Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/1109 E. 2023/1787 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1109
KARAR NO : 2023/1787
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 06.05.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 11.01.2017 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma suçu iddiasıyla gözaltına alınıp 25.01.2017 tarihinde tutuklandığını, 09.10.2017 tarihinde tahliye edildiği, yapılan yargılamanın ardından Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2019 tarih ve 2017/101 Esas ve 2019/86 Karar sayılı kararıyla beraat ettiği, kararın 22.02.2019 tarihinde kesinleştiği ve 18.03.2019 tarihinde davacı tarafından tebliğ alındığı, davacının tutuklanmadan önce özel harekat polis memuru olarak görev yaptığını ve buna bağlı olarak bir kısım haklarını alamadığı, yurt dışı görev alacağını alamadığı, ceza evinde harcamalar yaptığı, davacıyı ziyaret için yol masrafları yapıldığı, ailesinin ikametinin değiştiği ve taşınma masrafının bulunduğu, ödemekle yükümlü olduğu kredilerin babası tarafından ödendiği, dava nedeniyle avukatlık ücreti ödediği, ayrıca manevi zararının da bulunduğu gerekçeleriyle 200.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın 11.01.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 04.07.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, talep edilen miktarların fazla olduğunu ve zarara ilişkin delil gösterilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

3. Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2020 tarihli ve 2019/137 Esas, 2020/78 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/1087 Esas, 2020/2184 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı … davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2022 tarih, 2021/8734 sayılı tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi, davacının yaşadığı zorluklar ve tutuklu kaldığı süre nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna, tutuklu kaldığı süre boyunca alamadığı terör tazminatı, özel harekat tazminatı, iaşe gideri, fazla çalışma ve yurt dışı görev alacağı ile cezaevinde yaptığı harcamalar ve yakınlarının kendisini ziyaret için yaptıkları yol masraflarının da maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme gerekçesinde “…. davacının Iğdır İl Emniyet Müdürlüğü Özel Hareket Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken 16/11/2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı ve 06/01/2017 tarihinde 679 sayılı KHK kapsamında ihraç edildiği, bu tarihten sonra 11/01/2017 tarihinde FETÖ/PDY soruşturması kapsamında gözaltına alındığı ve 25/01/2017 tarihinde tutuklandığı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle iddianame düzenlenerek Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı, yargılama sırasında 09/10/2017 tarihinde tahliye edildiği, tahliyesinden sonra 18/01/2018 tarihinde 697 sayılı KHK ile göreve iade edildiği, yargılama sonunda mahkemenin 14/02/2019 tarihli kararı ile atılı suçu sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve beraat kararının istinaf edilmeden 22/02/2019 tarihinde kesinleştiği, işbu tazminat davasının da kanunda öngörülen süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre içerisinde ihraç durumunda olduğu, tahliyesinden sonra göreve iade edildiği ve kendi beyanından anlaşılacağı üzere bu sürelerdeki maaşlarını aldığı, o halde davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreler için çalışamamasından kaynaklı bir gelir kaybının bulunmadığı, dava dilekçesinde talep edilen; davacının özel hareket şubesinde çalışmasından dolayı gözaltı ve tutukluk dönemi için alamadığı ek hakları, iddia edilen yurtdışı görevlendirilmesinin iptalinden kaynaklı gelir kaybı ve ailesinin ikametini değiştirmesi sebebiyle yapılan masrafların davacı hakkında uygulanan koruma tedbirlerinden kaynaklanmadığı, iddia ve talep edilen bu zararların davacının KHK ile görevinden ihraç edilmesi nedenli olduğu, bu nedenle bu taleplerin CMK’nın 142 vd. maddeleri uyarınca açılan bu davada dinlenemeyeceği, davacının ödemekle yükümlü olduğu kredinin babası tarafından ödenmesi hususunda bir zararının bulunmaması sebebiyle talebin dinlenemeyeceği, davacı hakkında beraat kararı ile birlikte AAÜT uyarınca lehine vekalet ücretine hükmedildiği, bu nedenle avukatlık ücretine yönelik talebin dinlenemeyeceği, bilindiği üzere yerleşik içtihatlar uyarınca cezaevinde yapılan harcamalar ve yakınlarının ziyaret için yapmış oldukları yol masrafı ve benzeri taleplerin de dinlenemeyeceği, netice itibariyle davacının maddi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı da dikkate alınarak polis memuru olan davacı için yaklaşık dokuz aylık gözaltı ve tutukluluk süresi nedeniyle 75.000,00 TL’nin hak ve nesafet ilkelerine uygun olacağı vicdani kanısına varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası kurulmuştur.” denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının 30.000,00 TL’ye düşürülerek ve buna bağlı olarak vekalet ücretinin de 4.500,00 TL şeklinde değiştirilerek, istinaf talebinin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/101-2019/86 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 11.01.2017-09.10.2017 tarihleri arasında 271 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 22.02.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanuna tabii olduğu, süresinde açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların gerçekleştiği anlaşılmıştır.

Davacının hangi suçtan gözaltına alınıp tutuklandığına tespiti bakımınan gözaltı giriş çıkış evrakları ile, tutuklama müzekkeresinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosya arasına alınmadan ve tutuklama müzekkeresinin infaz görüp görmediğini tespit etmeden eksik araştırmaya hüküm kurulması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

1.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından manevi tazminat miktarına yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas, 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilmeyeceği gözetilmelidir.

Anılan ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağını oluşturan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin ceza davası dolayısıyla davacının ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretinin de maddi zarar hesabında göz önünde bulundurulması gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

3. Terör tazminatı, özel harekat tazminatı, iaşe gideri, fazla çalışma ve yurt dışı görev alacağı ile davacının cezaevinde yaptığı harcamalar ve yakınlarının kendisini ziyaret için yaptıkları yol masraflarının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası kapsamında talebi mümkün bulunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/1087 Esas, 2020/2184 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.05.2023 tarihinde karar verildi.