Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/4845 E. 2023/1914 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4845
KARAR NO : 2023/1914
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve 2015/213 Esas, 2015/1745 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, 51 inci maddesinin üçüncü ve yedinci fıkraları gereğince 2 yıl 6 ay süreyle denetime tabi tutularak ertelenmesine ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince sürücü belgesinin geçici olarak 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.09.2020 tarihli ve 2016/91619 sayılı ceza miktarının hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden bahisle bozma görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar vekilinin temyiz isteği, hükmedilen ceza miktarının isabetli olmadığına ve bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

2. Sanık müdafiinin temyiz isteği, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin eksik araştırma sonucu hüküm kurulmasının ve hükmedilen vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğuna

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü;
1. Mahkemece, ”Olay tarihinde sanığın kullanımındaki traktör ile tarla içerisinde saman balyalarının yüklendiği, ölenin traktör römorkü üzerinde tarla içerisinden tanıklar … …’ın verdiği balyaları alıp römorka yerleştirdiği sırada hareket halindeki römorktan düşerek hayatını kaybettiği, olay tutanağı, otopsi raporu, adli tıp raporu, bilirkişi raporu, tanık beyanları, savunma içeriği ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.

Sanığın olayda asli kusurlu olduğuna dair … güvenliği ve hukukçu bilirkişilerden oluşan heyet tarafından düzenlenen 07/06/2015 tarihli rapor içeriğinde tartıştığı hususlar dikkate alındığında dosya kapsamına ve oluşa uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.

Sanığın kusurlu olmadığına dair rapor ise içerik itibariyle dosya kapsamı ve olayın gerçekleşme biçimi ile uyumlu bulunmadığından itibar edilmemiştir.”

Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

2. 25.06.2014 tarihli ölü muayene tutanağında,
”…Mevcut bulgular itibariyle ceset üzerinde traktörden düşmesine bağlı herhangi bir yaralanma izi tespit edilememiştir, tıbbi bilirkişinin belirttiği gibi ölen şahsın … Devlet Hastanesi yoğun bakım üniversitesinde yatış süresi, görmüş olduğu tedavi, çekilen ultrason ve yapılan tahliller neticesinde şahsın beyin ödemine bağlı Suparaknoidal kanama sonucu öldüğü kanaatine varılmış…”

denilmektedir.

3. … Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 17.12.2014 tarih ve 26865286- 101- 01. 02- 14/ 121642/4942 sayılı raporunda;

”… 2. Adli dosyada kayıtlı bilgilerde; günübirlik işçi olarak traktör römorkunda saman balyaları dizerek çalıştığı sırada römorktan düşerek bilinci kapandığı, acil ekipleri tarafından hastaneye götürülürken arrest geliştiği, yeniden canlandırma müdahalelerine yanıt vererek hastaneye götürüldüğü, hastanede yapılan tomografi tetkiklerinde şüpheli beyin ödemi tespit edildiği, yoğun bakım yatışı yapıldığı, takipleri sırasında çekilen kontrol beyin tomografisinde beyin ödemi ve subaraknoidal kanama tespit edildiği, yatışı sırasında sürekli bilinci kapalı olduğu ve 25/06/2014 tarihinde hastanede öldüğü, beyin ödemi ve subaraknoidal kanama tanıları ölüm belgesi düzenlendiği ve defnedildiği anlaşıldığı, her ne kadar zamanında otopsi yapılarak iç organ değişimleri araştırılmamış olmakla birlikte soruşturma evrakında kayıtlı bilgiler, olay yeri inceleme bulguları, bilirkişi raporları, tanık ifadeleri ve tıbbi evrakta kayıtlı bulgular birlikte değerlendirildiğinde, kişinin ölümünün künt kafa travmasına bağlı beyin ödemi, subaraknoidal kanama ve gelişen kompikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu,

3. Kişinin 17/06/2014 tarihinde maruz kaldığı … kazasındaki yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu oy birliği ile mütalaa olunur.

Görüşünün açıklandığı belirlenmiştir.

4.Sanık aşamalarda, kendisinin idaresindeki traktöre takılı römorkün üzerinde bulunan …’nın, saman balyalarını istifleme işini yaptığını, kendisinin de bu sırada traktörü ağır ağır hareket ettirmekte olduğunu, bir ara arkasına baktığında …’yı göremediğini, aşağı düştüğünü öğrendiğini, olayda kusurunun olmadığını ileri sürmüştür.

5…. Başsavcılığı tarafından aldırılan 28.11.2014 tarihli tek bilirkişinin düzenlediği raporda, kazanın ölenin kusurlu hareketi sebebiyle meydana geldiğinden sanığın olayda etken davranışının bulunmadığı bildirilmişken, yargılama aşamasında mahkemece aldırılan 07.06.2015 tarihli bir A sınıfı … güvenliği uzmanı ve makine mühendisi, bir … ve sosyal güvenlik uzmanı, bir hukukçu bilirkişiden oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından tanzim olunan raporda, sanığın, römorke istifleyici birini çıkarmasına karşın işaretçiden yararlanmadan, aracı hareket ettireceğinde korna ya da sesli bir uyarıdan faydalanmadan veya istifleyici aşağı indirmeksizin, traktörü kontrolsüz şekilde kullanmak suretiyle asli kusuruyla neticeye sebep olduğu saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanığın idaresindeki traktörle gündüz vakti, kendilerine ait tarladaki saman balyalarının toplanması için anlaştığı …’nın, hareket halindeki traktöre takılı römork üzerinde, toplanan balyaları istiflemekteyken, dengesini kaybederek, 1.80 cm mesafeden yere düşmesi sonucu sanığın, aracında tehlikeli şekilde insan bulundurmasına karşın dikkatsizce … kullanarak, asli kusuruyla bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olaya ilişkin mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.

A)Tebliğname Yönünden
Sanığın asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olayda suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı nazara alındığında alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak karar verilmesi yerine mahkemece alt sınırdan hükmedilen ceza miktarı isabetsiz bulunmuştur.

B)Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin dördüncü fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, … ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, hukuka aykırı görülmüştür.

2. Dairemiz yerleşik içtihatları uyarınca bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir sebebin varlığı dosya kapsamından tespit edilmediğinden bu husustaki temyiz sebebi reddolunmuştur.

C) Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1 .Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen bu temyiz sebebi uygun bulunmamıştır.

2. Aynı vekaletname ile tek bir avukatı vekil gösteren katılanlar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuşsa da Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde A, B-1 ve C-2 bentlerinde açıklanan nedenle … 5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve 2015/213 Esas, 2015/1745 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.05.2023 tarihinde karar verildi.