YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11145
KARAR NO : 2023/1453
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2016 tarihli ve 2015/159 Esas, 2016/1427 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 19.10.2017 tarihli ve 2017/275 Esas, 2017/2153 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 5.240 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin 02.11.2020 tarihli ve 2020/14970 Esas, 2020/15179 Karar sayılı kararı ile özetle eksik inceleme ile hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2020/2569 Esas, 2021/1989 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 5.240 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.10.2022 tarihli ve 2021/114303 sayılı, sanık hükümde 5237 sayılı TCK’nin 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırım yapılırken orantılık ilkesine aykırı olacak şekilde eksik ceza tayin edilmesi gerekçesine dayalı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemleri; temel cezada alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca eksik ceza tayin edildiğine, sanık hakkında kurulan hükümde haksız tahrik ve takdiri indirim sebebinin uygulanmaması gerektiğine, hapis cezası adli para cezasına çevrilirken gün para cezasının alt sınırdan belirlenmesinin hatalı olduğuna, adli para cezasının taksitlendirilmemesi gerektiğine ve vekalet ücretine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemleri; sanığın suçu işlemediğine, dosyadaki mevcut delil durumuna göre sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Katılanın, sanığın Esenyurt’ta bulunan binasının bir dairesinde kiracı olarak oturduğu, kira parasını ödememesi üzerine sanığın olay günü katılanı yine Esenyurt’ta bulunan işyerine çağırdığı, burada yapılan görüşmede katılanın kira borcunu ödeyemeyeceğini söylemesi üzerine kira borcunu katılandan tahsil edemeyen sanığın, tahliye hususunda yazılı belge istediği, katılanın yazılı belgeyi vermeyi de kabul etmemesi üzerine çıkan tartışmada sanığın, katılanı eli ile darp ederek mandibula sol parasinfiz ve sağ subkondil fraktürü oluşacak şekilde yaraladığı, oluşan kemik kırıklarının katılanın hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkilediği anlaşılmıştır.
2. Sanığın aşamalardaki inkara yönelik savunmaları, katılanın beyanları ve bu beyanı doğrular nitelikteki Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nce düzenlenen 11.05.2017 tarihli adli tıp raporu, tanık beyanları, tutanaklar, sanığın adli sicil ve nüfus kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname görüşü yönünden
Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasında kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, katılanın adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derece olduğunun belirtildiği ve 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesine göre orantılılık ilkesine uygun bir şekilde (1/6) oranında artırım yapılması isabetsizlik bulunmadığından, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Katılan vekilinin temel cezada alt sınırdan uzaklaşılmasına, 5237 sayılı Kanun 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca eksik ceza tayin edildiğine, haksız tahrik ve takdiri indirim sebebinin uygulanmaması gerektiğine, gün para cezasının alt sınırdan belirlenmesinin hatalı olduğuna, adli para cezasının taksitlendirilmemesi gerektiğine, sanık müdafiinin sübuta ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nce düzenlenen 11.05.2017 tarihli adli tıp raporunun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılanın kira borcunu ödememesi ve dairenin tahliyesini de kabul etmemesi şeklindeki sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin doğru olarak
belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiğinden anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Katılan vekilinin vekalet ücretine yönelen temyiz sebebi yönünden;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki hükmü karşısında, kendisini sadece bölge adliye mahkemesinde yapılan duruşmada vekille temsil ettiren katılan lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (C) paragrafında açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2020/2569 Esas, 2021/1989 Karar ssayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, bölge adliye mahkemesince verilen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan (2021 yılı) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5.100,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.