YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13403
KARAR NO : 2023/2156
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/30 E., 2021/805 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat, müsadere
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2014/41 Esas, 2015/346 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun’un 52 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyaların 5237 sayılı
Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
2.Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2014/41 Esas, 2015/346 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 09.12.2020 tarihli ve 2019/31915 Esas, 2020/18547 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığın elinde bulunan poşette dava konusu 18 karton sigaranın ele geçmesi, sanığın aşamalardaki savunmasında suça konu sigaraların bir kısmını içmek geri kalanını ise işçi arkadaşlarına götürmek maksadıyla aldığını beyan etmesi ve ele geçen sigaranın miktar itibarıyla kişisel kullanım kapsamında kalması karşısında, sanığın suça konu sigaraları ticari maksatla bulundurduğuna ilişkin mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraat yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre;
1)Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’nun 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’nun 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’nun 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması,
2)Sanık hakkında verilen gün adlî para cezasının uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nun 52/2. maddesi yerine TCK’nun 52/1. maddesinin yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3)Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
4)TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun“ sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
5)Suça konu sigaraların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2021 tarihli ve 2021/30 Esas, 2021/805 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de sanığın üzerine atılı suçun her türlü şüpheden uzak ve kesin deliller ile sabit olmadığı anlaşılmakla müsnet suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatına, dava konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.11.2022 tarihli ve 2022/78315 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz isteği; beraat eden sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Katılan vekilinin temyiz isteği; beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, isnat edilen suçun sübut bulduğuna ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.09.12.2013 tarihli olay tutanağına göre, kolluk kuvvetleri tarafından sanığın elindeki siyah naylon poşette önleme araması kararı uyarınca yapılan arama neticesinde 18 karton bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın aşamalardaki savunmasında ele geçen sigaraları içmek ve işçi arkadaşlarına hediye etmek için aldığını beyan ettiği belirlenmiştir.
3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
4.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyma ya da direnme kararı verilmemiş ise de bozma ilamında belirtilen eksiklikler giderilerek eylemli şekilde bozma ilamına uyulduğu saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
Kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanık … lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hazine aleyhine maktu vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Sanığın suça konu sigaraları içmek ve hediye etmek için aldığına yönelik savunması, ele geçen eşyanın miktar itibarıyla kişisel kullanım kapsamında kalması, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın savunmasının aksine suça konu eşyaları ticari amaçla bulundurduğuna ilişkin cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek Mahkemece müsnet suçtan sanığın beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yukarıda (A) paragrafında açıklanan husus dışında katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenlerle Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2021 tarihli ve 2021/30 Esas, 2021/805 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (C) bendinden sonra gelmek üzere “Kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanık lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi uyarınca 4.800,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine” paragrafının eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.