YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5795
KARAR NO : 2023/1791
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı 19.04.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; … C.Başsavcılığı tarafından silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturma kapsamında, 31.10.2017 tarihinde göz altına alındığını, bir gün gözaltında kaldıktan sonra 01.11.2017 tarihinde … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/7222 sayılı soruşturması kapsamında … Sulh Ceza Hakimliğinin 01.11.2017 tarih 2017/703 sorgu kararı ile tutuklandığını, … 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 12.01.2018 tarihinde beraatine karar verdiğini, bu nedenlerle toplamda 59 gün boyunca işine devam edemediğini, 20.000,00 TL maddi, 125.000,00 TL manevi tazminatın, gözaltı tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 07.05.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenmesi gerektiğini, devletin tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, maddi zararın ispat edilmediğini ve talep edilen miktarların fahiş olduğunu öne sürerek davanın reddini talep etmiştir.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/151 Esas, 2018/313 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.02.2019 tarihli ve 2019/327 Esas, 2019/178 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2021 tarih, 2019/39409 sayılı tebliğnamesi ile temyiz itirazlarının esastan reddiyle hükmün onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz istemi, tutuklanmasının ardından işlerinin düşmesi sebebiyle zarar ettiğinden ve devletten … alamadığından bahisle maddi kaybının 20.000,00 TL olduğuna, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme gerekçesinde “Davacı … hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 01/12/2017 tarih ve 2017/3333 sayılı iddianamesi ile “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan açılan davada … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/01/2018 tarih ve 2017/603 esas, 2018/7 karar sayılı kararı ile davacının beraatine karar verildiği, kararın 22/01/2018 tarihinde kesinleştiği ve kesinleşen kararın 12/02/2018 tarihinde davacıya usulüne uygun şekilde tebliği edildiği, davacının da süresi içinde 19/04/2018 tarihinde … bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Davacı …’un, beraatle sonuçlanan dava kapsamında 31/10/2017-01/11/2017 tarihleri arasında (1) gün gözaltında kaldığı ve 01/11/2017-28/12/2017 tarihleri arasında da (58) gün tutuklu kaldığı, neticeten davacının toplamda 59 gün gözaltında/tutuklukta kaldığı anlaşılmıştır… davacının ayrıca kamyon kasası imalatı üzerine işyeri bulunduğu, bu işyerinin, davacı cezaevinde iken oğulları tarafından faaliyetinin devam ettirildiğinin bildirildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davacının gözaltında/tutuklukta kaldığı süredeki maddi kaybının 2.761,20 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. Tüm bu bilgiler ışığında davacı hakkında 5271 sayılı CMK’nın 141/1-e maddesinin tatbik imkanının oluştuğu, davacının davasını ispat ettiği, davacı her ne kadar 20.000 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de, davacının ekonomik durumu ile bilimsel verilere uygun bilirkişi raporu gözetilerek maddi kaybının raporda belirtildiği şekilde 2.761,20 TL olduğunun kabulü ile bu miktarın maddi tazminat olarak davacının gözaltına alındığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiş, yine davacının talep ettiği manevi tazminat miktarı yönünden yapılan değerlendirmede nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı,gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkeleri gözetilerek 5.000,00 TL manevi tazminatın davacının gözaltına alındığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilerek fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 12.000,00 TL’ye yükseltilmek suretiyle istinaf talebinin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/603-2018/7 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 31.10.2017-28.12.2017 tarihleri arasında 58 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 22.01.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanuna tabii olduğu, süresinde açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Esnaf olan davacının 2017 yılının son aylarında 58 gün tutuklu kalması ile ticari faaliyeti dolayısıyla zarar etmesinin tutuklanmasından kaynaklandığına yönelik delil bulunmaması ve ticari faaliyetin davacının oğulları tarafından sürdürülmesi nedeniyle maddi kazanç kaybının asgari ücret üzerinden hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş ise de; bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamış, yine aynı nedenle davacının manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna dair temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.02.2019 tarihli ve 2019/327 Esas, 2019/178 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.