Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/7793 E. 2023/1541 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7793
KARAR NO : 2023/1541
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 21.03.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu suçlamasıyla 25.07.2016 tarihi ile 24.10.2017 tarihleri arasında yaklaşık 15 ay boyunca tutuklu kaldığını, akabinde … 32. Ağır Ceza Mahkemesine iddiası ile hakkında kamu davası açıldığını mahkemenin 2017/28 esas ve 2019/52 karar sayılı kararı ile hakkında beraat kararı verildiğini verilen kararın 06.03.2019 tarihinde kesinleştiğini belirterek tutuklandığı tarihte aldığı maaş üzerinden hesaplanacak maddi kaybına ve lojmandan çıkarılmış olması sebebiyle uğradığı zarara esas olmak üzere 149.460,00 TL maddi, 2.000.000,00 TL manevi tazminatın haksız tutuklama tarihi olan 25.07.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 23.05.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde olmadığını, tazminat koşullarının oluşmadığını ve talep edilen miktarın fahiş olduğunu öne sürerek davanın reddini talep etmiştir.

3. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2019 tarihli ve 2019/180 Esas, 2019/497 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2020/771 Esas, 2020/245 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı ve davacı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca maddi tazminatın kamu görevinden ihraç tarihinden itibaren asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinden ve manevi tazminatın düşük olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

5…. 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2021 tarihli ve 2020/311 Esas, 2021/43 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

6…. Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2020/771 Esas, 2020/245 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı ve davacı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

7.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2022 tarih, 2022/11394 sayılı tebliğnamesi ile hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğundan bahisle hükmün bozulması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Davacı vekilinin temyiz istemi, davacı hakkında hesaplanan maddi tazminatın son aldığı maaş üzerinden yapılması gerektiğine ve dolayısıyla düşük olduğuna, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğuna, vekalet ücretinin maddi ve manevi tazminat miktarlarına göre ayrı ayrı nisbi olarak hesaplanması gerektiğine ilişkindir.

2.Davalı vekilinin temyiz istemi, tutuklama işleminin yetkili makamların keyfi işleminden kaynaklanmadığını dolayısıyla tazminat koşulları oluşmadığından davanın tamamen reddine karar verilmesi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme gerekçesinde ” … HSK’nın 30/11/2020 tarihli cevabi yazısına göre Davacı …’ın 16/07/2016 tarihinde görevden uzaklaştırılmasına karar verildiği, 24/08/2016 tarihinde meslekten ihraç edildiği, karara karşı davacının yeniden inceleme talebinin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 29/11/2016 tarihli kararı ile reddedildiği bu tarih itibariyle kararın kesinleştiği anlaşılmakla, Davacının meslekten ihraç tarihinden öncesine ilişkin olarak yapılan eksik ödeme ile ilgili davacının idari makamlara başvurup eksik ödenen maaşını isteme, ödenmediği takdirde idari yargıya başvurma hakkı bulunduğu, meslekten ihraç edildiği 24.08.2016 tarih ile- tahliye tarihi olan 24.10.2017 tarihi arasında tutuklu kaldığı süreler yönünden tazminat hesabının asgari ücret üzerinden yapılması gerektiği, gözetilerek, bilirkişi raporu ile tespit edilen 19.491,61 TL maddi tazminatın haksız tutuklama tarihi olan 25.07.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

Davacı vekilinin davacı yönünden manevi tazminat talebinin değerlendirilmesi sonucunda; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, atılı suçun niteliği, toplumda tepki uyandıran suçlardan oluşu, tutuklanış şekli ile tutuklu kaldığı süre, davacı hakkında yapılan işlemin niteliği, cezaevinde tutuklu kaldığı süre, davacı hakkında yapılan işlemin niteliği, cezaevinde tutuklu kaldığı sürede duymuş olduğu elem, acı ve üzüntü ile tayin edilecek manevi tazminatın hüküm tarihine kadar işleyecek olan yasal faiz getirisi ile hak ve nesafet kurallarına göre verilecek manevi tazminatın haksız zenginleşmeye neden olmaması kuralı da gözetilerek, Davacı vekilinin manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 120.000,00 TL manevi tazminatın haksız tutuklama tarihi olan 25.07.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
oy birliği ile karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince davacı lehine hükmedilen 17.201,70 TL vekalet ücretinin 8.200,00 TL olarak değiştirilmesi şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan … 32. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/28-2019/52 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ortadan kaldırmaya teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından 25.07.2016-24.10.2017 tarihleri arasında 456 gün tutuklu kaldığı, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan 11.08.2017 tarihinde resen tahliye edilip ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün 06.03.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinde öngörülen görevli mahkemeye süresinde davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davacı vekilinin temyiz istemine yönünden
1.24.08.2016 tarihinde kamu görevinden ihraç edilen davacının bu tarihe kadar maaşından yapılan kesintilerin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasının konusu olmadığı gibi ihraç tarihinden itibaren meslekle ilgisi kalmadığından maddi kazanç kaybının asgari ücret üzerinden hesaplanmasında isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

2.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet ilkelerine uygun olmayacak şekilde fazla tayin edilmesi hukuka aykırı görülerek bozma nedeni yapıldığından, davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir.

3.15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı anlaşıldığından davacı lehine hükmedilen tazminat miktarına göre hesaplanan vekalet ücretinin ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka uygun bulunmuştur.

B. Davalı vekilinin temyiz istemine yönünden,
1.Davacının tutuklandığı suçtan beraatine karar verilmiş olması sebebiyle tazminat isteme koşulları oluştuğundan davalı vekilinin davanın reddine karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Tebliğname yönünden,
Davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet ilkelerine uygun olmayacak şekilde fazla tayin edilmesi bozma nedeni yapıldığından tebliğnamedeki hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğundan bahisle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B-2) paragrafında açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2020/771 Esas, 2020/245 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca … 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2023 tarihinde karar verildi.