Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/8685 E. 2023/1936 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8685
KARAR NO : 2023/1936
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2021 tarihli 2020/668 Esas 2021/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2021/750 Esas, 2022/543 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine, ilk derece mahkemesi hükmünün ortadan kaldırılarak sanığın taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.10.2022 havale tarihli ve 2022/69367 sayılı, esastan reddi ile onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanığa verilen cezanın az olduğuna ilişkindir.

B.Sanığın Temyiz Sebepleri
1.Olayda kusuru olmadığına,

2.Hakkında hükmolunan cezanın fazla olduğuna,

3.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. “Sanığın sevk ve idaresindeki araçla katılan …’in sevk ve idaresindeki aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada, diğer katılanların da katılan … aracında bulundukları, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ve kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporları ile kaza anına ilişkin görüntü dikkate alındığında sanığın kazada görüş alanı kısıtlı olduğu halde kavşağa yaklaştığında başka bir aracın çıkabileceğini düşünerek hızını azaltması gerekirken azaltmadığından tali kusurlu; katılan …’in ise kavşakta ilk geçiş hakkı sanığın aracında olmasına rağmen kurala riayet etmediğinden asli kusurlu bulunduğu anlaşılmakla her ne kadar katılanlardan İsmail ve Gülşen nitelikli yaralanmışsa da katılan …’in asli kusuru karşısında sanığın tali kusuru göz önüne alınarak takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına karar verilmesi uygun bulunmuştur. Sanık hakkındaki sonuç ceza 5 ay hapis cezası olarak belirlenmiştir. Katılanlar maddi zarar talebinde bulunmuş ve sanık tarafından zarar giderilmemiş olmakla yasal olarak CMK 231. maddesi uygulanmamışsa da takdiren kısa süreli hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi uygun bulunmuş ve sanığın tali kusuru dikkate alınarak takdiren sürücü belgesinin geri alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.” şeklindedir.

2.Olay nedeniyle …’ün hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede, …’ün orta (3) derece etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde, …’ün basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandıklarına dair doktor raporları dosya içerisindedir.

3.Kaza tespit tutanağında, meskun mahalde, gündüz vakti, sürücü … ‘ün sevk ve idaresindeki aracı ile Mısmılırmak caddesi üzerinde Ferhatbostan caddesi istikametine doğru seyir halinde iken Valimuammerbey caddesi kesişiminden geçtiği esnada, Valimuammerbey caddesinden gelen sürücü …’nin kullanmış olduğu kamyonun kavşağa dikkatsiz ve hızlı şekilde girmesi ile iki aracın çarpıştığı, …’nin … hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmak kuralını ihlal ettiği, sürücü …’ün kavşakta geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek ve kavşağa yaklaşırken hızını azaltmak kuralını ihlal ettiği belirlenmiştir.

4.14.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda …’ün kavşak içerisinde kendisine 24 metre öncesinden hitap eden “DUR” levhasını dikkate almadığı, tali yol konumunda olmasına rağmen kavşağa yaklaşırken tedbirli olması hatta durması gerekirken durmadığı, kavşakta anayol durumunda seyreden kamyon sürücüsüne ilk geçiş hakkını vermediği bu nedenle asli kusurlu olduğu, snaık …’nin ise kavşağa yaklaşırken hızını kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol ve hava durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirlenmiştir.

5.Sanığın savunması “Ben daha önce ifade vermiştim o ifademi aynen tekrar ederim. Olay tarihinde yerel bir markete sevkiyat yaptığım kamyoneti kullandığım sırada meydana geldi. Yaklaşık 38-40 km hızla gidiyordum. Karakoldaki beyanımı tekrar ederim, öncelikle beraatimi, mahkumiyetim yönünde karar verilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını talep ederim dedi.” şeklindedir.

6.Şikayetçi …’ün beyanı “Ben daha önceden ifade vermiştim o ifadelerimi aynen tekrar ederim. Kazada yaralanan … ve Gülşen kızımdır, şikayetçiyim, davaya katılma talebim vardır,” şeklindedir.

7.Şikayetçi …’ün beyanı ” Ben daha önceden ifade vermiştim o ifadelerimi aynen tekrar ederim. Benim kullandığım … yolda kasisi geçtikten sonra en fazla 5-6 km hıza çıkmışken kafamı sol tarafıma çevirmemle aşırı hızla gelen sanığın kamyonetini farkettim. Çarpmanın etkisiyle aracım 7 metre sürüklendi. Ehliyetim var. Kaza nedeniyle maddi zararım aracımın perte çıkması nedeniyle 18.000,00 TL dir. Giderilmesini talep ederim, şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, ancak zararım giderilirse şikayetimden vazgeçerim, ” şeklindedir.

8.Şikayetçi …’ün beyanı “Ben daha önceden ifade vermiştim o ifadelerimi aynen tekrar ederim. Kaza nedeniyle elimde meydana gelen yaralanmadan ötürü o tarihte hazırlandığım lgs sınavına yeteri kadar çalışamadım.” şeklindedir.

9.Şikayetçi …’ün beyanı “Ben daha önce ifade vermiştim o ifademi aynen tekrar ederim. Kaza nedeniyle psikolojim bozuldu. Araçta meydana gelen zararı abim beyan etti. Şikayetçiyim, davaya katılma talebim vardır” şeklindedir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.”21.05.2020 tarihinde, saat 13:45 sıralarında, sanığın idaresindeki kamyon ile yerleşim yeri içinde, 9 metre genişliğinde, iki yönlü, düz, eğimsiz, asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalli T kavşağa yaklaştığında sağ tarafından DUR levhasına rağmen bekleme yapmadan kavşağa giren … ile çarpışması sonucu, karşı araçta bulunan şoför …’ün hayati tehlikeye neden olacak şekilde, aracında bulunan …’ün 3. derece kemik kırığına, …’ün ise 2. derece kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı ve sanığın tali kusurlu kabul edildiği olayda, ilk derece mahkemesince TCK’nın 89/4 ve 62. maddeleri uyarınca verilen erteli 5 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyetin katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiş, meydana gelen olayda katılan …’in ilk geçiş hakkını sanığa vermemesi nedeniyle asli kusurlu olduğu, sanığın ise kavşaklarda hızını azaltmaması nedeniyle tali kusurlu olduğu, ilk derece mahkemesince sanığın tali kusurlu olduğu yönündeki kabulünde bir isabetsizlik ve hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak, kaza neticesinde 3 kişinin nitelikli şekilde yaralanması göz önüne alındığında mahkemece temel ceza belirlenirken yaralı sayısı ve yaralanmaların niteliği göz önünde bulundurularak alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak karar verilmesi gerekirken temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi hukuka aykırı görüldüğünden … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/02/2021 tarih ve 2020/668 esas 2021/160 karar sayılı kararının CMK’nın 280/2 maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında TCK’nın 89/4. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezasına hükmedilmiş, sanığın geçmiş hali, sanığa verilecek cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK’nın 62. maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve sanığın sabıkasının olmaması ve tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaate varılmakla, 10 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyetin ertelenmesine, sanık tarafından katılanların zararı giderilmediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindedir.

2.Sanığın savunması “Yukarıda yazılı kimlik bilgileri ve adres bana aittir. Ben daha önce ifade vermiştim o ifademi aynen tekrar ederim. Olay günü kullanmış olduğum … plakalı kamyonet ile yerel bir markete sevkiyat yapacaktım. Yaklaşık 30-40 km hızla gidiyordum. O esnada ismini olay nedeniyle öğrendiğim …’ün kullanmış olduğu … plakalı … ile çarpıştık ve trafik kazası meydana geldi. Ben ana yoldaydım. Müşteki ise Mısmılırmak caddesi ile Vali Muammer Bey caddesi kesişimindeki tali yoldan süratli bir şekilde aracıyla çıktı. Ben kendisini fark ettim ve fren yaptım ancak kendisi duramadı ve hızını düşüremediği için benim kullandığım kamyonete sağ taraftan çarptı. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Benim olayda herhangi bir kusurum yoktur. Ben şu anda işten ayrıldım ve başka bir yerde çalışıyorum. Ancak olay tarihinde çalışmış olduğum 058 Beşler Market Şirketi bana müştekilerin sigortadan para aldıklarını ve zararın karşılandığını söylediler. Ancak benim buna ilişkin elimde herhangi bir evrak yoktur. Öncelikle beraatimi, mahkumiyetim yönünde karar verilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını talep ederim.” şeklindedir.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde bölge adliye mahkemesinin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

A.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak tali kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından katılan vekilinin ceza miktarına ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

B.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.Kusurlu Olmadığı Yönünden;
Dosya içeriğine göre, olay günü, gündüz vakti, sanığın sevk ve idaresindeki kamyon ile yerleşim yeri içinde, iki yönlü caddede seyir halindeyken, olay mahalli kavşağa yaklaştığında istikamet yönünde bulunan dur levhasına rağmen bekleme yapmadan kavşağa giren katılan sürücünün idaresindeki otomobil ile çarpışması sonucu üç kişinin nitelikli şekilde yaralanması ile neticelenen olayda, sanığın kavşak mahalline yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle tali kusurlu olduğu anlaşıldığından mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Ceza Miktarı Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan sebeplerle sanığın bu yöndeki temyiz sebebi reddedilmiştir.

3.Hükmün Açıklanmasının geri Bırakılması Hükümlerinin Uygulanmadığı Yönünden;
Sanık tarafından katılanların zararı giderilmediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2021/750 Esas, 2022/543 Karar sayılı kararında sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.05.2023 tarihinde karar verildi.