YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5852
KARAR NO : 2023/1790
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 17.04.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olma (FETÖ) suçundan davacının gözaltına alınıp tutuklandığını, 28.12.2017 tarihinde tahliye edildiğini, … 10. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda beraat ettiğini belirterek cep telefonuna el konulması sebebiyle yeni telefon almak için yaptığı harcamaya esas olmak üzere 1.350,00 TL, cezaevinde yapılan giderle ile yakınlarının ziyaret masrafları için 1.000,00 TL, özlük hakları kıdem ve ihbar tazminatı ile kazanç kaybına esas olmak üzere 1.000,00 TL toplam 3.350,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 27.07.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, talep edilen miktarların fazla olduğunu ve zarara ilişkin delil gösterilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.09.2018 tarihli ve 2018/176 Esas, 2018/261 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.11.2018 tarihli ve 2018/3345 Esas, 2018/1897 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2021 tarih, 2019/11742 sayılı tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi, taleplerine konu yeniden cep telefonu alınması sebebiyle oluşan zarara yönelik mahkemece değerlendirme yapılmadığına, kıdem ve ihbar tazminatı ile özlük haklarına yönelik maddi kayıpların da karşılanması gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme gerekçesinde “… Davacı …’ın silahlı terör örgütüne üye olma suçudan 19/09/2017 tarihleri arasında gözaltında ve 27/09/2017 – 29/12/2017 tarihleri arasındaysa tutuklulukta kaldığı, … 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 23/01/2018 tarih ve 2017/239 esas 2018/13 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davacının beraat ettiği, beraat kararının kesinleştiği, davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürelerin başka bir cezadan mahsup edilmediği, bu sebeple yasal şartları oluştuğundan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş gözaltında geçirdiği süreler ile davacının sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. ” denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin dava dilekçesinde toplam 3.350,00 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu ve ıslah talebi de olmadığından taleple bağlılık ilkesi gereğince davacı hakkında yalnızca 3.350,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden maddi tazminatın bu şekilde değiştirilmek ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin 1.602,00 TL’ye indirilmek suretiyle istinaf talebinin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/239-2018/13 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 19.09.2017-28.12.2017 tarihleri arasında 100 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 31.01.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanuna tabii olduğu, süresinde açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Davacının hangi suçtan gözaltına alınıp tutuklandığına tespiti bakımından gözaltı giriş çıkış evrakları ile, tutuklama ve tahliye müzekkerelerinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosya arasına alınmamış olması ile tutuklandığı tarihten sonraki bir tarih olan 18.10.2017 tarihinde işten çıkışı verilen davacıya bu süre içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığının araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi ve davacı vekilinin dava dilekçesiyle davacının kazanç kaybına yönelik talep miktarının sadece 1.000,00 TL olduğunun anlaşılması karşısında bu miktarı aşacak şekilde maddi tazminata hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
1.Davacının duruşma sırasında el konulan cep telefonun çalışır bir vaziyette kendisine iade edildiğini söylemesi nedeniyle maddi zarar oluşmadığından ve yeni cep telefonu satın alınması sebebiyle talep edilen bedelin doğrudan zarar olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin buna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
2.Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası kapsamında talebi mümkün bulunmadığından maddi tazminat hesabında bu kalemlerin dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
3.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından manevi tazminat miktarına yönelik temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.11.2018 tarihli ve 2018/3345 Esas, 2018/1897 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.