Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/730 E. 2022/12903 K. 24.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/730
KARAR NO : 2022/12903
KARAR TARİHİ : 24.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … Genel Müdürlüğü’ne izafeten … vekili tarafından, davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … aleyhine 22.07.2008 gününde verilen dilekçe ile orman yangını nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı … yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … aleyhine açılan davanın reddine, dair verilen 04.03.2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Dairemizin 11.01.2016 tarih, 2015/1173 E- 2016/89 K sayılı ilamı ile “…Orman yangınına müdahale eden ve genelde kiralık olduğu bilinen helikopterlere ilişkin davacı idare ile helikopter sahipleri arasında kira sözleşmesi tanzim edilip edilmediği, böyle bir sözleşme varsa kullanım ücretinin ne şekilde belirlendiği, hiç kullanılmasa bile kira ücretinin ödenmesinin gerekip gerekmediği, fiilen kullanımın kira ücretine etkisi araştırılmamış, helikopter kullanımından kaynaklanan yangın söndürme masrafının tamamından davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Anılan hususlarda araştırma yapılıp bilirkişi görüşü de alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekir.” , “…davalılardan … hakkında açılan ceza davası sonucunda ceza verilmesine yer olmadığının hüküm altına alındığı; adı geçenin, Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nin 30.10.2007 günlü raporuna göre temyiz yeteneğinin bulunmadığının saptandığı anlaşılmaktadır. Şu durumda, davalı …’nin dava ehliyetinin bulunmadığı benimsenmeli ve yasal temsilci huzuru ile yargılama sonuçlandırılmalıdır.” ve “…Eylem tarihi itibariyle göz önünde tutulması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 50/1. maddesi uyarınca, tüm davalılar zararlı sonuçtan müteselsilen sorumlu durumdadır. Mahkemece, yalnızca davalılardan … yönünden istemin kısmen kabul edilmesi, diğer davalılar bakımından ret kararı verilmesi yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 162.106,07 TL’nin 15.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı …’tan tahsiline karar verilmiş, söz konusu karar davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, hüküm altına alınan yangın söndürme kapsamındaki helikopter gideri yönünden dosyada bulunan helikopter kira sözleşmesinin ekleri getirtilmiştir. Yazı cevaplarından; kiralık helikopterlerin saat ücretinin 3081 USD olup, bir günlük garanti edilen uçuş süresinin 1 saat 40 dakika olduğu, fiilen yangına müdahale eden helikopterlerin garanti edilen kira ücretlerine ilave olarak herhangi bir ödeme yapılmadığı ifade edilmiştir. Davalıların sorumlu olduğu helikopter ücreti hesaplanırken, garantili uçuş süresi olan 1 saat 40 dakika düşülmek suretiyle hesaplama yapılması gerekirken, yangına helikopterle müdahale süresi olan 2 saat 49 dakika üzerinden hesaplama yapılmış olması doğru olmayıp bu husus bozmayı gerektirmiştir.
3. Davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dairemizin 11.01.2016 tarih, 2015/1173 E- 2016/89 K sayılı ilamı ile; eylem tarihi itibariyle göz önünde tutulması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 50/1. maddesi uyarınca, tüm davalıların zararlı sonuçtan müteselsilen sorumlu olduğu, mahkemece, yalnızca davalılardan … yönünden istemin kısmen kabul edilerek diğer davalılar bakımından ret kararı verilmesi yerinde görülmediği belirtilmiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir, buna karşın mahkemece bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Şu halde, tüm davalıların sorumluluğuna gidilmesi gerekirken yalnızca davalı … hakkında kabul kararı verilmiş olması doğru olmayıp, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde gösterilen nedenle BOZULMASINA; taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 24.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.