YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1501
KARAR NO : 2023/2757
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : Düşme
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2017 tarihli ve 2015/248 Esas, 2017/8 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 24.11.2017 tarihli ve 2017/1243 Esas, 2017/2378 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi kararının, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.03.2022 tarihli ve 2021/6034 Esas, 2022/1907 Karar sayılı kararı ile “…Suça sürüklenen çocuk müdafisinin istinaf başvurusunda mağdurenin on beş yaşını doldurduğu düşüncesi ve rızasıyla cinsel ilişkide bulunulduğunu iddia etmesi, mağdure beyanları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince olayda 5237 sayılı TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 230. maddesine muhalefet edilmesi karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,…” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/171 Esas, 2022/417 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 30 uncu maddesinin birinci fıkrası, 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü fıkrasının sekizinci maddesi uyarınca düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Olayın oluş şekli ve toplanan deliller dikkate alındığında mağdurun suça sürüklenen çocukla ilişkiye girdiği esnada kaç yaşında olduğu ya da yaşının büyük olduğunu suça sürüklenen çocuğa söylediğine dair bir beyanda bulunmadığına, 2015 yılı Şubat ayının ilk haftası tekrar kaçtıklarında suça sürüklenen çocuğun anne babasının mağdura hitaben yaşın küçük polis gelir diyerek kabul etmediklerine, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin de bu anlamda herhangi bir savunma yapmadığına, suça sürüklenen çocuğun çocuğa karşı nitelikli cinsel istismar suçunu işlediğinin sabit olmasına rağmen yerel mahkemece kurulan düşme kararının hukuka aykırı olduğuna ve kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuk ile on beş yaşından küçük mağdurenin duygusal arkadaş oldukları, 2015 yılı Ocak ayı ile Şubat ayının ilk haftasında mağdurenin suça sürüklenen çocuğa kaçtığı ancak bu duruma ailelerin karşı çıktığı, mağdurenin evine geri döndüğü bunun üzerine ailelerin anlaşıp 2015 yılı Şubat ayında mahalle düğünü yaptıkları, ilk cinsel ilişkinin mahalle düğünü olduğu akşam yaşandığı, aynı evde karı koca hayatı yaşamaya başladıkları, mağdurenin bu birliktelikten hamile kaldığı ve 25.11.2015 tarihinde Özel … Hastanesinde doğum yaptığı somut olayda, ilk ilişkinin 2015 yılı Şubat ayında olduğu, ilişkiye girdikleri tarih itibari ile mağdurenin on dört yaş sekiz aylık olduğu, suça sürüklenen çocuğun 2000 doğumlu mağdurenin on beş yaşını doldurmuş olduğunu düşünerek mağdureyle rızası doğrultusunda cinsel ilişkiye girdiği, mağdurenin olay tarihi itibari ile on beş yaşını doldurmasına üç-dört ay gibi çok az bir süre kaldığı gibi mağdurenin yaşının küçük olduğunun suça sürüklenen çocuk tarafından bilindiğine ilişkin dosyada bir delil bulunmadığı gerekçesiyle suça sürüklenen çocuk lehine yorum yapılarak 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi kapsamındaki hata hükümlerinden istifade etmesi gerektiği değerlendirmesiyle suça sürüklenen çocuğun eyleminin aynı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kapsamında kaldığının kabulüyle bu suçun da takibi şikayete bağlı olduğu ve mağdurenin şikayetçi olmadığı hususu gözetilerek hüküm kurulduğu görülmüştür.
IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında suç adının “reşit olmayanla cinsel ilişki” yerine “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
2. Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre mahkemece kabul ve takdir kılınmış düşme hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiş, eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/171 Esas, 2022/417 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.