Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/14005 E. 2023/3824 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14005
KARAR NO : 2023/3824
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs, hakaret, tehdit,
silahla tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık … hakkında katılan …’a yönelik silahla tehdit ve hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerine karşı temyiz istemi bulunmadığından inceleme dışı bırakılmıştır.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/504 Esas, 2016/278 Karar sayılı kararı ile,
1. Sanık … hakkında katılan …’a karşı,
a. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b. Hakaret ve tehdit suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,

2. Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan sanık …’nin temyiz istemi, katılan …’a yönelik eylemi nedeniyle sübuta, sanık …’ın tehdit ve hakaret suçlarından mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, vesaireye ilişkindir.

2. Sanık …’ın temyiz istemi, eksik inceleme ile karar verildiğine, vesaireye ilişkindir.

3 Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine, kabule göre de, her iki sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanması gerektiğine, katılan …’deki kemik kırığının yumruk ile oluşup oluşmayacağına dair rapor alınması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Her iki katılan sanığın trafikte araç kullandıkları sırada diğer sanığın kural ihlali yaptığı gerekçesiyle araçlarından inip tartışmaya başladıkları, katılan sanık …’ın, katılan sanık …’a muşta ile vurduğu, buna karşılık katılan sanık …’un da katılan sanık …’a bıçak ile vurmaya çalıştığı ancak isabet ettiremediği belirlenmiştir.

2. Sanık … üzerine atılı suçlamaları hakaret ve tehdit suçlarından inkar, kasten yaralama suçundan ise tevil yoluyla ikrar etmiş, sanık … ise üzerine atılı suçlamaları inkar etmiştir.

3. … Eğitim ve Araştırma Hastanesinin, 08.06.2015 tarihli raporuna göre, katılan …’un, sol kaş üzerinde 5 cmlik cilt cilt altı kesisi, tomografi ile tespit edilen sol frontal kemikte kırığın, yaşamsal tehlikeye neden olduğu, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derecede olduğu tespit edilmiştir.

4. … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün, 08.12.2015 tarihli raporuna göre, katılan …’un, yüz sınırları içerisinde saptanan olayla ilintili iyileşmiş yara izinin “yüzde sabit iz niteliğinde olduğu” tespit edilmiştir.

5. … Eğitim ve Araştırma Hastanesinin,
a. 08.06.2015 tarihli raporuna göre, katılan …’ın, sağ el dorsalinde 5. eklem hizasında … ve hassasiyet, sağ boyun yarısında 10 cm, 4 cm ekimotik sıyrıklı alan vardır.

b. 10.06.2015 tarihli raporuna göre, katılan …’daki yaralanmaların, basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu tespit edilmiştir.

6. Tanık beyanı, bilgi sahibi beyanı, kollukça tutulan tutanaklar, adlî sicil kayıtları, nüfus kayıtları dosyada mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanık … hakkında katılan …’a yönelik silahla tehdit ve hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerine karşı temyiz istemi bulunmadığı, katılan sanık …’ın süre tutum dilekçesinde yalnızca sanık sıfatıyla temyiz ettiği anlaşıldığından, anılan beraat hükümleri inceleme dışı bırakılmış, tebliğnamedeki anılan suçlara ilişkin bozma içeren görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Temyiz İstemleri Yönünden
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarih ve 2015/1167 Esas – 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanık … hakkında ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi hükümlerinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6 ncı maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesine ve 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesine muhalefet edilerek sanık …’ın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Katılan …’un beyanlarında, kafatası kırığı sonucu yaşamsal tehlikeye ve yüzde sabit ize neden olan yaralanmasının sanık …’ın muşta ile vurması sonucu oluştuğunu beyan ettiği, ancak sanık …’ın ise aşamalarda mevcut yaranın yumruk ile gerçekleştiğini ve elinde buna bağlı şişlik olduğunu beyan ettiği, dosya kapsamında katılan ve sanık beyanları dışında konuya ilişkin beyan bulunmadığı, … Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünün, 15.06.2015 tarihli müzekkeresine göre sanık …’ın 2009 yılında lisanslı sporcu olduğunun belirtildiği, sanık …’ın alınan raporunda sağ el 5. Metakarp distalinde ödem ve hassasiyet oluştuğunun tespit edilmesi karşısında, katılan …’un yaralanmasının yumruk ile oluşturulup oluşturulamayacağının tüm tedavi evraklarının temini ile Adlî Tıp Kurumuna gönderilerek alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmeyerek eksik inceleme sonucu hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Soruşturma aşamasında bilgi sahibi sıfatıyla dinlenen Bülent’in kovuşturma aşamasında tanık olarak dinlenmesine karşın, bilgi sahibi …’un kovuşturma aşamasında beyanlarının alınmadığı, tanık olarak beyanı alınan Bülent’in anlatımlarına göre katılan sanık … ile ortak arkadaşları olan …’un kendisini telefonla arayarak Devran adlı kişinin kavga ettiğini söyleyerek kendisini motorsiklet ile gelerek evden alıp olay yerine gittiklerini beyan etmesine karşın …’un bilgi sahibi olarak alınan ifadesinde, şoförlerin kavga ettiğini gördüğünü genç olanı simaen tanıdığını ve polis karakolunda adının Devran olduğunu öğrendiğini söylediği, yine tanık olarak beyanda bulunan Bülent adlı arkadaşını tesadüfen “Pekiyi ekmek fırınının” önünde gördüğünü ve kendisine dur işareti yapması nedeniyle Bülent’i alarak olay yerine geldiklerini söylediği bu şekilde Bülent ile …’un beyanları arasında çelişkiler bulunduğu anlaşılmakla …’un da mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla çağrılarak beyanının alınarak çelişkinin giderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Kabule göre de;
4. Sanık …’ın eylemi nedeniyle, katılan …’nin yüzünde sabit iz, kemik kırığı ve yaşamsal tehlikeye neden olacak şekilde yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel cezaya hükmedilirken hakkaniyete uygun ve sonuca etkili şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

5. Olayın başlangıcı ve gelişimi üzerinde durularak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin araştırılması, bu hususun tespit edilememesi durumunda da sanıklar lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
… 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/504 Esas, 2016/278 Karar sayılı kararına yönelik sanık …, katılan sanık … ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.