Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/1143 E. 2023/1653 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1143
KARAR NO : 2023/1653
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.03.2022 tarihli ve 2022/3955 Soruşturma, 2022/1417 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2. İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/157 Esas, 2022/327 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2022/2561 Esas, 2022/1674 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına, müvekkilinin katılan ile bir süre yolculuk ettiği ardından motoru dinlendirmek için dinlenme tesisinde durdukları ve katılanının Türkçesinin birbirlerini anlayacak kadar iyi olmadığının sabit olduğuna, bu durdukları süreçte müvekkili ile katılanın fotoğraf çekilerek birbirlerinin telefon numaralarını alıp karşılıklı … ile birlikte vakit geçirdiklerine, müvekkilinin katılanın gideceği yer olan …’a gitmeyeceğini kendisini yanlış anladığını söylediğinde hilafet ortaya çıkıp müvekkilinin olay yerinden ayrıldığına, görülmekte olan dosyanın asıl sebebinin ortada kalan ve sinirlenen katılanın öfkesi sonucu ortaya çıkan iftiradan ibaret olduğuna, katılanın ifadelerinin birçok çelişki içerdiğine, beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, kararda esas alınan tek delilin ifadeleri birbiri ile çelişen katılanın beyanları olduğuna, dosya içeriğine göre katılanın beyanlarına üstünlük tanınmasını gerektirecek herhangi bir olgu olmadığına, adli tıp raporunda katılanın kolunda sıyrıklar görülüp otostop çekerek bir yerden bir yere parça parça yolculuklar ile ulaşmaya çalışan katılanın bu hasarı nereden aldığı ve ne şekilde yaralandığının müvekkili tarafından bilinmesinin mümkün olmadığına, gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış iddiaların sanık aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağına, müvekkilinin üzerine atılı suçun işlediği hususu her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanamadığından beraatine karar verilmesi istemine ilişkindir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın eylemine nitelikli cinsel saldırı kastıyla başladığının açık olduğuna, eylemini katılanın direnmesi nedeniyle tamamlayamadığına, sanığın bu şekilde eylemlerinin nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçuna vücut verdiğine, usul ve esas yönden kanuna aykırı kararın temyizen kaldırılması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay günü sanığın katılanı zorla yere yatıp ağzını kapattığı, katılanın vücudunu okşayıp vajinasına dokunduğu, daha sonra pantolunu ve iç çamaşırını çıkartarak cinsel organını zorla katılana tutturduğu, katılanın şortunu da zorla indirerek tekrardan vajinasını elleyerek katılanı öptüğü sırada katılanın sanığın dudağını ısırarak sanığa engel olmaya çalıştığı, sanığın katılanın dudağını ısırması üzerine acı ile katılanın üzerinden kalkarak olay yerinden uzaklaştığı şeklinde anlatılan eylemi, tanık …’nin kolluk kuvvetlerine haber vermesi ile intikal etmiş olup sanığın savunmalarına itibar edilmeyerek, sanığın eyleminin sarkıntılık boyutunu aştığı değerlendirmesiyle sanığın katılanın aşılabilir direnci haricinde engel hali yokken eylemine son verdiği kabul edilmiş ve sanık hakkında cinsel saldırı suçundan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2022/2561 Esas, 2022/1674 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.