Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2010/2866 E. 2010/6486 K. 04.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2866
KARAR NO : 2010/6486
KARAR TARİHİ : 04.06.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakan babaları Ali Osman’ın satın aldığı biçerdöverin borçlarını ödeyemeyince mallarına el konulmasını önlemek amacıyla müşterek muris Saadet’ten intikal eden 3107, 3108, 3890, 3887, 1317, 1339, 1340 parsel sayılı taşınmazlardaki 2/8 payını daha sonra iade edilmek üzere tapuda satış gibi göstererek dava dışı İlhan Canbazoğlu’na, yine 1140, 580, 3395, 3003, 896, 862 parsellerdeki paylarını da …’ye aynı şekilde devrettiğini, yedi sene sonra miras bırakanlarının vefat ettiğini ancak İlhan ve Fatma’nın taşınmazları tapuda satış gibi göstererek bedelsiz olarak davalı kardeşine temlik ettiklerini, bu işlemlerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payı oranında tapu iptal tescil olmadığı takdirde tenkis isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davacının muvazaalı işlemin tarafı olduğunu,3. kişilerden mal kaçırma iddiasının yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 04.6.2010 Cuma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat … geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili avukat gelmedi, yokluğunda, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, davada ileri sürülen vakılar ve ileri sürülüş biçimi gözetildiğinde, davanın Borçlar Kanununun 28.maddesinden kaynaklanmadığı, 5.2.1947 tarih 20/6 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına dayandığı, ancak iddianın da yazılı belge ile kanıtlanamadığı anlaşıldığına göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 04.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.