Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/38 E. 2023/1442 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/38
KARAR NO : 2023/1442
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2014/508 Esas, 2016/47 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 nci maddesinin altıncı, üçüncü, yedinci ile sekizinci fıkraları uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

2…. 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2014/508 Esas, 2016/47 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2019/8516 Esas, 2021/3748 Karar sayılı ilâmıyla; basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

3…. 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2022 tarihli karar ile sanık hakkında basit yargılama usulü değerlendirilerek uygulanmasına karar verildiği ancak sanık müdafinin itiraz üzerine genel hükümlere yargılama devam edilerek … 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli ve 2022/195 Esas, 2022/847 Karar sayılı kararı ile taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 nci maddesinin altıncı, üçüncü, yedinci ile sekizinci fıkraları uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.12.2022 tarihli ve 2022/142667 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz nedenleri;
1.Kusurunun bulunmadığına,

2.Dosyanın zaman aşımına uğradığına,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
Olay günü saat 09:00 sıralarında katılanın, sanığa ait Ataturk Mahallesi Atatürk Caddesinde bulunan ve yapımı devam eden binada alçı sıva işinde çalışmakta iken iskeleden düşerek basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek şekilde hayati fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyecek kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporlarına göre sanığın asli kusurlu olarak taksirle yaralama suçunu işlediğini kanaatine varılmış ve buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

2.Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmedi ve kovuşturma aşamasında; ”… Ben Olcaylar Mimarlık Müh.İnşaat isimli firmanın sahibiyim. Olay tarihinde inşaatımda çalışan … … kazası geçirmiştir. Ancak … sıva işleri yapan sanık …’e ait olan taşeron firmanın elemanı olarak çalışıyordu. … isimli şahsın olay tarihinde bizim inşaatımızda çalıştığını bilmiyordum. Bilse idim kesinlikle öncelikle sigortasını yaptırırdım. Zaten olay günü de sigortasını yaptırdım. Bildiğim kadarı ile … olay günü benim inşaatımda işbaşı yapmıştı. Ben inşaatımda tüm güvenlik önlemlerini almıştım. İşçilerey çalışanlara gerekli … güvenliği hususunda derste vermiştik. Yani … güvenliği hususunda eksikliğimiz yoktu. Mağdur tavanın sıvasını yaparken sehpadan düşerek yaralanmıştır. Ancak bunda benim herhangi bir kusurum yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum, mağdurun tüm hastane masraflarını ben ödedim, beraatime karar verilmesini talep ediyorum. Şayet hakkımda mahkumiyet hükmü kurulacak ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına muvafakat ediyorum. ”şeklinde beyanda bulunmuştur.

3.Katılan soruşturma aşamasında; ”Bana anlatılan konuyu okudum ve anladım. Ben yukarıda vermiş olduğum adreste ikamet ederim. Bu konu ile ilgili olarak daha öncede ifade vermiştim. Aynısını tekrar ederim. Olay tarihinde Ataturk Mahallesi Ataturk Caddesinde olcaylar inşaata bağlı binada çalışırken gerekli güvenlik tedbirlerini almadıkları için düşerek yaralanmıştım. Söz konusu yaralanmamın etkileri halen devam etmekte. Halen düzenli olarak çalışamamaktayım olayda kusurları tesbit edilen … ve … hakkında davacı ve şikayetçiyim. Kendileri ile uzlaşmak istemiyorum. Yine bilirkişi raporunda kusur hizaf edilen Seracettin ER benim öz dayım olmaktadır: kendisi hakkında davam ve şikayetim yoktur. Söylemek istediğim bunlardan ibarettir.”şeklinde beyanda bulunmuştur.

4.Adli Tıp Kurumu … 2.İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilmiş olan 23.07.2014 tarihli rapora göre; katılanda meydana gelen yaralanmanının, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda 5.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı belirtilmiştir .

5.Soruşturma aşamasında tanzim edilmiş olan bilirkişi raporuna göre; … güvenliği uzmanı görevlendirmemesi, … Sağlığı ve güvenliği”, “Yüksekte Çalışma”, “İşyerindeki Riskler ve Tedbirleri” konularında gerekli eğitimleri vermemesi, çalışanlarına “Yüksekte Çalışabilir” onaylı … raporu aldırmadan ve … kontrollerini yaptırmadan çalıştırması ile kişisel koruyucu ekipmanların verilmemesi sebebiyle sanığın asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.

6.Kovuşturma aşamasında keşfe binaen tanzim edilen bilirkişi raporuna göre; çalışanlara kişisel koruyucu ekipmanların verilmemesi, iskelenin uzman biri tarafından kontrol edilmemesi ve çalışma platformlarının kişileri düşmekten ve düşen cisimlerden koruyacak şekilde yapılmamış olması sebebiyle asli kusurlu olduğu, katılanın ise tehlikeyi öngörebilecek durumda olmasına rağmen uygun şekilde sabitlenmemiş kalas üzerinde kişisel koruyucu emniyet kemeri bağlı olmadan, can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde çalışması sebebiyle tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.

7.Sanığa ait adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

8.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın sahibi olduğu Olcaylar Mimarlık Mühendislik İnşaat San.ve Tic.Ltd. Şti firması tarafından yapımı sürdürülen, Atatürk Mah. Atatürk Cad. No: 12 …/ … adresindeki inşaatta alçı sıva işinde çalışan katılan, olay günü saat 09:00 sıralarında iskele üzerinde çalıştığı esnada yüksekten düşmesi şeklinde meydana gelen ve sanığın asli kusurlu olarak katılanın basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek ve vücudunda 5.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda,

1.Olay tarihinde yürürlükte bulunan 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6331 sayılı … Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun (6331 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi gereğince 26.12.2012 tarihinde çıkarılan … Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre icra edilen … kolunun tehlikeli işler kapsamında yer aldığı; 6331 sayılı Kanun’un 15 inci maddesine göre, çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacakların yapacakları işe uygun olduklarını belirten … raporu almadan işe başlatılamayacakları, 17 nci maddesine göre ise, mesleki eğitim alma zorunluluğu olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenlerin çalıştırılamayacağı düzenlemelerine yer verildiği, Tehlikeli ve Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan İşlerde Çalıştırılacakların Meslek Eğitimlerine dair Yönetmelik hükümlerine göre de eğitim alma zorunluluğu bulunan inşaat yapımında çalışan katılanın, değinilen mevzuat hükümleri gereğince çok tehlikeli işte çalışabileceğine dair … raporu alınmadığı, icra ettiği faaliyete uygun mesleki eğitimler verilmediği, yüksekte çalışmanın ehil kimsenin gözetimi altında yapılmasının ve yüksekten düşmeyi önlemek için herhangi bir önlemin alınmadığı anlaşılmakla, sanığın eyleminde 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması,

2…. 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2014/508 Esas, 2016/47 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği ve belirtilen cezanın sanık bakımından kazanılmış hak oluşturduğu hususunun 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi gereğince infaz aşamasında gözetilmesine karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi,

3.Sanık hakkında belirlenen 8 ay hapis cezasından 5237 sayılı Kanunu’nun 89. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 1/2 oranında arttırım yapılarak 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu cezasından 5237 sayılı Kanunu’nun 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 10 ay hapis cezası yerine, 9 ay hapis cezasına hükmedilmesine karar verilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Kusur Durumu Yönünden;
Yargılama aşamasında düzenlenmiş olan bilirkişi raporlarının oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunun kesin bir şekilde tespit edildiği ve sanığın kusurlu eylemi sebebiyle katılanın nitelikli şekilde yaralandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Zamanaşımı Yönünden;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67 nci maddenin dördüncü fıkrası uyarınca en fazla yarısına kadar uzayacağının öngörülmüştür. Suç tarihi olan 11.02.2013 tarihinden itibaren 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddenin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık zamanaşımının inceleme tarihinden önce gerçekleşmemiş olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/195 Esas, 2022/847 Karar sayılı kararına yönelik hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.05.2023 tarihinde karar verildi.