tarihinde muhtara teslim edilerek tebliğ edildiği ancak dosyada bulunan evrakın incelemesinde sanığın tebligat tarihinde askerde olduğu bu nedenle kamu davasının açılmasının ertelenmesi karar tebliğinin usulsüz olduğu, buna rağmen denetimin infazı için dosyanın denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderildiği, sanığın, kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere denetime başvurmayarak uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak, 12.05.2015 tarihli iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı, Mahkemece sadece denetimli serbestlik tedbirinin infazı için sanığa gönderilen çağrı kağıdı tebliği yönünden değerlendirme yapılarak sanığın askerde olduğundan bahisle kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden kamu davasının düşmesine karar verilmesinin yanında denetimin infazının devamına da karar verildiği anlaşılmakla;
5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin sekizinci fıkrasında “Türk Ceza Kanunu’nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklinde düzenlemenin yer aldığı, bu kapsamda hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş olan sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile düşme kararı verilemeyeceği, kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun sağlanmadığı dikkate alınarak kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verilebileceği ancak; somut olayda sanık hakkında verilen 29.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usule uygun yapılmaması nedeniyle kesinleşmediği ve kovuşturma şartının bu sebeple oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi hükmünde belirtilen kovuşturma şartı olan ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile sanık hakkında düşme kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2015/527 Esas, 2016/606 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, diğer yönleri incelenmeksizin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.07.2023 tarihinde karar verildi.