Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/7744 E. 2023/1621 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7744
KARAR NO : 2023/1621
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı 02.01.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Beraatime karar verilen ceza dava dosyası kapsamında haksız olarak 4 gün gözaltında kalmam sebebiyle oluşan zararımın karşılığı olarak 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 02.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 07.03.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Davacının nüfus kaydı, adli sicil kaydı, avukata yetki verip vermediği, mükerrer dava açıp açmadığı araştırılmalıdır. Davanın süre yönünden reddine karar verilmesini talep ederiz. 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinde sayılan koşullar davacı yönünden gerçekleşmemiştir. Davacının tazminat istemi yasal dayanaktan yoksundur. Talep edilen manevi tazminat miktarı fazladır. Faiz talebi ve vekalet ücreti talebi yasal dayanaktan yoksundur.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2018 tarihli ve 2018/88 Esas, 2018/168 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 12.07.2019 tarihli ve 2018/3614 Esas, 2019/3217 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.10.2021 tarihli ve 2019/93279 sayılı, ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz istemi; kararın gerekçesiz olduğuna, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının … Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde iken … Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar Şubesi tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında 02.05.2011 tarihinde gözaltına alındığı, 4 gün gözaltında tutulduktan sonra 06.05.2011 tarihinde serbest bırakıldığı, davacının … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 esas sayılı dosyasında yargılandığı ve yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, verilen kararın 06.11.2017 tarihinde kesinleştiği ve 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık yasal süre geçmeden dava açıldığı, davacının manevi tazminat hakkının bulunduğu oluş ve kanaatine varılarak; davacının haksız yere gözaltına alınmış olması, dosyaya yansıyan mali ve sosyal durumu da değerlendirilmek suretiyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 02.05.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Davacının … Büyük Şehir Belediyesinde görev yapmakta ve aylık 2.422,00 TL maaş almakta iken, suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak suçundan 02.05.2011 tarihinde gözaltına alınıp 05.05.2011 serbest bırakıldığı, davanın yapılan yargılaması sonucunda beraatine karar verildiği, maddi olay nedeniyle hükmedilecek manevi tazminatın, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçların niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre, haksız gözaltı ve tutuklamanın başlangıç tarihi olan 02.05.2011 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinden dolayı tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve davacı hakkında ayrıca 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince de değerlendirme yapılması gerektiği ve benzeri hususlarda gözetilerek, zenginleşme sonucunu doğurmayacak biçimde hak ve nefaset kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği halde 3 gün süre ile gözaltında kalan davacı yararına bu ölçütlere uymayacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı olup, davalı vekilinin istinaf istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden, istinaf yoluna başvurulan kararın hüküm fıkrasınının (2) numaralı paragrafındaki manevi tazminat miktarı olarak yazılı “5.000,00 TL” ibaresinin hükümden çıkartılması ve yerine “1.500,00 TL” ibaresinin yazılması sureti ile düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 E., 2017/22 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan 02.05.2011 – 05.05.2011 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 06.11.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

5271 sayılı Kanun’un 331 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Ceza işlerini gören makam ve mahkemeler her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verirler.” ve dördüncü fıkrasında yer alan “Adli tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.” şeklindeki düzenlemeler uyarınca; davacının, kendisine 05.08.2019 tarihinde tebliğ edilen karara karşı 04.09.2019 tarihinde bulunduğu temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldığından tebliğnamede temyiz isteğinin reddini öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olmadığı ve bölge adliye mahkemesi kararının gerekçe ihtiva ettiği anlaşıldığından davacının yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 12.07.2019 tarihli ve 2018/3614 Esas, 2019/3217 Karar sayılı kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.05.2023 tarihinde karar verildi.