YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4671
KARAR NO : 2023/1915
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Halfeti Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/139 Esas, 2016/28 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası gereğince 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.08.2021 tarihli ve 2021/91501 sayılı alkol oranının 1.00 promilin üzerinde olmadığından bahisle bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin ve tam gün sayısının gösterilmemesinin, katılanların kati adli muayene raporları aldırılmaksızın hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğundan bahisle bozma görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği temyiz etme iradesini ortaya koymaktan ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1. Mahkemece ”Tüm dosya kapsamı, iddianame ve soruşturma evrak içeriği, sanığın savunması, nüfus ve adli sicil kayıtları, şikayetçilerin beyanı, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Sanığın olay tarihinde sevk ve idaresindeki … plakalı … ile Halfeti istikametinden Durak Mahallesi istikametine doğru seyir halinde olduğu sırada yolun sağında bulunan müştekilere çarptığı, kaza neticesinde her iki müştekinin de bacaklarında kırık meydana geldiği, sanığın olaydan yaklaşık 3 saat 45 dakika sonra yapılan kontrolünde 0,39 promil alkollü olduğunun tespit edildiği ve alkol testi epey zaman geçtikten sonra yapıldığı için olay saatinde daha fazla alkollü olduğunun anlaşıldığı ve mahkememizce yapılan keşif ve alınan rapora göre sanığın asli derece de kusurlu, müştekilerinde tali derecede kusurlu olduklarının belirtildiği ve bu şekilde sanığın alkollü olarak aracının hızını ve kontrolünü tam olarak sağlayamadan müştekileri çarparak yaraladığı anlaşıldığından sanığın aşağıdaki şekilde cezalandırılmasına vermek gerekmiştir.
Sanığın atılı suçu işleyiş biçimi, müştekilerin zararını karşılamamamış olması, sanığın alkollü olması durumları dikkate alınarak temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmıştır.
Sanığa verilen cezadan sanığın olay anında alkollü olması ve sanığın asli kusurlu olması sebebiyle eylemin bilinçli taksir ile işlendiği kabul edilerek 5237 sayılı TCK’nın 22/3 maddesi gereğince takdiren 1/3 oranında arttırım yapılmıştır.
Sanığın suçu işleyiş biçimi, meydana gelen yaralanmaların durumu, sanığın alkollü olması sebepleri ile sanığın bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememize olumlu kanaat gelmediğinden sanık hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.”
Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
2. Katılanların geçici adli muayene raporları dosyada mevcuttur.
3. Sanık kolluk huzurunda, 3 bayan şahsın aniden karşısına çıktığını, ellerinde herhangi bir uyarıcı işaret olmadığından kendilerini görmediğini bildirirken, mahkemede olay anında Halfeti merkezden Durak köyüne doğru 4 kişinin yaya olarak yürümekte olduğunu, bir anda karşıdan bir kamyonun üzerine doğru geldiğini, sağa kırmak zorunda kalarak yayalara çarptığını ileri sürmüştür.
4. Sanığın Halfeti İlçe Devlet Hastanesi 04.04.2015 tarihli adli muayene raporunda, saat 00.55te yapılan alkol ölçümünde 0,39 promil oranında alkollü olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
5. 04.04.2015 tarihli kaza tespit tutanağında, sanığın aracının hızını yol, …, trafik durumuna göre ayarlamak kuralını ihlal ettiğinden bahisle asli kusurlu olduğu, yargılama aşamasında keşif üzerine aldırılan polis memuru bilirkişisi tarafından tanzim edilen raporda yine sanığın aracının hızını yol, …, trafik durumuna göre ayarlamak kuralına aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu hususlarına değinilmiştir.
IV. GEREKÇE
A)Tebliğname Yönünden;
1. Katılanların kati adli muayene raporları aldırılmaksızın hüküm kurulması,
2. Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunun yerleşmiş raporlarında 1,00 ve üzerindeki promil olarak saptanan alkol düzeyinin güvenli sürüş yeteneğini kaybettirdiğini ve vücuttaki alkol oranının her saat ortalama 15 promil düştüğünün belirtildiği, kazadan yaklaşık 3 saat 45 dakika sonra saat 00.55’de yapılan ölçümde 39 promil alkollü olduğunun tespit edilen ve dolayısıyla olay günü kaza anında 1,00 promilin altında alkollü olduğu anlaşılan ve dairemiz yerleşik içtihatlarına göre hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması için başka bir sebep bulunmayan sanığın, cezasında 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanarak artırım yapılması,
3. Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve uygulama maddesi gösterilmeyerek 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması
Hukuka aykırı bulunmuştur.
B) Sanığın Temyiz İtirazları Yönünden;
Olay günü yaklaşık 94 promil alkollü sanığın idaresindeki otomobille, meskun mahal dışı, gece vakti, aydınlatmanın olmadığı, iki yönlü asfalt kaplama köy yolunda seyrederken, gidiş yönüne göre sağda banket üzerinde duraklamakta olan yayalara çarpmasıyla, geçici adli muayene raporlarına göre katılan …’in vücudunda sağ tibia ve fibula kırığı oluşacak, katılan …’nin ise vücudunda sol femur, sol tibi ve fibula sol humerus kırığı oluşacak şekilde yaralanmalarına aracının hızını yol, trafik şartlarına uydurmayarak asli kusuruyla sebebiyet verdiği olaya ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması karşısında sanığın temyiz itirazları reddolunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde A kısmında açıklanan nedenle Halfeti Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/139 Esas, 2016/28 Karar sayılı kararına yönelik resen gözetilen temyiz sebepleriyle hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.