YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8622
KARAR NO : 2023/5321
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık … hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci madde uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kocaeli (Kapatılan) 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2015 Tarihli ve 2014/1119 Esas, 2015/907 Karar Sayılı Kararı ile
1. Sanık … hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı ve 52 nci maddeleri uyarınca 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’ın temyizi; suç işleme kastıyla hareket etmediğine, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına, bu nedenle hakkındaki hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık … müdafinin temyizi; sanığın, diğer sanık …’ın eylemine iştirak ettiğine dair delil bulunmamasına rağmen hakkında mahkumiyet hükmünün kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nun kendisine ait olan aracın çalındığı ve bununla ilgili olarak çalıntı müracaatında bulunduğu, sonra sanık … ile konuştuğunda sanık …’nın kendisinde bir araç olduğunu, bu araca çalınan aracın motor ve şasi numaralarını monte ederek kendisine verebileceğini söylemesi üzerine çalınan aracının motor ve şasi numarası bilgilerini verdiği, daha sonra bu numaralar monte edilmiş şekilde kendisine 2.500,00 TL’ye sattığını, kendisinin de emniyete giderek aracının bulunduğunu söylemesi üzerine araç üzerinde yapılan incelemede motor ve şasi numaralarının bulunduğu bölgeye sonradan çakıldığının anlaşılması üzerine sanıklar hakkında üzerilerine atılı suçları işledikleri iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2.Sanık …, soruşturma aşamasında aracı diğer sanık …’den aldığını, motor ve şasi numarasını da onun monte ederek kendisine sattığını beyan etmiş, daha sonraki ifadelerinde ise bu beyanından dönerek, aracı sanık …’dan aldığını ancak motor ve şasi numaralarını tanımadığı başka bir şahsın monte ettiğini söylemiştir.
3.Sanık … ise aracı tanımadığı bir kişiden aldığını ve diğer sanığa sattığını ancak motor ve şasi numarasının monte edilmesinden haberdar olmadığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
4.Motor ve şasi numaralarının çakıldığı bölümle ilgili olarak ön rapor alınmış, ancak başka bir rapor alınmamış ve aldatıcılık niteliği yönünden bir inceleme yapılmamıştır.
5.Mahkemece tüm dosya kapsamından sanıkların atılı suçları işlediği kabul edilerek haklarında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii ve sanık …’nun yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Kocaeli (Kapatılan) 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2015 Tarihli ve 2014/1119 Esas, 2015/907 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Kocaeli (Kapatılan) 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2015 Tarihli ve 2014/1119 Esas, 2015/907 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafii ve sanık …’nun temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.