YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4264
KARAR NO : 2023/2675
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/10 E., 2016/75 K.
SUÇLAR :5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, Resmi Belgede sahtecillik
HÜKÜM : 1.5607 Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefetten mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
2.Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan beraat
3.Resmi Belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2016/10 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 165 … maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan beraatine, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3 yıl 4 … hapis ve 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine nakil aracı üzerindeki tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir.
2.Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2016/10 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararının katılan … İdaresi vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.02.2021 tarihli ve 11-2016/234037 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Yargıtay 11. Ceza Dairesine tevdi edilmiş, ilgili Dairece verilen görevsizlik kararı ile dosya Dairemize gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 165 … maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine,
2.Kaçakçılık suçunun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmesi talebine,
İlişkindir.
B. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 165 … maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin olarak yeterli kriminal inceleme yapılmadan eksik araştırma ile karar verildiğine,
2.Kaçakçılık suçundan sanık hakkında verilen cezanın, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme kapsamında kaldığı halde bu durumun mahkemece gözetilmediğine,
3.Kaçakçılık suçunun oluştuğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Kaçakçılık suçu ile mücadeleye yönelik çalışmalar kapsamında kolluk birimlerince, Osmaniye Sulh Ceza Hakimliğinin 28.10.2015 tarihli ve 2015/3627 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden oluşturulan uygulama noktasında, sanığın sevk ve idaresindeki aracın durdurulduğu, yüke ilişkin ilk mülakatta sanığın, araçta Irak’tan alarak Mersin’e götürdüğü muz yükü olduğunu belirttiği, ibraz ettiği
transit refakat belgesinin Irak’tan yüklenen 468 kap, 9.840 kg muz yükünün Mersin Serbest Bölgedeki bir adrese sevk edildiğine ilişkin olduğu, dorsede Habur Gümrük Müdürlüğü’ne ait gümrük mührü takılı olduğu, bağlanma şekli ve yükün cinsi nedeniyle şüpheye düşülmesi üzerine Habur Gümrük Müdürlüğü ile yapılan görüşmede, aracın transit refakat belgesinde belirtilen tarihte giriş-çıkış kaydının olmadığı, aynı seri numarası ile farklı bir aracın Türkiye’ye başka bir yük ile giriş yaptığı, eldeki evrakın ve mührün gerçeği yansıtmadığı bildirilmiş, bunun üzerine savcılıktan gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararı ile araçta yapılan aramada, kollukça mührün sökülmesi suretiyle kapakları açılan dorse içerisinde kaçak sigara kolileri olduğu, başkaca eşya bulunmadığı görülmekle yapılan sayımda 22.650 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık aşamalarda alınan beyanlarında, merkezi Cizre’de bulunan Uca Grup isimli şirkette kamyon şoförü olarak çalıştığını, şirkete ait tırlar ile Mersin serbest bölgeden aldığı yükü Irak’a ve yurt içine taşımakla görevli olduğunu, Cizre’den Mersin’e yük almak üzere yola çıktığını, Kızıltepe İlçesi’nde verdiği mola sırasında tanımadığı bir şahsın Mersin’e yük götürüp götüremeyeceğini sorduğunu, ilk aşamada ev eşyası olduğunu düşünmesi nedeniyle teklifi kabul ettiğini, ancak şahsın ve beraberindekilerin araca sigara yüklediklerini, ele geçen sigaraları ücret karşılığında taşımak için anlaştığını, kendisine sahte transit refakat belgesi ile yine sahte olduğunu düşündüğü gümrük mührünü verdiklerini, mevcut belgeler ile bir sorun çıkmayacağına ikna edildiğini, kaçak sigaraları Mersin’de bulunan bir tır garajına götürdüğünü, olay nedeniyle pişman olduğunu belirttiği anlaşılmıştır.
3.Dosyada mevcut Habur Gümrük Müdürlüğü yazı cevabında, olay sırasında ibraz edilen transit refakat belgesi ile aynı seri numarasına sahip Müdürlükleri sisteminde kayıtlı gerçek transit refakat belgesi arasında tamamen farklılık bulunduğu belirtilmiş, gerçeğe uygun belge sureti dosya arasına alınmış, yine bahse konu yazı cevabında dorseye takılı güvenlik mührünün 03.06.2015 tarihinde 360.000 adet olarak kendilerine teslim edilen parti içinde olduğunun, 02.11.2015 tarihinden itibaren kullanılmaya başlanılan bu mühürlerden 36.000 adedinin kullanıldığının, bunlardan 74 adedinin eksik olduğunun, olayda ele geçen mührün de eksik çıkan mühürler arasında olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
4.Suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının, dosyada mevcut araç özet bilgilerinden, sanık beyanlarından ve malen sorumlu şirket yetkililerinin dosyaya ibraz ettikleri belgelerden hareketle sanığın şoför olarak çalıştığı şirkete ait olduğu belirlenmiş, olaydan sonra el konulan aracın, tedbir şerhi konulmak sureti ile malen sorumlu şirket yetkilisine teslim edildiği anlaşılmıştır.
5.Yine dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre, eşyanın gümrüklenmiş değerinin 1.913.867,02 TL olduğu belirlenmiş, bu değerin suç tarihi itibarıyla Dairemiz kabulüne göre fahiş olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Karar Yönünden
Hüküm tarihinde yürürlükte olan 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun(5560 sayılı Kanun) ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin onikinci fıkrası uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yasa yoluna başvurulması mümkün olup kararın temyizinin olanaklı bulunmadığı, katılan vekilinin dilekçesi hakkında itiraz merciince red kararı verilmiş olduğu cihetle sanık müdafiinin bu hususa yönelik temyiz sebebi inceleme
dışı bırakılmıştır.
B. Suçun İşlenmesinde Kullanılan Nakil Aracı Yönünden
Yakalanan eşyanın değeri nazara alındığında, nakil vasıtasının müsadere edilebilmesi, 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkaniyete aykırı değilse de Olay ve Olgular başlığı altında (2 ve 4) numaralı bentlerde değinilen hususlar karşısında, malen sorumlunun iyiniyetli olduğunun aksine bir delil bulunmadığından aynı Kanun’un birinci fıkrasındaki şartların gerçekleşmediği anlaşılmakla katılan … İdaresi vekilinin bu hususa yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
C. Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçundan Kurulan Beraat Kararı Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 165 … maddesinde yer alan “Bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı veya diğer malvarlığı değerini, bu suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklindeki düzenlemeye göre, dosyada sanığın Habur Gümrük Müdürlüğüne ait HBR01555848 numaralı gümrük mührünün çalıntı olduğunu bilerek araçta kullandığına ilişkin mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının, sanığın aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
D. 5607 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Kararı Yönünden
1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra aynı maddenin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmış olup 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Karar Yönünden
Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve
2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, katılan vekilinin dilekçesi hakkında itiraz merciince red kararı verilmiş olduğu anlaşılmakla dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Nakil Aracı Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının iadesine yönelik Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2016/10 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararında katılan … İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden iade kararının, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçundan Kurulan Beraat Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2016/10 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararında katılan … İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden kararın, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
D. 5607 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Verilen Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2016/10 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.