Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/201 E. 2023/1485 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/201
KARAR NO : 2023/1485
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında tehdit suçundan neticeten hükmolunan 600,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/504 Esas, 2016/503 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve son cümlesi uyarınca neticeten 600,00 TL adli para cezasına,

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan atılı suçun sanık tarafından işlendiğine ilişkin delil bulunmadığı kabul edilerek beraat kararı,

Verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02.07.2019 tarihli ve 2016/373664 ve 12.01.2023 tarihli ve 2022/141806 sayılı, tehdit suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz isteminin reddi, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; tehdit suçundan alt sınırdan ceza tayinin haksız olduğuna, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sübuta, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Belediye ve İl Özel İdaresi Çalışanları Birliği Sendikasının (BEMBİRSEN) genel başkan yardımcısı olarak görev yapan katılan …’ın ailevi ve kişisel fotoğraflarının, aynı sendikanın bir dönem … il başkanı olarak görev yapan sanık … tarafından, tanık … Ü’nün; “Kendisinin müştekinin görev yaptığı sendikada şoför olduğunu, …’un … Şubesi’nin eski başkanı olduğunu, 2014 yılı Mart ya da Nisan ayında …’un müştekinin olmadığı bir dönemde sendikaya gelerek müştekinin masasına oturduğunu, hoşgeldiniz dediğini, onun da internette bir şeylere bakıyordum diye söylediğini, şüphelenmediğini, daha sonra telefonla sendikayı aradığını, kendisiyle yaptığı bir görüşmede -…’e söyle onun attığı adımdan haberim var, istiyorsa whatsapptan evinden resim atayım, canımı sıkmayın.- şeklinde konuştuğunu” biçimindeki beyanına göre katılanın sendikada olmadığı esnada katılanın kullanımındaki bilgisayardan ele geçirilip, ele geçirilen katılanın özel fotoğraflarının, 2015 yılının Şubat ayında yapılacak olan sendika genel başkanı ve yönetim kurulu üyeleri seçimi öncesi katılanın itibarını zedelemek amacıyla, sanık veya onun yönlendirdiği kişiler tarafından Facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde açılan sahte hesaplar üzerinden yayımlandığı, sanığın kendisine ait facebook hesabından katılana yönelik olarak “…akıllı olun, sizi adam içine çıkmaz ederim…” şeklinde mesaj attığı iddialarına dayalı olarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 134 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal ve aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçlarından kamu davası açılmıştır.

2. Mahkemece sanığın üzerine atılı özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı kabul edilerek beraat kararı verilmiş, sanığın ikrar içeren savunmasına göre katılana “..akıllı olun, sizi adam içine çıkmaz ederim… “şeklinde mesaj atması eylemi nedeniyle basit tehdit suçundan neticeten 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Sanık 09.06.2016 tarihli duruşmada özetle; “… Ben olayla ilgili daha önceki savunmalarımı aynen tekrar ediyorum, ben müştekiye herhangi bir şekilde tehditte bulunmadım, özel hayatının gizliliğini de ihlal etmiş değilim, suçsuzum ,öncelikle beraatimi talep ederim aksi halde lehime olan yasa maddelerin uygulanmasını ve hakkımda CMK 231 nci maddesinin uygulanmasını talep ederim… ” şeklinde beyanda bulunmuştur.

4. Sanık 16.06.2015 tarihli savcılık ifadesinde; “… ‘ı tanırım. Kendisi Belediye ve İl Özel İdare Birliği Sendikası Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyordu. Bende … Şube sorumlusu olarak görev yapıyor idim. Bu nedenle kendisini tanırım. Benim facebookta … isimli profilim harici başka profilim yoktur. Müşteki sendikal nedenlerle benimle uğraştı. Ben arkadaşların teveccühü ile sendika başkanlığına adaylığım söz konusuydu. Beni tasfiye etmek için asılsız suçlamalarla üzerime geldi. Benim …’da bulunduğum sırada …’daki evrakları kontrol etmeye gideceklerini söylediler. Bulamadık diye tutanak tutular. Ayrıca beni … Savcılığı’na da şikayet etmişler. Bu nedenle evim arandı. Benimle uğraştılar ve halen de uğraşıyorlar. Bu nedenle facebooktan “Adamların fos çıktı, kendin gel …, 10 Euro’ya ne oldu hocaya gittin mi akılı olun, sizi adam içine çıkmaz ederim.” şeklinde mesaj çektim. Kendisi 10.000 Euro kaybetmiş, bana da hocaya giderim bulurum şeklide konuşunca bende böyle bir mesaj çektim. Onun haricinde aile fotoğraflarını, kişisel fotoğraflarını ele geçirmem mümkün değildir. Adem Kalafat’ta bizim yönetim kurulunda idi. Kendisi ile bir problemimiz yok. Kendisiyle daha önce bir kavga olayı oldu … Polis Merkezi’ne bu konuyla ilgili ifade verdik. Ben kendisinin ofisinden görüntüleri almadım. Kendisinin kamera kayıtları vardır. Böyle bir şey varsa temin edip bildirebilir. Sendikanın güvenlik kamera kayıtlarını sorabilir. Ayrıca … ve … sendikanın sürekli çalışanıdır. Müştekinin sözünden çıkmaz. Eğer dediği gibi ifade vermezlerse işten atılırlar. Bu nedenle onlar yönlendirme ile ifade vermiştir. Kesinlikle kendilerinin beyanları doğru değildir. Kimseyi silahla tehdit etmedim. Evine kadar her şeyi biliyorum demedim. Müştekinin masasına oturup bilgisayarını karıştırmadım. Böyle bir şey yapmam mümkün değildir. Sendikaya gidip geliyordum. Ancak böyle bir şey olmadı. Ben Birsenliler isimli facebook sitesinin sahibini de bilmiyorum. Bilmem de mümkün değildir. Arkadaşlık listesinde varımdır. Paylaşımlar yapmışımdır. Ancak siteyi ben kullanmayorum. Uzlaşmak da istemiyorum. Uzlaşılacak bir durum yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum. Sadece facebooktan çektiğim bir adet mesajı kabul ediyorum. Bunu da korkutmak maksatlı, tehdit maksatlı çekmedim. Kendisinin gayriahlaki yönleri var. Bunları deşifre ederim. İnsan içine çıkmaz ederim anlamında söyledim. Yoksa tehdit maksatlı söylemedim…” şeklinde beyanda bulunmuştur.

5. Katılan 03.05.2016 tarihli duruşmada özetle; “…Ben olayla ilgili daha önceki beyanlarımı tekrar ediyorum, sanık beni itibarsızlaştırmak için facebook sayfalarından aleyhime yayınlar yapmaktadır, bu nedenle kendisinden şikayetçiiyim, ayrıca tehdit içeren beyanlarda mevcuttur…” şeklinde beyanda bulunmuştur.

6. Tanık … 03.12.2014 tarihli emniyet ifadesinde özetle; “…Müşteki … benim şoförlük yaptığım Bembirsen Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapar, Şüpheli Gökşin ise eski sendikamızın eski … şube başkanı olur,2014 yılının Mart yada Nisan ayında Şüpheli … sendika dışında olduğu bir zaman odamdan dışarıya çıktığımda benim odamın yanındaki … ait odasındaki masasında … kimseye haber vermeden, izin almadan oturduğunu gördüm, kendisine nezaketen hoş
Geldinizdedim, beni görünce ben bir şey sormadan suçlanarak ben internette bir şeylere bakıyordum dedi halen görevde olduğundan ve müşteki ile aralarında kerhangi bir sorun olmadığı için herhangi bir şüphe duymadım, daha sonra öğrendiğime göre şüpheli müştekinin odasına girip bilgisayarındaki müştekiye ait özel şahsi ve aile resimlerini alarak internet üzerinden yayınlamış, aralarında husumet oluşmasından sonra şüphelinin hiçbir telefonuna çıkmadım… ” şeklinde beyanda bulunmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmün tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, sanığın savunmasının akisine soyut beyanlar dışında mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle sanık hakkında verilen beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Hükümlerin esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanık hakkında beraat hükümleri kurulurken, uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına uyulmaması dışında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/504 Esas, 2016/503 Karar sayılı kararırına yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/504 Esas, 2016/503 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 1 numaralı bölümündeki “BERAATİNE,” ibaresinden önce gelmek üzere, hükümlere, “5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2023 tarihinde karar verildi.