Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/3947 E. 2023/1850 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3947
KARAR NO : 2023/1850
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2014 tarihli ve 2013/46 Esas, 2014/125 Karar sayılı kararı ile sanığın;

a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

2. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2014 tarihli ve 2013/46 Esas, 2014/125 Karar sayılı kararının katılan mağdure vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 06.06.2017 tarihli ve 2017/1107 Esas, 2017/3133 Karar sayılı kararı ile ”…Sanıkla nişanlı olan mağdurenin, aralarındaki nişanın bozulması üzerine olayın gerçekleştiğini iddia ettiği tarih olan 2011 yılı Haziran ayından yaklaşık iki yıl sonra sanığın kendisiyle zorla cinsel ilişkide bulunduğunu ileri sürmesi, hadisenin intikal şekli, süresi ve zamanı ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2017 tarihli ve 2017/217 Esas, 2017/112 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure ve Vekilinin Temyiz İstekleri
Özetle; sanığın atılı suçları işlediğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, iddianamedeki sevk maddelerinin karşılanmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
”İddia, savunma, celp edilen belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Sanık …’ın arkadaşlık ilişkileri içerisinde bulunduğu ve 2011 yılı Haziran tarihinde 15 yaşını bitirmeyen müşteki mağdur … ****’ı ikamet ettikleri **** Kasabası’nda kullanılmayan bir ilkokulda buluşarak, müşteki mağdurun üzerine saldırıp, bir eliyle ağzını kapatıp diğer eliyle de kolunu tutma şeklindeki zor davranışlarıyla cinsel organını müşteki mağdurun vücuduna sokarak üzerine atılı suçu işlediği iddia edilmiş ise de,
Mağdurenin olayın geçtiği iddia edilen 2011 tarihinden 2 yıl sonra 2013 yılında sanık ile aralarındaki nişan ilişkisi sona erince şikayette bulunması, mağdurenin hymeninde tespit edilen yırtığın eski tarihli olduğu ancak sanık ile ilişkiye girdikleri iddia edilen zamana ait olduğunu gösterir bir durum olmadığı, sanığın yargılamanın tüm aşamalarında samimi ve istikrarlı bir şekilde üzerine atılı suçlamaları kabul etmemesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunamadığından sanığın üzerine atılı suçlardan beraatine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” şeklindedir.

IV. GEREKÇE
1. Olayın intikal şekli ve zamanı, savunma ile tüm dosya kapsamı karşısında Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan mağdure ve vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2017 tarihli ve 2017/217 Esas, 2017/112 Karar sayılı kararında katılan mağdure ve vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure ve vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2023 tarihinde karar verildi.