Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/26857 E. 2022/12850 K. 24.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/26857
KARAR NO : 2022/12850
KARAR TARİHİ : 24.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Asıl ve birleşen davada davacı … vekili Av. … tarafından, davalılar … vd aleyhine 05/06/2000 ve 05/02/2001 gününde verilen dilekçe ile kurum zararından kaynaklanan alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 25/03/2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan …, …, …, … ve … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

K A R A R

Hükmüne uyulan Dairemizin 15/11/2018 tarihli 2018/2827 Esas ve 2018/7070 Karar sayılı ilamında “asıl davada temyiz eden davalıların tüm, davacının diğer temyiz itirazları reddedilerek konusu kalmayan alacağın ödeme tarihlerinin farklı olduğundan ödeme tarihleri de nazara alınarak faiz hesabının yapılması ve buna göre hüküm kurulması gerektiği, dava dilekçesinde davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları iddia edilerek dava açıldığından bu hususun gözetilmemesinin yasaya aykırı olduğu, konusu kalmayan alacak yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği” gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalıların 2012 yılına kadar kısmi ödeme yaptığı, 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu’nun 84. maddesi gereğince bu ödemelerin öncelikle faizden mahsup edilmesi gerektiği, bu husus gözetilerek hazırlanan 21/01/2021 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 21.307,84 TL asıl alacak ve 77.861,82 TL faiz olmak üzere toplam 99.169,66 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar …, …, …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına göre asıl davada davalılardan …, …, …, … ve … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Asıl davada davalılardan …, …, …, … ve … vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kurum zararından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan hakka usulü kazanılmış hak denilir. Bu nedenle mahkeme kararının, Yargıtay ilgili hukuk dairesi tarafından bozulmasından ve yerel mahkemece bozmaya uyulmasından sonra mahkemece, hükmün Yargıtay bozma kararı dışında kalarak kesinleşmiş olan kısımları hakkında yeni bir karar verilemez.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilmiş ise de bozma ilamına aykırı davranılmıştır. Mahkemenin 2015/522 Esas ve 2018/100 Karar sayılı kararında asıl davanın kısmen kabulü ile 2.300,67 TL alacağın 06/02/1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, 19.007,17 TL asıl alacak yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, konusu kalmayan 19.007,17 TL’nin 06/02/1998 tarihinden dava tarihine kadar işlemiş yasal faizinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Asıl davada verilen kararın davacı vekili ve davalılardan …, …, …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15/11/2018 tarihli 2018/2827 Esas ve 2018/7070 Karar sayılı ilamı ile asıl davada temyiz eden davalıların tüm, davacının diğer temyiz itirazları reddedilerek konusu kalmayan alacağın farklı tarihlerde kısmi olarak ödendiği anlaşıldığından ödeme tarihleri nazara alınarak faiz hesabının yapılması ve HMK’nın 297/2 maddesine uygun şekilde hüküm kurulması gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir. Bu hali ile mahkemenin asıl davada 19.007,17 TL asıl alacak yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair hükmü kesinleşmiş olup temyiz eden davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Şu durumda; 19.007,17 TL asıl alacağın konusuz kaldığına dair hüküm Dairemizin yukarıda anılan ilamı ile kesinleştiğinden temyiz eden davalılar aleyhine kesinleşen miktardan fazlasına hükmedilmesi doğru değildir. Mahkemece konusuz kalan 19.007,17 TL’nin her bir ödeme tarihi nazara alınarak faizinin hesaplanması ve bu kısım yönünden yalnızca hesaplanan faize hükmedilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle asıl davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada kararı temyiz eden davalılardan …, …, …, … ve …. yararına BOZULMASINA, davalılardan …, …, …, … ve …. vekilinin diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar …, … ve …’a ve Zeynel Abidin Tektaş’a geri verilmesine 24/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.