YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9400
KARAR NO : 2023/1847
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi nedeniyle kararın niteliğine göre 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi gereğince reddine karar verilerek, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2015/779 Esas, 2016/339 Karar sayılı kararı ile;
Sanık … hakkında kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları bir aletle dinleme veya bir ses alma cihazı ile kaydetme, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri ifşa etme suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı,
Sanıklar … ve … hakkında kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları bir aletle dinleme veya bir ses alma cihazı ile kaydetme, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri ifşa etme suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı,
Sanıklar … ve … hakkında kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları bir aletle dinleme veya bir ses alma cihazı ile kaydetme, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri ifşa etme suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı,
Verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.11.2022 ve 28.06.2020 tarihli ve 2016/199150 sayılı, sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın vekilinin temyiz isteği; sanıkların cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan … ile sanık … arasında suç tarihinde … 4. Aile Mahkemesinin 2014/44 Esas sayılı dava dosyası ile boşanma davalarının bulunduğu, sanıklardan …’nın katılanı telefonla arayarak … iline geldiklerini ortak bir yerde görüşmek istediklerini söylemesi üzerine … yolu üzerinde bir kahvaltı işyerinde, sanıklar … ve … ile buluşarak oturduklarında katılana boşanma aşamasında olduğu eşi … hakkında sorular sordukları, daha sonra yine aynı sanıklar 10 gün kadar sonra Ornaz vadisinde bulunan balık restaurantında buluştuklarında katılanın eşi … hakkında sorular sorarak her iki konuşmayıda kayıt altına alıp sanıklardan … ‘a verdikleri, bu sanığında söz konusu görüşmelerdeki ses kayıtlarını sanık …’a verdiği, sanık …’da … 4. Aile Mahkemesinin 2014/44 Esas sayılı dosyasının 15.10.2014 tarihli duruşmasında katılana ait olduğunu iddia ettiği ses kayıtlarına ilişkin dökümanları mahkemeye ibraz ettiği iddiası ile sanıklar hakkında kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları bir aletle dinleme veya bir ses alma cihazı ile kaydetme, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri ifşa etme suçlarını işledikleri iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2. Katılan … 22.10.2015 tarihli duruşmada; “…sanıklardan … arkadaşımdır. … boşanma aşamasında olduğum eşimdir. … eşim …’ın 10 yıllık arkadaşıdır, … ve …’ı önceden tanımıyordum. Olay günü tanıdım. … beni arayarak …’ye geldiğini ve görüşmek istediğini söyledi. Sarayköy civarında bir kahvaltı yerinde arkadaşım … ve yanında bulunan … ve … ile buluştuk. Normal bir sohbet yaptık, şu an ne konuştuğumuzu tam olarak hatırlamıyorum. Ancak … devamlı …’le ilgili sorular soruyordu. Bana “çocuğunu göremiyormusun, çocuğunu alsana, Tire emniyeti sana neden yardımcı olmuyor, tanıdıkların yok mu” gibi sorular soruyordu. Nasıl olduğunu bilmiyorum, ama o sıradaki konuşmalarımızı kaydetmişler, 10 gün sonra yine 3’ü …’ye geldi. Hatta … hamile olduğu için bebek alışverişine geldiğini söylemişti, birlikte Ornaz’daki balık restoranına gittik. Oradaki konuşmalarımızı da kayıt etmişler. Bu olaydan 2-3 gün sonra eşim … beni aradı ve bana “hakkımda açtığın bütün davaları geri çevireceğim” dedi ve sonra …, … ve … ile yaptığımız konuşmaların kayıtlarını bana dinletti. Hatta “senin arkadaşların, para verince seni satıyorlar” dedi. Sonrasında …’yı arayıp bu ses kaydından haberi olup olmadığını sorduğumda, çocununun üzerine yemin ederek böyle bir şeyden haberi olmadığını söyledi. …, …’ı tanımadığını iddia ediyor ise de; aralarında ilişki olduğunu ben daha sonra öğrendim, bununla ilgili fotoğraflar ve kayıtlar … 4. Aile Mahkemesinin dosyasında mevcuttur. Sanıklardan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum… ” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Sanık … 19.02.2016 tarihli duruşmada; “…sanıklardan …’i tanımam. …’ı aynı spor salonunda antrenörlük yapmam sebebiyle tanırım. …’ı voleybol oyuncusu olarak bilirim. …’i 2002’den beri tanıyorum. Katılanı da arkadaşım …’ın eşi olması nedeniyle tanırım. …’lerin …’ye gittiklerini hiç bilmiyordum. …’in … ve eşi arasındaki sorunları bildiğini de bilmiyordum. Bir gün spor salonunda iken … benimle bir şey konuşmak istediğini söyleyerek yanına çağırdı. … orada bana, … Sezen hakkında oyunlar oynandığını söyledi. Ben de ona “sen bu konuları nereden biliyorsun” deyince … bana …’ye geldiğini … ile tanıştığını anlattı. Ben buna çok şaşırdım. Hatta inanmadım. Bunun üzerine … “benim herşeyden haberim var, bunlarla ilgili ses kaydım bile var, oynanan oyunların hepsinden haberim var” deyince ben ses kaydını dinlemek istedim ve bu kaydı …’den aldım. Bu kaydı dinledim. …’in eşiyle boşanma sürecinde birçok mahkemede ifade verdim. Ancak bu süreçte doğruları söylememe rağmen kimse inanmadı, örneğin boşanma davasında …’in babası torunu olan Burak’ı 5 yıldır görmediğini söylemişti, oysa ben 2013 veya 2014 yılında Burak’ın doğum gününde ailesi ile birlikte aynı mekandaydım ve …’in babasının da o doğum gününde olduğunu torununu gayet gördüğünü biliyordum. Buna rağmen …’in babası çocuğu 5 yıldır görmediğini söylüyordu. Boşanma davası sürecinde o cemaat, bu hakim, bu savcı devreye girdi derdimizi anlatamadık. Bunu ses kaydında dinledim. …’in verdiği kaydı dinlediğimde bazı gerçeklerin ortaya çıkacağını düşündüm. Bu nedenle …’ı arayarak telefondaki ses kaydını …’a gönderdim. Suçlamaları kabul etmiyorum, Beraatimi istiyorum, mahkeme aksi kanaatte ise lehime hükümlerin uygulanmasını ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kabul ediyorum…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Sanık … 25.12.2015 tarihli yakalama duruşmasında; “…Ben daha önce olayla ilgili olarak soruşturma aşamasında ifade vermiştim, o ifademi tekrar ediyorum, atılı suçlamayı kabul etmiyorum, benim müştekinin konuşmalarının kayıt altına alınmasında önceye dayalı bilgim yoktur, kayıt altına alındıktan sonra sanık … çok yakın arkadaşım olması sebebiyle müştekinin tarafıma hasmane bir şekilde sergilediği tutumlar ve hakkımda açtığı onlarca asılsız davayı bildiği için benim hakkımda konuşulanları bilmem amacıyla kaydı bana getirdi. Bende kendimi savunmak amacıyla ve suç kastı gütmeden bu kayıtları delil olarak davalarda kullandım, suç işleme kastım yoktur, benim suçla ilgili hiçbir bilgim görgüm yoktur, şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, beraatimi istiyorum…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
5. Sanık … 25.12.2015 tarihli yakalama duruşmasında; “…Ben daha önce olayla ilgili olarak soruşturma aşamasında ifade vermiştim, o ifademi tekrar ediyorum, ben sanık …’in dükkan komşusuyum, beden öğretmeniyim, … müştekinin çok samimi bir arkadaşıdır, müşteki ile sanık … arasında boşanma davası vardır, bu nedenle … dükkan komşusu olduğum için benden sürekli … hakkında bilgi istiyordu, bu bilgileri benden alıp müştekiye iletiyordu, … benim yanımda müştekiye …’la ilgili telefonda konuşamayacağı bilgiler ve haberler olduğunu, bundan dolayı …’de buluşmak istediğini söyledi, bunları benim yanımda söyledi, ehliyeti olmadığı için benden …’ye beraber gitmeyi istedi, sanık …’da okul başvurusu için bizimle geldi. Ben, …, … …’de müşteki ile buluştuk, masada konuşulan konuların tehlikeli olduklarını gördüm, Hakim, Savcılar hakkında konuşuluyordu, kendilerinin cemaatten olduğunu belirtti, bende bu konuşmalardan korktum ve kötü niyet sezdiğim için kendimi korumaya almak için bu konuşmaları kayıt altına aldım, kesinlikle bu konuşmaları kötü niyetle …’e veya başkasına kullanması amaçlı almadım, sadece korktuğum için ve kötü niyet sezdiğim için beni daha fazla bu işlerde kullanmamaları için kayıt altına aldım. Biz Tire’ye döndükten sonra müşteki …’ı arayarak benim numaramı istemiş, daha sonra bana ulaştı, bana “o gün masada konuştuklarınızı ötmüşsünüz, …’ı bitirdiğim gibi sizi de bitireceğim, sana hakimleri savcıları tanıdığımı söylemiştim” diye tehdit etti, telefonu kapattıktan sonra mesai arkadaşım diğer sanık …’a bu kayıtları verdim ve “bak arkadaşın … için ne oyunlar dönüyor” diye ‘a verdim, daha sonraki olaylardan bu kayıtların …’in eline geçmesinden bilgim yoktur. Ben bu kayıtları alırken yanımızda bulunan sanıklar …’ın ve …’in haberi yoktu, …’in de bunlardan haberi yoktu, kayıtlar ona benim kayıtları ‘a vermem nedeniyle haberi oldu. Suç işleme kastım yoktur, kendimi güvenceye almak için bu kayıtları aldım, şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, pişmanım, beraatimi istiyorum…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
6. Sanık … 25.12.2015 tarihli yakalama duruşmasında; “…Ben daha önce olayla ilgili olarak soruşturma aşamasında ifade vermiştim, o ifademi tekrar ediyorum, atılı suçlamayı kabul etmiyorum, olay tarihinde müştekiyle konuşan kişiler arasında vardım, ancak konuşmaların ses kaydına alındığından haberim yoktu, olaydan sonra müşteki beni arayarak konuşmalarının başkaları tarafından duyulduğunu, konuşmaların ses kaydına alındığını, bundan haberimin olup olmadığını sordu, bende haberim olmadığını söyledim, benden … ‘ın numarasını istedi, ben numarayı vermedim, sonra müşteki telefonda bana “yaşın daha küçük 18 yaşındasın, yazık ettin kendine” dedi, beni telefonda tehdit etti, benim ses kaydından bilgim yoktu, atılı suçlamayı kabul etmiyorum, şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, beraatimi istiyorum… ” şeklinde beyanda bulunmuştur.
7. Sanık … 14.09.2015 tarihli istinabe duruşmasında; “…Önceki savunmalarımı tekrar ederim, atılı suçlamayı kabul etmem, bu olayla hiçbir alakam yoktur, ben ve …, sanık …’ı …’de bir okula yazdırmak için …’den yardım istemek için onu aradık, kendisinin …’de ikamet ettiği ve oraları bilmediğimiz için … … ‘den yardım istedik, … ‘de bir restaurantta ben, … ve … … İle buluştuk, muhabbet ettik ama muhabbetin içeriğini hatırlamıyorum, aradan uzun zaman geçti, ses kaydıyla ilgili hiçbir ilgim yoktur, bu konuda hiçbir şey bilmemekteyim, bu olayın ardından … beni telefonla arayarak ” elimde senin ses kayıtların var, benim aleyhime beyanda bulunmazsan seni mahkemelerde süründürürüm ” şeklinde tehdit etti, korkuyorum, suçsuzum, beraatimi isterim, hakkımda şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
8. Mahkemece; “…Dosyada bulunan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde; Sanıklardan … ile … … ‘in resmi nikahlı evli oldukları, ancak aralarındaki boşanma davasının … 4. Aile Mahkemesinin 2014/44 esas sayılı dosyada devam ettiği ve fiilen ayrı yaşadıkları, katılanın sanıklardan …’i tanıdığı ve …’ye davet ettiği, sanıklar …, … ve …’ın …’ye gelerek, …-… karayolu üzerinde bulunan bir kafetaryada katılanla buluştukları, sanıklardan … ve … ile katılan arasında katılan ve eşinin boşanma davaları ile ilgili konuşmalar geçtiği, sanık …’in bu konuşmayı kayıt ettiği, bu görüşmeden birkaç gün sonra yine sanıklar …, … ve …’ın …’ye gelerek Ornaz vadisindeki bir restoranda katılanla buluştukları, sanık …’in bu görüşmeyi de katılandan habersiz olarak kayıt ettiği, sanık …’nun, diğer sanıklar … ve … ile arkadaş olduğu, bu nedenle …’ın katılan ile sanık …’ın boşanma davalarından ve aralarındaki sorunlarda haberdar olduğu, bu nedenle yaptığı görüşme kayıtlarını …’na verdiği, …’nun da arkadaşı olan …’in boşanma sürecinde şahitlik yapmış olması ve aralarındaki samimiyet nedeniyle olaylardan ve taraflar arasındaki davalardan haberdar olduğu, hatta sanık …’in, sanık …’a “…’ye gelerek … ile tanıştığını, oynanan oyunlardan haberdar olduğunu, bununla ilgili ses kaydı bile yaptığını” söylediği, bunun üzerine … ‘ın …’deki ses kaydını dinlemek istediğini söylediği, …’ın kendindeki ses kaydını … ‘a verdiği ve onun da bu kaydı dinlediği, daha sonra da arkadaşı …’ın boşanma davasında, arkadaşına yardımcı olacağı ve gerçekleri ortaya çıkaracağını düşündüğü bu kaydı arkadaşı sanık …’e verdiği, …’in de bu kaydın dökümünü yaparak … 4. Aile Mahkemesinin 2014/44 esas sayılı dosyasının 15/10/2014 tarihli duruşmasında mahkemeye ibraz ettiği anlaşılmıştır. TCK’nIn 133/1. Maddesinde kişiler arasında aleni olmayan konuşmaları taraflardan herhangi birinin rızası olmadan bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kayıt eden kişinin cezalandırılacağı, aynı maddenin 3. Fıkrasında kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kayıt edilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişinin cezalandırılacağı düzenlenmiştir. Buna göre 1. Fıkrada düzenlenen suçun oluşabilmesi için konuşmanın tarafı olmayan bir kimse tarafından aleni olmayan bu konuşmanın dinlenilmesi ve kayda alınması gerekmektedir. 3. Fıkradaki suçun oluşabilmesi için ise TCK’nın 133/1. Maddesindeki suçun işlenmesi suretiyle elde edilen bilgilerden yarar sağlanması veya bunların başkalarına verilmesi veya başkalarının bilgi edinmesinin sağlanması gerekmektedir. Somut olayda katılan ile sanıklar … ve … arasındaki konuşmalar yine bu konuşmanın tarafı olan … tarafından kayda alınmıştır. Bu nedenle sanıklar … ve …’in üzerine atılı bulunan suçun yasal unsurları oluşmamıştır. Sanık … olay günü diğer sanıklar … ve … ile birlikte … ilinden … iline gelmiş ve onlarla birlikte aynı kafetaryada bulunmuş ise de; dosyada mevcut ses kaydı dökümü incelendiğinde, sanık …’ın konuşmalara katıldığına ve bu konuşmaları kayıt ettiğine dair bir delil elde edilememiştir. Sanık …’in arkadaşı olan … sanık …’ın eşi katılanla boşanma sürecini yakinen bilen, taraflar arasındaki sorunlardan haberdar olan bir kişi olduğundan suç konusu kaydı arkadaşı olan sanık …’den alarak dinlediğinde, bu kaydın arkadaşı sanık …’in boşanma davası sürecinde iddialarını kanıtlayabilmesi için işine yarayabileceğini düşünmüş ve bu amaçla kaydı sanık …’a vermiştir. Sanık … de arkadaşı …’den aldığı bu kaydın dökümünü aile mahkemesi dosyasında katılanın iddialarını çürütmek amacıyla ibraz etmiştir. Çünkü … 4. Aile Mahkemesinin 2014/44 esas sayılı dosyasında davacı ve birleşen dava davalısı sıfatıyla yer alan katılan, eşi olan sanık … hakkında “kendisine darp, tehdit ve hakaret uyguladığı, aşırı alkol aldığı, müşterek çocuğun anneye teslimi için okula gidildiğinde davalının kararı tanımadığını belirtip bağırıp çağırdığı ve çocuğu kaçırdığı, davalının (sanık …’ın) telefon ve mesaj yoluyla annesine, babasına, yakınlarına, karşı tehdit ve hakaret suçlarını işlediği, kendisine uygulanan bu şiddet nedeniyle bir gece vakti eşyalarını bile yanına almaksızın ayağında terliğiyle evden kaçtığı” şeklinde iddialarda bulunmuş ise de; sanık … tarafından aile mahkemesi dosyasına ibraz edilen ve suç konusu olan ses kaydı dökümünün incelenmesinde özetle ve mealen “ortak çocuklarını babası olan sanık …’ın kaçırdığını, bir gece gidip dükkanın yedek anahtarıyla kapıyı açtığını, orada bulunan arabaya ait yedek anahtarı alarak arabayı aldığını, çocuğu evde olduğu için almadığını, kendi dükkanının annesinin adına kayıtlı olması nedeniyle sanık …’ın bununla ilgili bir şey yapamayacağını, hatta kendi adına hiç bir şeyin olmadığını, tanıdığı savcılar olduğunu, sanık …’ın da bu nedenle kudurduğunu, Tire adliyesinde tanıdıkları olduğunu, sanık … hakkında şiddet ve hakaretten en az 10 tane dava açtığını, evrakta sahtecilik davalarına ağır cezanın baktığını, eşinin içtiğini, kendisini fazla dövmediğini ve sevdiğini, kendisinin eşinin facesini kırdığını, eşinin kendisini aldattığını öğrenince yine kendisinin dayak yediğini, kendi ailesinin sanık …’ı asker kaçağı diye ihbar ettiğini ve böylece işyerinin kendisine kaldığını, bir evlilik hayatlarının olmadığını, bunun bir … ortaklığı gibi olduğunu, emniyet müdürlüğünü etkileyebilecek …’te onların başı olan biri olduğunu, emniyetin hepsini tanıdığını” söylediği görülmektedir. Bu ses kaydındaki beyanlar ile dava dilekçesindeki beyanların birbirinden farklı ve hatta bazı kısımlarda taban tabana zıt olduğu, bu nedenle ses kaydındaki hususların aile mahkemesi dosyasındaki delillerin değerlendirilmesi açısından önem taşıdığı, sanık …’ın bu ses kaydını iddialarını ispatlayabilmek ve katılan … ‘in iddialarını çürütebilmek için sunduğu, sanık …’ın kişiler arasında aleni olmayan konuşmaları ifşa etmek kastıyla hareket etmediği, sanık …’ın katılan … ile aralarındaki uyuşmazlıkla ilgili olarak bazı isnatlarda ve olumsuz değerlendirmelerde bulunduğu, bu bağlamda söz konusu ses kaydı dökümünü aile mahkemesi dosyasına ibraz ettiği, tüm bu hususların sanık … açısından TCK’nın 128. Maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı, buna göre sanıklar … ve …’nun suç kastıyla hareket etmedikleri, sanıklar … ve … açısından atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı, sanık … açısından ise cezalandırılmasına yeter derecede somut ve kesin delil olmadığı anlaşıldığından…” şeklindeki gerekçeler ile sanıklar hakkında beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanık … ile diğer sanıklar … ve …’in, katılan … ile buluştukları çay bahçesinde ve balıkçı restoranında, katılan …’a, boşanma aşamasındaki eşi olan sanık … ile ilgili sorular sorarak, katılan …’un cevaplarını ve aralarında geçen konuşmaları, sanık …’a ait cep telefonu ile gizlice kaydedip, her iki konuşma kaydını, sanık …’a verdikleri, sanık …’ın da, yakın arkadaşı olan sanık … tarafından getirilen söz konusu kayıtların çözümünü yaptırıp, elde ettiği dokümanları, üzerine notlar ekleyerek, 15.10.2014 tarihli duruşmada vekili aracılığıyla boşanma davasına delil olarak sunduğu iddialarına konu olayda;
Sanıklardan …’in, iddiaya konu kayıtları, diğer sanıkların ve katılanın bilgisi dışında cep telefonu ile kaydettiğini beyan etmesi, kayıtların sanık … tarafından, sanık …’a, sanık … tarafından da sanık …’a verildiğine dair adı geçen sanıkların aynı yöndeki savunmaları, kayıtların çözümü yaptırılarak elde edildiği beyan edilen dokümanlardaki konuşmaların hemen hemen tamamının sanıklar … ve katılan …’a ait olması ve konuşulanların kapsamı karşısında, sanıklardan yalnız …’i tanıyan ve onun yanında olmasından dolayı iddiaya konu buluşmalara katıldığı anlaşılan sanık …’in, üzerine atılı suçları işlemediğine dair savunmasının aksine, mahkumiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanık … hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin yerel mahkemenin kabulünde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiş; sanık …’in nüfus kaydına uygun adli sicil kaydı getirtilip, duruşmada okunmadan karar verilmiş ise de, temyiz incelemesi sırasında sanık …’in adli sicil kayıt örneğinin UYAP sisteminden temin edilerek, dosyaya konulmasından dolayı bu eksiklik bozma nedeni olarak kabul edilmemiştir.
B. Sanıklar …, … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
1- Katılan … tarafından 20.01.2014 tarihinde açılıp, … 4. Aile Mahkemesinin 2014/44 esasına kaydedilen ve sanık … tarafından 24.02.2014 tarihinde açılıp, … 4. Aile Mahkemesinin 2014/44 esas sayılı dosyasıyla birleştirilen karşılıklı boşanma davalarının yargılamasının devam ettiği ve katılan … ile eşi olan sanık …’ın fiilen ayrı yaşadıkları dönemde; katılan …’un arkadaşı olan sanık …’nın, telefonla aradığı katılan …’a, görüşme teklifinde bulunup, katılan …’dan olumlu yanıt alması üzerine, katılan … ile sanık … ve sanık …’nın yanında bulunan diğer sanıklar … ile …’in önce bir çay bahçesinde, yaklaşık 10 gün sonra bir balık restoranında buluştukları, her iki görüşmede katılan …’a eşi ile ilgili sorular soran sanıkların, aralarında geçen konuşmaları gizlice kaydederek, her iki konuşma kaydını sanık …’a verdikleri, sanık …’ın da, yakın arkadaşı olan sanık … tarafından getirilen söz konusu kayıtların çözümünü yaptırıp, elde ettiği dokümanları, üzerine notlar ekleyerek, 15.10.2014 tarihli duruşmada vekili aracılığıyla boşanma davasına delil olarak sunduğu iddialarına dayalı olarak, 5237 sayılı Kanun 133 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları bir aletle dinleme veya bir ses alma cihazı ile kaydetme ve aynı maddenin üçüncü fıkrasındaki kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri ifşa etme suçlarından kamu davaları açıldığı olayda;
Katılan …’un; “…Eşim … beni aradı ve bana ‘hakkımda açtığın bütün davaları geri çevireceğim’ dedi ve sonra …, … ve … ile yaptığımız konuşmaların kayıtlarını bana dinletti. Hatta ‘Senin arkadaşların, para verince seni satıyorlar’ dedi. Sonrasında …’yı arayıp bu ses kaydından haberi olup olmadığını sorduğumda, çocuğunun üzerine yemin ederek böyle bir şeyden haberi olmadığını söyledi…” biçimindeki ifadesi, katılan …’un eşi olan sanık … tarafından boşanma davasında delil olarak kullanılan dokümanlarda yazılı “… …’nin muhbirliğini yapıyor” ibarelerinden ve aynı yöndeki sanık …’in savunmasından anlaşılacağı üzere, sanık …’nın boşanma davası sürecinde arkadaşı olan katılan …’un yanında hareket ettiği ve sanık …’ın bu nedenle husumet beslediği sanık …’ya atıfla, “Senin arkadaşların, para verince seni satıyorlar” şeklinde sözler söylemesinin kuvvetle muhtemel olması, sanıklardan …’in, iddiaya konu kayıtları, diğer sanıkların ve katılanın bilgisi dışında cep telefonu ile kaydettiğini beyan etmesi, kayıtların sanık … tarafından, sanık …’a, sanık … tarafından da sanık …’a verildiğine dair adı geçen sanıkların aynı yöndeki savunmaları karşısında, sanık …’nın, katıldığı söyleşilerin kaydedilip, bu suretle elde edilen verilerin ifşa edilmesi eylemlerine iştirak ettiğine dair, savunmasının aksine, mahkumiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeksizin, sanık …’ya yüklenen suçların sanık … tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesine dayalı olarak sanık …’nın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, gerekçeli kararın 4. sayfasında; çay bahçesinde ve balıkçı restoranında konuşulanların sanık … tarafından gizlice kaydedildiği oluş çerçevesinde açıklanıp kabul edilmesine rağmen gerekçeli kararın 5. sayfasında, “..Somut olayda katılan ile sanıklar … ve … arasındaki konuşmalar yine bu konuşmanın tarafı olan … tarafından kayda alınmıştır…” ibarelerine yer verilerek, kendi içerisinde çelişen ve sanık …’nın söz konusu konuşmaların tarafı olması nedeniyle sanık …’ya yüklenen fiillerin kanunda suç olarak tanımlanmadığına dair yetersiz gerekçelerle aynı maddenin aynı fıkrasının (a) bendi gereğince beraat hükümleri kurulması,
2- Sanıklardan … müdafiinin aynı suçlamalardan dolayı sanıklar … ve … hakkında mükerrer dava bulunduğunu beyan etmesi karşısında, öncelikle aynı fiiller nedeniyle önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava bulunup bulunmadığı araştırılarak, bulunmadığı takdirde, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi, sübuta ve suç vasfına ilişkin tereddütlerin giderilmesi amacıyla; iddianameye konu konuşma kayıtları sanıklar …, … ya da …’dan temin edilip, denetime olanacak verecek şekilde çözümü yaptırılarak, kayıtların temin edilememesi halinde ise boşanma davasına sunulan dokümanların içeriğine ilişkin aynı yöndeki sanıkların savunmaları ve katılanın beyanı ile yetinilerek, kayıtların hangi tarihte yapıldığı, katılan … vekilinin 22.02.2016 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu sanık … ile sanık …’ın yan yana görüntülendikleri fotoğrafların çekim tarihinin ve sanık … ile sanık … arasındaki arkadaşlık ilişkisinin başlangıç tarihinin kaydedilen konuşmalara ilişkin buluşma tarihlerinden önce mi sonra mı olduğu, kayda alınan konuşmaların özel bir gayret gösterilmeksizin başkaları tarafından da duyulabilen aleni konuşmalar olup olmadığı, katılanın özel yaşam alanına ilişkin ve özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte herhangi bir konuşmasının kaydedilip kaydedilmediği hususları açıklığa kavuşturulup, sanıklar …, … ve …’a, iddianamede eylemlerinin tarif edildiği de nazara alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun’un 133 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 134 üncü maddesinin ikinci fıkralarının ya da sanık …’e 5237 sayılı Kanun’un 133 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 134 üncü maddesinin ikinci fıkrası, sanıklar … ve …’a aynı Kanun’un 134 üncü maddesinin ikinci fıkralarının uygulanması ihtimaline binaen ayrı ayrı ek savunma hakkı tanınıp, tespiti yapılan konuşmaların kapsamı ve toplanan delil durumuna göre, sanıklar …, … ve …’a isnat edilen eylemlerin sübut bulduğu sonucuna varıldığı takirde, 5237 sayılı Kanun’un 133 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi ses alma cihazı ile kaydetme ve aynı Kanun’un 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarına ilişkin gerekçeli değerlendirmenin kararda tartışılması suretiyle sanıklar …, … ve …’ın hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, söz konusu kayıtların, sanık … tarafından, katılan … ile eşi olan sanık …’ın fiilen ayrı yaşadıkları ve karşılıklı boşanma davalarının yargılamasının devam ettiği dönemde, boşanma davasının tarafı olmayıp, kendisine karşı işlenmekte olan ve ani gelişen bir suç ya da haksız bir saldırı da bulunmadığı halde, kaybolma olasılığı bulunan mevcut delillerin muhafazasını sağlamak için değil, önceden hazırlıklı ve planlı şekilde, katılan aleyhine yeni deliller elde etmek amacıyla yapıldığını ve sanık …’in tarafı olduğu konuşmayı değil, katıldığı söyleşiyi kaydettiğini göz ardı eden, sanıklar …, … ve …’ın iştirak halinde ve organize şekilde hareket ettiklerine dair iddianın doğru olup olmadığının irdelenmediği, eylemlerin yalnızca 5237 sayılı Kanun’un 133 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları bir aletle dinleme veya bir ses alma cihazı ile kaydetme ve aynı maddenin üçüncü fıkrasındaki kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri ifşa etme suçları kapsamında değerlendirildiği yetersiz gerekçelere ve eksik incelemeye dayalı olarak, sanıklar …, … ve … hakkında beraat kararı verilmesi,
3- Kabul ve uygulamaya göre de:
Sanık …’in nüfus kaydına uygun adli sicil kaydı getirtilip, duruşmada okunmadan karar verilmek suretiyle CMK’nın “Duruşmada anlatılması zorunlu belge ve tutanaklar” başlıklı 209 uncu maddesinin birinci fıkrasına uyulmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2015/779 Esas, 2016/339 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar …, … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2015/779 Esas, 2016/339 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2023 tarihinde karar verildi.