YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8175
KARAR NO : 2023/5364
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
Suça sürüklenen çocuk … hakkında Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2015 tarihli iddianamesi ile katılan …’na yönelik dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasında; Hatay 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14.10.2015 tarihli ve 2015/151 Esas, 2015/21 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk ve katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 12.12.2017 tarihli ve 2017/21690 Esas, 2017/26867 Karar sayılı kararı ile “delilleri takdir ve değerlendirmenin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesince yapılması gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesi gerekliliği” nedeniyle bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine görevsizlik kararı verildiği ve görevsizlik kararı sonrası suça sürüklenen çocuk hakkındaki iş bu davanın, diğer sanıklar …, …, … ve … hakkında Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.10.2015 tarihli iddianamesi ile katılan …’na yönelik dolandırıcılık suçundan açılan ve Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.01.2020 tarihli iddianamesi ile katılan …’a yönelik dolandırıcılık suçundan açılan davalar ile birleştirildiği, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar …, …, … ve … hakkında Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.10.2015 tarihli iddianamesi ile katılan …’na yönelik dolandırıcılık suçundan ve Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.01.2020 tarihli iddianamesi ile katılan …’a yönelik dolandırıcılık suçundan açılan kamu davalarında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin ise daha önce Yargıtay denetiminden geçmediği anlaşılmıştır.
5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 25 ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu tarihten sonra verilen kararların istinaf kanun yoluna tabi olduğu, incelemeye konu dosyada sanıklar …, …, … ve … hakkında ilk kez kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden dava dosyasının daha önce Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı ve inceleme konusu hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hatay 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2015 tarihli ve 2015/151 Esas ve 2015/21 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1,000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Hatay 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2015 tarihli ve 2015/151 Esas ve 2015/21 Karar sayılı kararının katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 12.12.2017 tarihli ve 2017/21690 Esas, 2017/26867 Karar sayılı kararı ile “hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158/1. Maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli ve 2017/321 Esas ve 2020/394 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin istinaf kanun yoluna tabi olması nedeniyle dosyanın incelenmeksizin iadesi gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği, hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz isteği; hükümleri temyiz ettiğine, vekalet ücretine ilişkin cümlenin hatalı yazıldığına ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Temyizin kapsamı, Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre, katılan …’nun, suç tarihinde kendisini Antakya polisi olarak tanıtan kişilerce kullanmış olduğu 0 326 (..) (..) (..) numaralı sabit hattan aranarak hesaplarının terör örgütünün eline geçtiği, hemen bankaya gitmesi ve parasını çekmesi gerektiği, çekilen paraların üzerinde inceleme yapılacağının söylenmesi üzerine evinden çıkıp aracına bindiği sırada kendisini komiser olarak tanıtan suça sürüklenen çocuğun aracın arka koltuğuna binerek açık vaziyette bulunan telefondaki sanıklarla birlikte katılanı yönlendirdiği, katılanın bankaya giderek hesabından 58.000,00 TL çekip suça sürüklenen çocuğa teslim ettiği, parayı alan suça sürüklenen çocuğun uzaklaştığı, katılanın şikâyeti üzerine temyiz dışı diğer sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun yakalandığı anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuğa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
3. Mahkemece, suça sürüklenen çocuk hakkında, sübutu kabul edilen eylemine uyan dolandırıcılık suçunu işlediği hususunda tam bir vicdani kanaat oluştuğu değerlendirilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli ve 2017/321 Esas ve 2020/394 Karar sayılı kararında, dosya kapsamından, suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiği ve unsurları itibariyle oluştuğu yönünde Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiş olması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 … maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi ile hükmün 7 nci kısmında vekalet ücretinin katılana verilmesi yerine maddi hata sonucu hazineye irat kaydına şeklinde yazılmış ise de bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar …, …, … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 25 ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu tarihten sonra verilen kararların istinaf kanun yoluna tabi olduğu, incelemeye konu dosyada sanıklar hakkında ilk kez kurulan hükümler yönünden dava dosyasının daha önce Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı ve inceleme konusu hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 272 nci ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, kanun yolunun re’sen dikkate alınacağı anlaşılmakla, dava dosyasının Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli ve 2017/321 Esas ve 2020/394 Karar sayılı kararında katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, esası incelenmeyen hükümler yönünden, yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesinin temini amacıyla Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.