YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3100
KARAR NO : 2010/6477
KARAR TARİHİ : 04.06.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar, kök miras bırakanları Marya binti Yuvakim adına kayıtlı 2980 ada 4, 1630 ada 2,1629 ada 17, 2980 ada 3 parsel sayılı taşınmazların ibraz edilen usulsüz veraset ilamına dayanılarak davalı … Hastanesi Vakfı adına tescil edildiğini, oysa kök miras bırakanın mirasçılarının olduğunu, taşınmazların değerlerinin yüksek olması nedeni ile dava harcını ödeyecek maddi imkânlarının olmadığını ileri sürerek adli yardım taleplerinin kabul edilerek dava konusu taşınmazların tapularının iptali ile adlarına tescilli isteklerinde bulunmuşlardır.
Davalı, dava konusu taşınmazların tescil ilamı ile davalı vakıf adına tescil edildiğini, anılan ilamların yargılanmanın yenilenmesi yoluyla ortadan kaldırılmadıkça tescil davası açılamayacağını, dava konusu taşınmazların 2762 sayılı Vakıflar Yasası uyarınca verilen beyannamelerde yer aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın HUMK’nun 409/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacılar Hikmet ve Cenk vekili ile davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 04.6.2010 Cuma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat … ile yine diğer temyiz eden vekili Avukat … geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen asiller gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, HUMK.’nun 465 ve devamı maddelerinde öngörülen Adli Müzaharete ilişkin mahkemece talebin reddine dair kararın aynı yasanın 469.maddesi gereğince temyiz kabiliyeti bulunmadığı, diğer taraftan 492 Sayılı Harçlar Yasasının 30 ve 32.maddeleri gereğince harç ikmalı yapılmadığı için HUMK.’nun 409.maddesi hükümleri uygulanarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, dava açılırken, dilekçede gösterilen dava değerine tekabül eden nisbi harç ödenmediğinden davalı vekili yararına karar altına alınan avukatlık ücreti de doğru olduğuna göre; davacılar Hikmet ve Cenk ile davalının temyiz itirazları yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 24.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden tarafların vekilleri için 750.00.’şer-TL. duruşma avukatlık parasının karşılıklı olarak alınıp birbirlerine verilmesine, 04.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.