YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13488
KARAR NO : 2023/971
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı (Mağdurlar … ile …’e yönelik), çocuğun nitelikli cinsel istismarı (Mağdur …’e yönelik)
HÜKÜMLER : Mahkûmeyet (Mağdur sayısınca)
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi ile sanık hakkında mağdur …’e yönelik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi
ile 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca çocuğun nitelikli cinsel istismarı, mağdur …’ya yönelik aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ile 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca çocuğun cinsel istismarı, mağdur …’e yönelik aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca çocuğun cinsel istismarı, suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2019 tarihli ve 2019/373 Esas, 2019/376 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan mağdur …’e karşı müteselsilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 43, 53 ve 63 üncü maddeleri gereğince 26 yıl 8 ay hapis; katılan mağdur …’ya karşı müteselsilen çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi ile 43, 53 ve 63 üncü maddeleri gereğince 15 yıl hapis; katılan mağdur …’ye karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi ile 53 ve 63 üncü maddeleri gereğince 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 30.03.2020 tarihli ve 2020/333 Esas, 2020/258 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. Dairemizin 01.02.2022 tarih, 2021/14472 Esas ve 2022/605 Karar sayılı ilamı ile mağdurların beyanlarının alınması gerektiğinden bozma kararı verilmiştir.
5. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2022 tarihli ve 2022/226 Esas, 2022/325 Karar sayılı kararı sanık hakkında katılan mağdur …’e karşı müteselsilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 43, 53 ve 63 üncü maddeleri gereğince 26 yıl 8 ay hapis; katılan mağdur …’ya karşı müteselsilen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi ile 43, 53 ve 63 üncü maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis; katılan mağdur …’ye karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi ile 53 ve 63 üncü maddeleri gereğince 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; hükümlerin onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan mağdurlar vekilinin temyiz istemi, sanığın eyleminin nitelikli cinsel istismar olduğuna ve indirim uygulanmaksızın üst hadden cezalandırılması gerektiğine yöneliktir.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi, sübuta ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın mağdur çocukların komşusu olduğu, mağdur çocukların 2019 yılı mayıs ayından itibaren komşuları olan sanığın evine zaman zaman oyun oynamak için gittikleri, mağdur …’in 13.05.2019 tarihinde tek başına sanığın evine gittiğinde, sanığın oyun oynama bahanesiyle mağdur çocuğa cinsel organını açtırdığı, cinsel organını ve poposunu elleyerek “Oh çok güzel” şeklinde sözler söylediği, kendi cinsel organını çıkarıp mağdura yalattırdığı, kendisinin de mağdur çocuğun poposunu yaladığı, 14.05.2019 günü mağdur çocuklar … ve …’nın oyun oynamak amacıyla sanığın evine gittikleri, evde bulundukları sırada sanığın mağdur …’nın pantolonunu indirip poposunu elleyerek “Oh çok güzel” şeklinde sözler söylediği, 15.05.2019 ve 16.05.2019 günleri mağdur …’in sanığın evine gittiğinde sanığın mağdurun pantolonunu indirerek cinsel organını ve poposunu ellediği, 18.05.2019 günü mağdur çocuklar … ve …’nın sanığın evine gittikleri, sanığın oyun oynama bahanesiyle mağdur çocukların pantolonlarını indirerek cinsel organlarını ve popolarını ellediği, mağdur …’in ayrıca poposunu yaladığı, kendi cinsel organını mağdur …’e yalattığı, son olarak mağdur çocuklar … ile …’in oyun oynamak için sanığın evine gittikleri, burada sanığın mağdur …’e “Erkek adam utanmaz, pantolonunu çıkart” dediği, mağdur çocuğun korkup çekinerek pantolonunu çıkarttığı, akabinde sanığın mağdur …’in cinsel organını ve poposunu ellediği dosya kapsamı ile sabittir.
2. Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; yaşı küçük mağdurların, sanığın kendilerine cinsel istismarda bulunduğuna dair ayrıntılı anlatımları, birbirlerinin beyanlarını desteklemeleri, mağdurların böyle bir konuda sanığa suç atmasını gerektirecek nitelikte dosyaya yansıyan bir sebebin bulunmaması, yaşları küçük çocukların böyle bir olayı, meydana gelmediği halde ifade etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması ile mağdurların anlatımlarına itibar edilebileceğine dair hastane raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş ve cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mağdur … Yönünden Yapılan incelemede
1. Katılan mağdur vekilinin temyiz istemi Yönünden
Mağdurun kanunî temsilcisi olan babası Süleyman’ın, 5271 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen kanuni hakları hatırlatıldıktan sonra, şikayet ve katılma hususunda beyanının alınmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin İlk Derece Mahkemesinin kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurlar … ve …’in sanığın mağdur …’e yönelik eylemleri yönünden beyanları, mağdur …’in sanığın cinsel organına dilini değdirdiğine ilişkin anlatımı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın cinsel organını mağdurun ağzına soktuğu hususunda şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle sübuta eren eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü
maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu
oluşturduğu gözetilerek mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Mağdurlar … ve … Yönünden Yapılan İncelemede
1. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurların birbirlerini doğrular nitelikteki beyanları, mağdurların beyanlarına itibar edilebileceğine ilişkin hastane raporları, sübuta ilişkin İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanık müdafiinin suçun sübut bulmadığına ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Katılan Mağdurlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin İlk Derece Mahkemesinin kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdur … ve … aşamalardaki beyanları, mağdur …’in diğer mağdurları doğrulayan beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın mağdurlar … ve …’in pantolonlarını ve iş çamaşırlarını indirmek suretiyle çıplak durumda olan mağdurların erojen bölgelerine doğrudan temas içeren eyleminin niteliği nazara alındığında sanığın cinsel arzularını tatmine yönelik eyleminin sarkıntılık boyutunu aştığı ve çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Tebliğname Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Tebliğname’deki onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2022 tarihli ve 2022/226 Esas, 2022/325 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.