YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1772
KARAR NO : 2023/1611
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2014/150 Esas, 2016/236 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 134 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Şantaj suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrasının yollaması ile birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına
Karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13.02.2021 tarihli ve 2016/316900 sayılı, özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçlarından kurulan hükümlerin onaması, hakaret suçundan kurulan hükmün ise basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesi gerekçesi ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sübuta, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasına vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’in 28.01.2014 tarihli, bir dönem birliktelik yaşadığı sanığın beraberlikleri dönemde çekmiş olduğu cinsel ilişkiye ait görüntüleri, nişanlanmasına tepki olarak kendisi ile birlikteliğe devam etmediği takdirde yayınlayacağından bahisle tehditte bulunduğu, katılanın kabul etmemesi üzerine görüntüleri nişanlısına gönderdiği yönündeki şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığının 14.04.2014 tarihli, 2014/13691 Soruşturma, 2014/19017 Esas ve 2014/5090 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçlarından … 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/150 Esas sayılı dosyasında kamu davası açılmıştır
2. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/13691 sayılı soruşturma devam ederken, katılan …’ın nişanlısı …’in daha önceden birlikte olduğu sanığın nişanlısına ait cinsel ilişki görüntülerini sürekli göndererek kendisini rahatsız ettiği, …’den ayrılması yönünde tehditlerde bulunduğu ve kendisine mezhepsiz, gavat, boynuzlu, yalancı, midesiz gibi sinkaflı küfürler içeren mesajları çektiği yönünde şikayette bulunması üzerine sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2014 tarihli, 2014/29675 Soruşturma, 2014/50252 Esas ve 2014/22815 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma, tehdit ve hakaret suçlarından kamu davası açılmış ve … 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/5 Esas, 2015/457 Karar sayılı kararı ile … 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/150 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.
3. Sanık hakkında katılan …’e karşı işlediği özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan soruşturma devam ederken, sanığın katılana ait cinsel ilişki görüntülerini katılanın kardeşi olan katılan …’e ait cep telefonuna gönderdiği ve katılan …’e “Sabah uyandığınızda kapınızda güzel şeylerle karşılaşacaksınız, elalemin yüzüne bakamayacaksınız, …’u terk etmeniz lazım” şeklinde, katılanların annesinin kullandığı cep telefonuna da katılan …’i kastederek “Mahallenin yüzüne bakamayacaksınız, senin yarın doğum günün hayatındaki en kötü günün olacak, ben bu dünyadayken sana rahat yok bunu bil” şeklinde, mesajlar göndererek katılanları tehdit ettiği iddiası ile … Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2014 tarihli, 2014/22863 Soruşturma, 2014/51541 Esas ve 2014/24559 sayılı iddianamesi sanık hakkında basit tehdit ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kamu davası açılmış ve … Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2014/578 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararı ile … 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/150 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.
4. … 32. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında basit tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarında beraat kararı verilmiştir.
5. … 32. Asliye Ceza Mahkemesince; sanık tarafından değişik zamanlarda katılan …’a katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte sinkaflı ifadeler içeren mesaj göndermek suretiyle hakaret suçunu işlediği kabul edilerek, hakaret suçundan alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına, sanığın katılan ile 1999 yılından başlamak üzere 2013 yılına kadar kesintili de olsa 14 yıla yakın bir süre birlikteliğinin olduğu, bu süreç içerisinde tarafların cinsel ilişkiye girdikleri, bu cinsel ilişki görüntülerinin sanık tarafından kaydedildiği, bu kayıt işleminin bir kısmından dosya kapsamı dikkate alınarak katılanın da haberdar olduğu, daha sonra sanık ile katılanın ayrıldıkları, katılanın, diğer katılan … ile nişanlandığı, bu durumu duyan sanığın; katılana, katılanın kardeşine ve katılanın nişanlandığı …’a mesaj ve mail göndermek suretiyle suça konu ifadeleri ve görüntüleri göndermiş olduğu, ayrıca katılan …’in evine çıplak fotoğrafını astığı, bu konudaki katılanların iddialarının tanık beyanları ile doğrulandığı, yine mesaj içerikleri ve olayın gerçekleşme süreci dikkate alındığında; sanık ile katılanın beraber olduğu döneme ilişkin bir takım olaylardan bahsedildiği ve buna ilişkin görüntülerin muhataplara ulaştırıldığı, işin doğası gereği bu görüntülerin sanık ile katılan dışındaki üçüncü kişilerde bulunmasının söz konusu olmadığı, bu doğrultuda olarak her hangi bir iddianın da bulunmadığı, tüm bu hususlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde; sanığın katılan ile beraber olduğu döneme ilişkin video görüntüleri ve fotoğrafları katılanlara göndermek suretiyle katılan …’in özel hayata ilişkin görüntü ve seslerini ifşa ettiği, yine bu süreçte gönderdiği mesajlarla katılan …’in diğer katılan …’tan ayrılmasına sebebiyet verdiği, sanığın gönderdiği mesajlarda kullandığı ifadeler, olayın gerçekleşme şekli, katılanların iddiaları ve tanık beyanları dikkate alındığında; sanığın amacının katılan Filizin diğer katılan ile evlenmesine mani olmak niteliğinde olduğu, katılan ile bir şekilde ilişkisini devam ettirmek istediği, bu oluş dikkate alındığında; yukarıda belirtildiği üzere; tehdit niteliğinde kabul edilebilecek bir takım ifadelerin şantaj suçunun unsurlarını taşıdığı, şantaj suçunun oluşabilmesi için illa ki kendisine veya başkasına maddi bir menfaat temin edilmesinin gerekli olmadığı, ilişkinin devamı hususundaki istek ve davranışın da kanunun aradığı anlamda menfaat olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, sübut bulan şantaj ve özel hayatın gizliliği ihlal suçlarından sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak mahkumiyetine karar verilmiştir.
6. Sanık … 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/150 Esas sayılı dosyasının 15.07.2014 tarihli duruşmasında; “… Ben şikayetçi ile 1998 yılından beri tanışıklığım vardır, evlerinin yanında İSKİ nin atık su arıtma tesislerinde mühendis olarak çalışır idim, başka bir işe geçtim, beni 118 den müşteki aradı, benim eşimi aramış, eşimde bana iletti, 1999 yılında birlikteliğimiz oldu, 4-5 ay geçti, beni … diye birisi aradı, sen benim sevgilimlemi çıkıyorsun dedi, biraz atıştık, ama kaba davranmadık, bende ilişkimizi bıraktım, ondan sonraki menfaat karşılığı birlikteliklerimiz olmuştur, kendisinin İşbank ve … hesaplarına para gönderdim, eldende para vermiştim, … Genç diye biri beni ev almış, hatta o evin borçlarını da ben ödedim, oturdukları evin banyo mutfağını o yaptırdı, ben ödedim, ben yol ve köprü müteahhidiyim, Hacettepe Jeoloji Mühendisliğinden 1984 yılında mezun oldum, müşteki ev aldı, oturduğu mahallede ev aldı, o zamanın parası ile 2.000 TL para verdim, evinin içini yaptırdım, müşteki …’in kardeşinin düğün ve perpadan dükkan alması ile peşin paralarını ben ödedim, kendisi bana tahrik edici olmak için çıplak mesajlarını gönderdi, cep telefonuma gönderdi, o gün ben kaç TL ödeyeceğimi de resmin altına yazmış vaziyettedir, bu şekilde para gönderdim, şikayetçi eşimi aramış, eşim rahatsız, şeker tansiyon hastasıdır, ben …’deyken Alemdağdaki evime gelmiş, kapıya gelmiş, beni komşulara rezil etmiş, olay budur, ben mesaj göndermedim, evlerinin kapısında kamera vardır, evime gelmesin diye kendisine sürekli taviz vermiştim… ” şeklinde beyanda bulunmuştur.
7. Sanık … Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/578 Esas sayılı dosyasının 14.01.2015 tarihli duruşmasında; “… …’le yaklaşık 15 yıl önce bir kaç ay süre bir gönül arkadaşlığım oldu o nedenle tanırım, … ise bu şahsın kardeşidir, suçlamaları tümüyle reddediyorum bu şahısların ses yada görüntü kayıtları paylaşmış, ifşa etmiş değilim, bu şahıslara ait ses yada görüntü kayıtları bende mevcut değildir, ancak müşteki … bana telefon etmişti, sanırım geçen seneydi, telefonla konuştuk beni kızdırdı o kızgınlıkla konuştuk ayrıca tehdit içeren bir söz söylemiş değilim, ayrıca bu tarihten öncede evime bir kaç kez gelip eşimi rahatsız eti ancak kendisini herhangi, bir şekilde tehdit etmedim, bu suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi istiyorum, müşteki ile gönül ilişkim 6 ay kadar sürdü, ayrıca o tarihten sonra ben bu şahsa para veriyordum ve bu şekilde arkadaşlığımız devam ediyordu, para karşılığı cinsel ilişkiye giriyordum, savunmamda belirttiğim gibi bu şahsın evime gelip rahatsız etmesinin nedeni kendisine daha sonra para vermeyi bırakmış olmamdır, 05xx xxx 89 80 numaralı telefon benim kullanımımda olmamıştır, numarasını yukarıda verdiğim sim kartının takılıp kullanıldığı bana ait telefon cihazına 05xx xxx 89 80 numaralı sim kartını takıp kullanmış değilim, kim yaptı bilemem, iddianamede geçen nitelikli bir mesajı müştekiye çekip çekmediği hatırlamıyorum olay üzerinden zaman geçmiştir, yine iddianamede geçen “mahallenin yüzüne bakamayacaksınız….sana rahat yok bunu bil” şeklindeki mesajı ben çektim, …’in beni aradığı numaraya bu mesajı çektim, ancak bu numarayı hatırlamıyorum, ayrıca watsapp üzerinden müşteki …’e diğer müşteki …’in sex görüntü yada konuşmalarını içeren herhangi bir ileti göndermiş değilim ,bu iddiaları kabul etmiyorum, böyle bir görüntüde çekmiş değilim, suçsuzum beraatimi istiyorum…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
8. Sanık … 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/5 Esas sayılı dosyasının 13.10.2015 tarihli duruşmasında özetle “… Hazırlık ifademi kabul ederim ve aynen tekrar ederim. Ben müştekiye herhangi bir görüntü veya resim göndermek suretiyle tehdit veya rahatsız etmedim. Suçlamaları kabul etmiyorum…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
9. Katılan … … 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/150 Esas sayılı dosyasının 15.07.2014 tarihli duruşmasında özetle; “… konu hakkında C.Savcılığına şikayette bulunmuştum, aynısını tekrar ediyorum, sanığın savunmasını kesinlikle kabul etmiyorum, 1999 yılında kendisi ile birlikte oldum, kendisinin bana evli olmadığını, dul olduğunu , ayrıldığını söylemişti, ben de o şekilde inandım, … ve … dışında da birlikte otelde kaldığımız oldu, … 2009 senesinde kendisinin evli olduğunu fark ettim, kendisinden ayrılacağımı söyledim, bunun üzerine gizli kamera ile çektiği görüntüleri bana göstererek tehdit etmeye başladı, bunun üzerine eşi ile telefonla görüştüm, ben 2013 yılının Ağustos ayında sanıktan ayrıldım, ve 2013 yılının Aralık ayında nişanlandım, … ile nişanlandım, bunun üzerine sanık hem beni hem nişanlandığım kişi olan nişanlımı tehdit etti, o görüntüleri …’a gönderdi, bu nedenle de …’tan ayrıldım, …’ın şirket maillerine görüntüleri yollamış, hatta şirketten beni tanıyanlarda olmuştu, 18 ocak benim doğum günümdür, 2014 yılının 17 ocakta da sanık kendisine ait cep telefonu ile beni yazılı mesaj tehditinde bulundu, “seni sokağa çıkamaz duruma getireceğim, sabahleyin kalktığında karşı duvara bakın ne göreceksiniz,” dedi, bizim evimizin giriş katta sağ tarafta bulunan mutfak camına benim dıştan çırıl çıplak fotoğrafımı yapıştırmış, benim tamamen çıplak fotoğrafımı yapıştırmış, ben anneme, o kişi değilim diye söyledim, hatta annemin telefonuna da aynı mesajları yollamış, bundan sonra mağduriyetimi anneme de söylemek zorunda kaldım, hatta aynı görüntüleri whats up tan erkek kardeşim …’a da yollamıştı, şikayetçiyim, mağdurum, her an her yerde bu şekilde bir fotoğrafımı görebileceğimi düşünüyorum, bunun üzerine bende evlerine gittim, sanığın eşi ve kızı olduğunu düşündüm, yapmasın diyerek söylemeye gittim, oğlu kapıyı açtı, evleri Çekmeköy’de dir, bu arada 5-6 tane adam geldi, beni ite kaka dışarıya attılar, güvenlikte vardı, çok mağdurum, devamla ben 1999 yılında matbaada çalışıyordum ve kendisi bana ben seni çok kıskanıyorum, çalışmanı istemiyorum, ben de kooperatiften ev almıştım, borcuma mukabilen çalışmak zorunda kaldığımı söyledim, o da kendisi sen işten çık ben ödeyeceğim, ama bana bir müddet haçlık veriyordu, kooperatif borcumu da ödüyordu, zaten 1999 da az bir borcum vardı, onu ödedi, aylık 500-600 TL borcum kalmıştı, onu ödedi, ben 2008 Ağustos ayında kendisine 20.000 TL nakit para havale yaptım, ben o zaman arabamı satmıştım, sıkışık olduğunu söyledi, bende para gönderdim, benim daha önce ki tasarruflarımdan kalan 20.000 TL param vardı, yine sanık istedi, bende verdim, çok güvendiğim evlilik vaadleriyle bu şekilde yola çıktığım kişiydi, 2009 senesinde ben evlenmek istediğimi, anne olmak istediğimi, ne beni alıyorsun, ne bırakıyorsun, bana dediki her türlü rezilliği yaparım, senden ayrılmam, seni kimseye yar etmem dedi, sanık bana kendisi bana çalışamazsın, sürekli görüntüler ile tehdit ediyor, bana 200,300,500 TL para verme ve yollama durumları oldu, bende çalışmak istediğimi söyledim, evlenmek istediğimi söyledim, ben 2013 yılının temmuz ayında kendisi ile ayrılacağımı kesin olarak söyledim, 2013 yılının Aralık ayında ben nişanlanınca, nişanlıma da bu görüntüleri yolladı, kardeşime de yolları, nişanlımın şirketinin maillerine de gönderdi, bunun üzerine ayrıca nişanlım olup ayrıldığım kişi …’a bu şekildeki davranışları dolayısıyla Gayrettepe Emniyetinde soruşturmanın olduğunu biliyorum, Müştekiden soruldu : Beni … adliyesine de yönlendirdiler Anadolu Adliyesinde de Savcılık aşamasında olan bir şikayetimiz vardır. Soruldu : benim cep telefonumdaki mevcut doneleri bilgisayar ortamında flash diske attım, onu Savcılığa verdim, çünkü başkaları telefonumu bulur diye çekindim, sadece bir tane var, diğer telefonuma da erkek kardeşimin telefonunda tehdit edici ibareler var, hakaret ibaresi var, benim telefonuma seni insan içine çıkamaz haline getiririm, dedi, benim telefonumda ki görüntüde vücut görüntüsünde benim baş kısmımda görünüyor, benim yüzüm görünüyor, kendisinin vücudu belli oluyor ancak yüzü görünmüyor, saçı görünüyor, dolayısıyla kendisini tanıyan biri bunu fark edebilir, 2014 yılının 14 Ocak’ın da başladı, Gayrettepe de kendisi ifadeye gidinceye kadar devam etmiştir, şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, mağduriyetim çok fazladır…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
10. Katılan … … Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/578 Esas sayılı dosyasının 14.01.2015 tarihli duruşmasında; “…huzurdaki sanıktan davacıyım ve davaya katılmak istiyorum, huzurdaki sanık benim 05xx xxx 28 54 numaralı telefonumun watsap üzerinden ablam müşteki … ve sanığın cinsel ilişkisini gösteren görüntüler gönderdi gelen telefon numarası aynı zamanda ablam Filizle sanığın konuştuğu telefon numarasıyla o nedenle görüntü gönderenin sanık olduğunu tespit ettik ayrıca görüntünün geldiği numaradan bizzat aradım ve tanımadığım şahıs beni tehdit etti, telefonumun 5 yaşındaki çocuğum karıştırdığından görmemesi için bu görüntüleri sildim dolayısıyla telefonuma gelen bu görüntüleri polis yada savcılığa veremedim, telefonla arayan kişi eğer karakola gidersen ayaklarından vururuz zarar veririz..şeklinde söyleyerek tehdit etti…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
11. Katılan … … 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/5 Esas sayılı dosyasının 09.06.2015 tarihli duruşmasında özetle; “… Hazırlıkta vermiş olduğum ifademi tekrar ederim, şikayetim devam etmektedir…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
12. Tanık Beyhan … 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/5 Esas sayılı dosyasının 13.10.2015 tarihli duruşmasında özetle; “…sanık kızımı evleneceği vadi ile uzun yıllar oyaladı. Evli olduğunu öğrenince kızım ayrıldı. Daha sonra … ile tanıştı ve evlilik hazırlıklarına başladı. Sanık bu durumu öğrenince kızıma ait çektiği görüntüleri gerek bana gerekse …’a gönderdi. Telefonuma kızıma yönelik tehdit içeren mesajlar gönderdi. Mutfağımızın camına kızıma ait çıplak resimleri yapıştırdı….” şeklinde beyanda bulunmuştur.
13. Sanığın kullanmadığını beyan ettiği ve suça konu mesajların gönderildiği hattın sanığın kullanımında olduğunu kabul ettiği cep telefonuna ait imei numarasına ait cep telefonunda kullanıldığı tespit edilmiştir.
14. 25.03.2014 tarihli mesaj çözüm tutanağında sanığın kullanımında olan numaradan katılan …’in annesinin kullanımında olan numaraya katılan …’e yönelik olarak mesajlar gönderildiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Ve Şantaj Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;
Dosya kapsamına göre; sanığın uzun yıllar birliktelik yaşadığı katılan …’in ayrılıp katılan … ile nişanlanmasına tepki olarak beraberlikleri dönemde çekinmiş oldukları ve başka kişilerde bulunma ihtimali bulunmayan cinsel ilişki görüntülerini, ilişkilerini devam ettirmediği takdirde ifşa edeceğinden bahisle tehditte bulunduğu, katılanın ilişkiye devam etmemesi nedeniyle görüntüleri rızası dışında katılanın nişanlısına ve kardeşine göndermek suretiyle ifşa etmesine konu olayda sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçlarından mahkumiyete ilişkin yerel mahkemenin kabul ve uygulamasına bir isabetsizlik görülmemiş olup, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebeplerinin reddedilmiştir.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçuna ilişkin olduğu, hakaret suçu için 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında temel ceza miktarının “üç aydan iki yıla kadar” olarak belirlendiği; 5271 sayılı Kanun’un, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…, …hükme bağlanmış…” ibarelerinin, aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle;
Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre; “mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin ve 5237 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk görülmüştür.
V. KARAR
A. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Ve Şantaj Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle … 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2014/150 Esas, 2016/236 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Başkaca yönleri incelenmeyen stanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2014/150 Esas, 2016/236 Karar sayılı kararının gerekçe bölümün (B) bendinde açıklanan nedenle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2023 tarihinde karar verildi.