YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6321
KARAR NO : 2023/4711
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/449 E., 2022/560 K.
SUÇLAR : 1. … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma, görevi yaptırmamak için direnme, kasten nitelikli yaralama
2. … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde
olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2014 tarihli ve 2014/429 Esas, 2014/392 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve sanık … yönünden 58 inci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 1000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık …’in görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna; sanık …’in kasten nitelikli yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
B. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık … müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.03.2022 tarihli ve 2019/2987 Esas, 2022/3341 Karar sayılı kararı ile;
“B- Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kasten nitelikli yaralama suçlarından verilen hükümlerin incelenmesinde:
(…)
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddine, ancak;
1- Dosya içeriğine göre; istihbari bilgide belirtilen telefon hattı üzerinden kullanıcı şahıslarla irtibat kurarak, “gömleğimin kol düğmeleri koptu, düğme lazım” şifresini kullanarak uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlenen şahsın açık kimliğinin tespiti ve yakalanması amacıyla kamu görevlilerince telefon irtibatı sağlandıktan sonra, Cumhuriyet savcısına haber verilerek bilgisi ve talimatı dahilinde buluşma sağlandığı, buluşma yerine gelen sanık …’nun, alıcı olarak görevlendirilen memura “…polis falan değilsin değil mi, eğer polissen bir ıslıkla buraya 100 adam toplar seni doğrarım” şeklinde tehdit içerir şekilde uyarıda bulunduğu, memurun güven sağlamasından sonra “…Demirkapı deyince akla ilk ben gelirim, burada düğme ticareti benden sorulur…sana kullandığım ve çok az kişide olan numaramı vereceğim…” diyerek uyuşturucu madde ticaretine yönelik iradesini açıkladığı, daha sonra sanığın telefonla yanına çağırdığı temyiz dışı sanık … ile uyuşturucu madde getirmek amacıyla buluşma yerinden ayrıldığı, ikinci buluşmada uyuşturucu maddenin temyiz dışı sanık … tarafından teslim edildiği, bu sırada sanığın aracında beklediği, sanıkların yakalanması amacıyla müdahale edildiği sırada kaçan sanığın polis memuru…ı yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmakla; sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçu, görevi yaptırmamak için direnme ve kasten nitelikli yaralama suçlarına konu fiilleri gerçekleştirmeden önce suç işlemeye yönelik kararlılığını tehdit içerir şekilde ortaya koyması ve somut olayın gerçekleşme şekli karşısında sanığın “fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları” TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasını gerektirecek şekilde olmadığı halde, “sanığın yargılama sürecindeki iyi halli davranışları” gerekçesi ile dosya kapsamına uygun olmayacak şekilde kanunda yazılı soyut ibareler tekrarlanmak suretiyle, yetersiz gerekçe ile TCK’nın 62. maddesinde yer alan takdiri indirimin uygulanması,
2- Hükümden sonra 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, TCK’nın 53. maddesinin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, hükmolunan sonuç ceza yönünden 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
C- Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen hükmün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru
biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddine, ancak;
1- Sanığın yukarıda B-1. bendinde açıklandığı şekilde gelişen olaydaki uyuşturucu madde ticareti yapma suçu, görevi yaptırmamak için direnme ve kasten nitelikli yaralama suçlarına konu fiilleri gerçekleştirmeden önce suç işlemeye yönelik kararlılığını tehdit içerir şekilde ortaya koyması ve somut olayın gerçekleşme şekli karşısında, sanığın, “fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları” TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmadığı halde, sırf “sanığın yargılama sürecindeki iyi halli davranışları” gerekçe gösterilerek dosya kapsamına uygun olmayacak şekilde kanunda yazılı soyut ibareler tekrarlanmak suretiyle, yetersiz gerekçe ile TCK’nın 62. maddesinde yer alan takdiri indirimin uygulanması,
2- Sanık … ile temyiz dışı sanık …’in, suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesinden sonra, kimlik tespiti yapılmadan önce olay yerinden kaçan ve kimliği hakkında herhangi bir bilgi bulunmayan şahsın … olduğuna dair ifadeleri ile hakkında verilen mahkûmiyet hükmü onanan sanık …’nin suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettikleri anlaşıldığından, sanık … hakkında TCK’nın 192/3. maddesine göre takdir edilecek oranda cezasından indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Hükümden sonra 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, TCK’nın 53. maddesinin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, sonuç ceza yönünden 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, CMUK’un 325. maddesi uyarınca (2) numaralı bozma nedeninin, aynı konumda olan ve hakkındaki hüküm temyiz edilmeyen sanık …’e SİRAYET ETMESİNE” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ve 2022/449 Esas, 2022/560 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve sanık … yönünden 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık …’in görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un
265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna; sanık …’in kasten nitelikli yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; usul ve yasaya uygunluğu nedeniyle hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Sanığın kendisine müdahale eden şahsın polis olduğunu bilmeden, meşru müdafaa kapsamında kendisini korumak amacıyla hareket ettiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, varsayıma dayalı olarak mahkûmiyet hükmü verildiğine,
2. Somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Nil İnternet Kafe isimli iş yeri civarında uyuşturucu madde satışı yapıldığına ve “gömleğimin kol düğmeleri koptu, düğme lazım” şifresi ile satıcıyla ya da satıcının göndereceği kişiyle buluşma sağlanabileceğine dair ihbar üzerine, kamu görevlilerince ihbarda belirtilen telefon üzerinden irtibat
kurularak 200 TL’lik uyuşturucu madde satışı konusunda anlaşma sağlandıktan sonra Cumhuriyet savcısına haber verilerek bilgisi ve talimatı dahilinde buluşmanın gerçekleştirildiği, buluşma yerine gelen sanık …’in, alıcı olarak görevlendirilen memura “…polis falan değilsin değil mi, eğer polissen bir ıslıkla buraya 100 adam toplar seni doğrarım” dediği, memurun güven sağlamasından sonra “…Demirkapı deyince akla ilk ben gelirim, burada düğme ticareti benden sorulur…sana kullandığım ve çok az kişide olan numaramı vereceğim…” dediği, görevli memurun uyuşturucu maddeyi almak istemesi üzerine bir arkadaşını arayacağını, kendisine ait arabayla gidip zuladan alacaklarını belirttiği, daha sonra sanık …’i arayıp yanına çağırdığı, buluşma yerine gelen …’in …’le birlikte gittiği ve kısa süre sonra … ve …’in yanlarında eşgali verilen bir şahısla birlikte buluşma yerine döndükleri, … ve eşgali verilen şahsın görevli memurun yanına geldiği ve …’in “… beni gönderdi, kendisi araçta bekliyor, parayı bana vereceksin, ben …’e vereceğim, düğmelerin ve otun elimdeki poşette” dediği, bunun üzerine görevli memurun …’e 200 TL para verdiği, …’in de poşeti görevli memura teslim ettiği, görevli memurun alışverişin gerçekleştiğine dair işaret vermesi üzerine operasyonun gerçekleştirildiği, …’in yakalandığı, eşgali verilen şahsın olay yerinden kaçtığı, …’in ise araçla kaçmaya çalıştığı ancak trafik yoğunluğu sebebiyle araçtan inip yaya olarak kaçmaya devam ettiği, kovalamaca sonucu yakalanan …’in kendisine müdahale eden polis memuru…ı yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı olayda;
Yer, kullanılan şifre, telefon numarası ile bildirilen somut ihbar, olay anına dair polis tutanakları, zabıt mümzilerinin 200 TL karşılığı sanık …’den uyuşturucu teslim aldıklarına dair beyanları, sanıkların görevli memura sattıkları maddenin esrar olduğuna dair ekspertiz raporu, para tespit tutanağı, CD izleme tutanağı, fiziki takip ve polis memurlarının alavere müşahedesi, dosyadaki deliller karşısında savunmaların cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, sanıkların alıcılarla şifreli konuşarak birlikte getirdikleri uyuşturucu maddeyi 200 TL karşılığı vererek iştirak halinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine ve sanıkların, suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesinden sonra ancak kimlik tespiti yapılmadan önce, olay yerinden kaçan ve kimliği hakkında herhangi bir bilgi bulunmayan şahsın hakkında verilen mahkûmiyet hükmü onanan temyiz dışı sanık … olduğunu beyan ederek …’nin suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettikleri gerekçesiyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına; …’in yakın takibi ve kovalamacaya ilişkin kamera görüntüleri, bilirkişi raporu, CD izleme tutanağı katılan polis memuru…ın tutanak ve görüntülerle uyumlu beyanı, katılanın ilk bakışta fark edilecek derecede yüzde sabit iz niteliğinde kulak kepçesinin koptuğuna ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu bir arada değerlendirilerek
…’in sabit görülen görevi yaptırmamak için direnme ve kasten nitelikli yaralama suçlarından mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2014 tarihli ve 2014/429 Esas, 2014/392 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz edilmeden kesinleştiği, diğer sanık … yönünden kurulan hükmün temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.03.2022 tarihli ve 2019/2987 Esas, 2022/3341 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulduğu, bozma kararının İlk Derece Mahkemesince sirayet ettirilerek yargılamaya sanık …’in de dahil edildiği ve yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında etkin pişmanlık hükmü uygulanarak mahkûmiyet kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen sanığın sirayet üzerine yeniden kurulan ve lehine olan yeni hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, uyuşturucu madde ticareti yapma, görevi yaptırmamak için direnme ve kasten nitelikli yaralama suçlarının sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, Dairemizce de benimsenen 12.07.1948 tarihli ve 163-121 sayılı, 07.12.1987 tarihli ve 322-588, 31.10.2012 tarihli ve 2011/777-2012/1819 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen sanığın sirayet üzerine yeniden kurulan ve lehine olan yeni hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından,
5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca sanık müdafiinin temyiz isteminin Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan vekili … ile Üye …’in karşı oyları ve oy çokluğuyla REDDİNE,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ve 2022/449 Esas, 2022/560 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.
(K.O.)
(K.O.)
KARŞI OY GEREKÇESİ
A) TARTIŞMANIN KONUSU:
Tartışmanın konusunu, ilk hükmü temyiz etmeyen ya da süresinde olmadığı için temyiz isteği reddedilen sanığın, aynı olayın diğer sanıkları hakkındaki hükümlerin bozulması üzerine, bozmaya uyularak ve sirayet de kabul edilerek kurulan yeni hükmü temyiz etme hakkının bulunup bulunmadığı oluşturmaktadır.
B) KONUYLA İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER:
1- 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan hükümleri:
a) “Hükmün bozulmasının diğer maznunlara sirayeti” başlıklı 325 inci madde:
Hüküm, cezanın tatbikatında kanuna muhalefet edilmesinden dolayı maznun lehine olarak bozulmuşsa ve bozulan cihetlerin temyiz talebinde bulunamamış olan diğer maznunlara da tatbiki kabil olursa bu maznunlar dahi temyiz talebinde bulunmuşcasına hükmün bozulmasından istifade ederler.
b) “Temyizi kabil olan ve olmayan hükümler” başlıklı 305 inci madde:
Ceza Mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir. Ancak, on beş sene ve ondan yukarı hürriyeti bağlayıcı cezalara ait hükümler hiç bir harç ve masrafa tabi olmaksızın Yargıtayca re’sen tetkik olunur.
1. İki milyar liraya kadar (İki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler,
2. Yukarı sınırı on milyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,
3. Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler,
Temyiz olunamaz.
2- 5271 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri:
a) “Hükmün bozulmasının diğer sanıklara etkisi” başlıklı 306 ncı madde:
Hüküm, sanık lehine bozulmuşsa ve bu hususların temyiz isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanması olanağı varsa, bu sanıklar da temyiz isteminde bulunmuşçasına hükmün bozulmasından yararlanırlar.
b) “Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260 ıncı maddenin birinci fıkrası:
Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.
C) KONUNUN İRDELENMESİ:
Sanık …’in mahkûmiyetine ilişkin ilk hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce sanık … hakkındaki hükmün bozulmasına ve bozmanın hükme temyiz edilmeden kesinleşen …’e sirayetine karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme bozmaya uymuş ve sirayeti de kabul ederek sanıklar … ve … hakkında yeniden hüküm kurmuştur. Hükmolunan ceza 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 740,00 TL adlî para cezasıdır. Bu hüküm sanıklar müdafileri tarafından yasal süre içinde temyiz edilmiştir.
Diğer sanık … hakkındaki bozmaya uyularak ve sirayet kabul edilerek sanıklar … ve … hakkında yeniden hüküm kurulduğu için, ilk hüküm ortadan kalkmıştır. Ortadan kalkmış olan ilk hükmün kesinleştiğini ileri sürmek mümkün değildir.
Hükümlere karşı, kural olarak temyiz yasa yolu açıktır. Yasa yolunun kapatılması için açık hüküm bulunmalıdır. Haklara ilişkin kurallar, dar yoruma tabi tutulamaz. Sirayet üzerine yeni bir hüküm kurulduğuna ve aksine bir yasal düzenleme bulunmadığına göre, ilk hükmü temyiz etmemiş ya da temyiz isteği süresinde olmadığı için reddedilmiş olsa bile sanıklar sirayet üzerine kurulan yeni hükmü temyiz edebilir.
D) SONUÇ: Açıkladığımız nedenlerle;
İlk hükme yönelik süresinde temyiz isteği bulunmasa bile, sanık … hakkında sirayet üzerine kurulan yeni hükmü sanık müdafiinin temyiz etme hakkının bulunduğu ve yasal süre içindeki temyiz isteği üzerine hükmün incelenmesi gerektiği kanısında olduğumuzdan, “temyiz yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteğinin reddine” ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. 24.05.2023