Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/2340 E. 2023/2883 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2340
KARAR NO : 2023/2883
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismar
HÜKÜM : Beraat

İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2016 tarihli ve 2016/287 Esas, 2016/334 Karar sayılı kararı ile; sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci cümlesiyle üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Anılan karara karşı sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 21.02.2017 tarihli ve 2017/388 Esas, 2017/410 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Anılan karara karşı sanık müdafii, temsil kayyımı ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz yoluna başvurması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/6971 Esas, 2019/13153 Karar sayılı kararı ile; suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurenin velayet hakkına sahip babası şikayetçi …’un, kardeşi olan sanıktan şikayetçi olmaması üzerine mağdureyi temsil etmesi için temsil kayyımı tayin edilerek iştirakiyle yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın karar verilmesi sebebiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma kararı üzerine devam olunan yargılama neticesinde bozma kararına uyulması ile kurulan İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2020 tarihli ve 2020/14 Esas, 2020/63 Karar sayılı kararı ile; sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci cümlesiyle üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Anılan karara karşı sanık müdafii, temsil kayyımı ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz yoluna başvurması ile Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 17.11.2020 tarihli ve 2020/4825 Esas, 2020/5025 Karar sayılı kararı ile; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekliliği ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

6. Bozma kararı üzerine devam olunan yargılama neticesinde bozma kararına uyulması ile kurulan İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/12 Esas, 2021/449 Karar sayılı kararı ile; sanığın atılı cinsel istismar suçunu işlediğinin sabit olmaması sebebiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Eylemin sabit olması sebebiyle mahkumiyet kararı yerine takdiri bir yorumla kusurun yoğunluğu, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığını göz önüne almayarak beraat kararı verilmesinin usul ve esas kuralları ile hakkaniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mağdure …’nun, ebeveynlerinin boşanmaları neticesinde velayet hakkına sahip olan babası …’un yanında öz amcası olan sanık ile birlikte yaşamaya başladığı ve anılan süreçte sanığın 2012 yılından başlamak üzere 2016 yılı Mart ayına kadar farklı zamanlarda olmak üzere mağdure …’nun kıyafetlerini çıkararak vücudu ile cinsel bölgelerine dokunup okşamak ve cinsel organını mağdurenin anüs bölgesine sürtmek suretiyle cinsel istismar eyleminde bulunduğu iddiasıyla görülmekte olan yargılama neticesince Mahkemesince sanığın atılı eylemleri işlediğinin sabit olmadığı gerekçesi ile beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/12 Esas, 2021/449 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2023 tarihinde karar verildi.