YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16779
KARAR NO : 2022/12868
KARAR TARİHİ : 24.10.2022
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Haksız fiil nedeniyle doğan maddi zararın tazmini davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin verilen kararın süresi içinde davalı … vekili tarafından temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davacının kiracısı bulunduğu Bursa İli, … İlçesi, … Mahallesi, … Mevkiinde bulunan 361 parselde kayıtlı taşınmazda davacı tarafından yetiştirilmekte olan gül, armut, kiraz, ayva, erik ve elma olarak yaklaşık 55.000 adet fidanın bulunduğu tarlaya 23/06/2014 tarihinde Barakfakih Sanayi Bölgesinde bulunan sanayi tesislerinden kaynaklanan evsel ve endüstriyel atık sularının taşması sonucu söz konusu ürünlerin zarar gördüğünü, zarara SS.Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi ile Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresinin neden olduğunu belirterek müvekkilinin kiracısı olduğu Bursa İli, … İlçesi, … Mahallesi, … Mevkindeki 361 parselde meydana gelen zararın tespiti ve uğranılan zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tazminine verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı BUSKİ vekili cevap dilekçesinde, dava konusu olayın müvekkili idareden kaynaklanmadığını, söz konusu yerde BUSKİ kanalizasyon hatlarına bağlanmış herhangi bir atık su bulunmadığından kimyasal nitelikli atık suyun kaynağı olmasının mümkün olmadığını, Barakfakih Sanayi bölgesindeki yapılardan Yeşil Çevre Arıtma tesisine giden Yeşil Çevre Kooperatifine ait atık su hattının kapasitesinin yetersiz kalması nedeniyle taşmaların meydana geldiğini, Yeşil Çevre terfi merkezinin yetersizliği nedeniyle atık suların şişerek geri tepme yaşandığını, söz konusu hatların sorumluluğunun Yeşil Çevre Kooperatifinde olduğunu, Yeşil Çevre Arıtma Tesisinin hattının taşmasıyla gelen pis suların cenup kanalının taşkın suları ile karışarak tarlalara yayıldığını, iddia olunan taşkının nedeninin Buski olmadığını, Yeşil Çevre Arıtma Kooperatifi ve 6200 Sayılı Yasa gereği Cenup Kanalını işleten DSİ Genel Müdürlüğü ve karayollarının geçişindeki menfezlerin yetersizliği nedeni ile Karayolları Genel Müdürlüğü olduğunu, Buski’nin bölgede arıtma tesisi bulunmadığını, davacının tek taraflı olarak düzenlediği tutanakları kabul etmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı S.S. Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde, müvekkili kooperatifin dava konusu olayla hiçbir bağlantısının bulunmadığını, alınan rapor ve tutanaklarda kooperatifin bu zarar ile bağlantısı olabileceğine dair bir açıklama bulunmadığını, davacı tarafın kullandığı arazide oluşan zarar ile davalı arasında illiyet bağı kurulamayacağını, davacı yanın kiracı olduğu taşınmazda kirli su baskını nedeniyle meydana gelen zararının BUSKİ tarafından yapılan kollektör hattı ile ilgili olduğunu, bu hattın imalatı esnasında yapılan kazıların zarara sebebiyet verdiğinin DSİ tarafından yapılan inceleme sonucunda açıklığa kavuştuğunu, buna rağmen davacı tarafın kooperatife davayı yöneltmesinin anlaşılamadığını, dava konusu olayda kooperatifin hiçbir kusurunun bulunmadığını, müvekkiline bu dava ile husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulüne, davalı BUSKİ’ye yönelik davanın reddine, davalı Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi yönünden kabulüne, 140.000,00 TL’ nin, 5.000,00 TL’ sinin faizsiz, 135.000,00 TL’ sinin ise 01.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline dair verilen karara karşı davalılar vekillerince istinaf yoluna başvurulmuş; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş; karar, davalı S.S. Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davalı S.S. Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı S.S. Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Huzurdaki davada, dava konusu olay nedeniyle oluşan zararın davalılardan müşterek müteselsil tahsili talep edilmiştir. Bu durumda müşterek müteselsil sorumluluğu bulunduğu bildirilen davalı S.S. Yeşil Çevre Kooperatifinin müşterek müteselsil sorumluluğu bulunduğu iddia edilen davalı Buski’ nin sorumluluğu bulunmadığı yönündeki kararı temyiz yetkisi bulunduğu kabul edilmiştir. Mahkemece davacının taşınmazında ekili bulunan fidanların kimyasal atık içeren su baskını sonunda telef olması nedeniyle açtıkları davada mahkemece davalı Buski’ nin işletmelerden kaynaklanan evsel ve endüstriyel atıksu deşarjı için yeterli kanalizasyon sistemi mevcut olduğundan dava konusu olay nedeniyle kusuru bulunmadığı kabul edilmiştir. Ancak dava konusu bölgede bu tip su baskınlarının olduğu, başkaca tarla sahipleri tarafından da davalar açıldığı, söz konusu dosyalarda ilk derece mahkemelerince verilen kararların Bölge Adliye Mahkemelerince incelendiği ve Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararların temyizi üzerine Dairemizce 2021/733, 2021/751, 2021/758 esas sayılı dosyalarından temyiz incelemesi yapıldığı görülmüştür. Huzurdaki dosya ve anılan Dairemiz dosyalarında bulunan bilirkişi raporlarından bölgenin özelliklerinin, Buski ve arıtma tesisinin sorumluluğunda olan boru hatları, arıtma tesisi, Buski tarafından oluşturulmuş terfi istasyonlarının incelendiği, boru hatlarının taşıyabileceği atıksu kapasitesi, terfi merkezinin pompalama kapasitesi, arıtma tesisinin kapasitesinin belirlendiği ve mevcut atıksu hatlarına Buski tarafından ayrı bir yağmursuyu toplama hattı yapılmamış olması nedeniyle yağışlı dönemlerde temiz su karıştığı böyle dönemlerde atıksu kanallarına daha fazla yüklenme olması ve su baskınlarının daha sık görülmesi daha kuvvetle muhtemel olmasına rağmen, atıksu taşıma hatlarının kapasitesinin mevcut haliyle dahi yetersiz olduğu, atıksuyun yağışlı dönemler dışında da taşmasının mümkün olduğu belirlenmiştir. Nitekim çevrede Buski’ nin bu baskınlar sonrası yaptığı atıksu hat çalışmalarının ardından kimyasal atık içeren su baskınlarının durduğu da görülmektedir. Bu durumda davacının zararına katkı eden eylemlerden biri de Buski’ nin yeterli atıksu hattı yapmaması olup bu haliyle davalı Buski’ nin de zarardan müteselsil sorumlu olduğu kabul edilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı S.S. Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı S.S. Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nun 371/1-a maddesi gereğince, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının davalı S.S. Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi yararına BOZULMASINA, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ne geri verilmesine 24.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.