Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/4998 E. 2023/1677 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4998
KARAR NO : 2023/1677
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanunun 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinde yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı ve bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verildiği halde sanıkların lehine olduğunu kabulle haklarında verilen cezadan 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince indirim uygulanmış olmasının, basit yargılama sonucu verilen kararlardan olduğu sonucunu doğurmayacağı, dolayısıyla hükmün temyiz kanun yoluna tabii olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakıköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2014/579 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının b bendi uyarınca verilen 600 gün adli para cezasının 52 nci maddenin ikinci fıkrası gereğince günlüğü 20,00 TL’ den hesaplanarak 12.000,00 TL adli adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 20 eşit taksitte ödenmesine karar verilmiştir.

2…. 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2014/579 Esas, 2016/94 sayılı kararının sanık … müdafii ve sanık … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 15.12.2020 tarihli ve 2019/7689 Esas, 2020/7084 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2021/76 Esas, 2021/150 sayılı sayılı kararı ile sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının b bendi, 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca verilen 450 gün adli para cezasının 52 nci maddenin ikinci fıkrası gereğince günlüğü 20,00 TL’ den hesaplanarak 9.000,00 TL adli adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 20 eşit taksitte ödenmesine karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.08.2021 tarih, 2021/77042 sayılı tebliğnamesi ile 5271 sayılı Kanunun 253 üncü maddesi gereğince kararın itiraz kanun yoluna tabii olup temyiz kabiliyeti olmadığından dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık … müdafinin temyiz istemi, sanığın söz konusu binanın yöneticisi olmadığına, dolayısıyla mahkumiyetine karar verilemeyeceğine, tanık dinletme taleplerinin kabul edilmediğine ve eksik araştırmaya hüküm verildiğine ilişkindir.

2. Sanık … temyiz istemi, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkeme gerekçesinde “Mağdurun babası …’nin, . Mahallesi . Caddesi No:. adresinde bulunan. hanı isimli … merkezindeki bir işyerinin kiracısı olduğu, olay tarihinde mağdurun, babasını ziyaret için … hanına geldiği ve … hanındaki asansöre bindiği, asansörün bakımsız olmasından dolayı düştüğü ve asansör içindeki mağdurun hayati tehlike geçirecek, vücudunda kemik kırığı oluşacak ve organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı, olay nedeniyle daha önce … hakkında … kapatılan 18. Sulh Ceza Mahkemesi’ne dava açıldığı, Bu mahkemede yapılan yargılama esnasında düzenlenen 10/02/2014 tarihli bilirkişi raporuna göre olayda işhanı sorumluları olan her iki sanığın kusuru olduğunun bildirildiği ve … kapatılan 18. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 07/05/2014 tarihinde dosyamız sanıkları hakkında ihbarda bulunulmasına karar verildiği, her iki sanığın suçlamaları kabul etmedikleri ancak 10/02/2014 tarihli bilirkişi raporu, mağdurun anlatımları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında her iki sanığın yüklenen suçu işledikleri anlaşıldığından, sanıkların eylemlerine uyan TCK 89/1, 3-b maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerektiği kanaatiyle aşağıdaki biçimde hüküm kurulmuştur.” denilmiştir.

2.Sanık … savunmasında “Benim babamın . hanında adına kayıtlı 40 tane kadar dükkanı vardır. Babam … 15 senedir … de yaşamaktadır. Bu dükkanların kiralama işlemlerini kontratlarını babam adına ben yapıyorum. Ayrıca kira paralarını da ben alıp babama göndermekteyim bazende kiracılar direk babamın hesabına göndermektedirler. Bu … hanında bizim 40 a yakın dükkandan başka dükkanlarda vardır. Handa toplam 83 adet dükkan bulunmaktadır. Diğer dükkanların sahipleri farklıdır. Babamın adına olan buradaki dükkanlarla sadece ben ilgilenmekteyim. Diğer kardeşlerim … dedir. Asansörlerin bakımını diğer malikler yaptırmadığı için bizde yaptırmadık. Aidat toplanmıyor sadece bekçi parasını bekçi topluyor. Aidatları da bekçi toplamakta. … hanında hanın herkese açık yerlerinde bir onarım gerektiğinde bu yeri o kattaki kişiler yaptırmaktadır. Asansörü de kullananlar yaptırmaktadır. Büyük masraf çıktığında mal sahiplerine söylemektedirler. Ben üzerime atılı olan suçu işlemedim. Mağdurun zararını karşılamayacağım. Handa benden başka diğer kişilerde vardır.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3.Sanık … savunmasında “. hanında benim ve kardeşlerimin çalıştırdığı … yeri vardır, … yeri kardeşimin üzerine kayıtlıdır. Bu handa benim üzerime kayıtlı dükkan yoktur. Kardeşim ile biz burada tekstil işi yapmaktayız. Tekstil işi de kardeşimin üzerine kayıtlıdır. Ben burada sigortalı olarak çalışıyorum. Ben çelik … yerinin yöneticisi değilim, … hanının herhangi bir yöneticisi yoktur. Bu olayda benim herhangi bir sorumluluğum yoktur. Asansör bozulduğunda 3. kat ve üstündekiler asansörün masrafını karşılarlar.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

4. Katılan …’ın babası olan katılan … “Benim.handa tekstil üzerine çalıştığım dükkanım vardır. Bu dükkanın mülkiyeti sanık … in babasıdır. Ben sanık … in kiracısı olarak aylık 3.000 TL kira vermekteydik. Olay tarihinde oğlumun asansörde yaralandığı söylendi. Hastaneye kaldırdık. Oğlum hastanede gelecek durumu olmadığı için oğlum reşit olmasına rağmen şikayette ben bulundum. Bana oğlumun yaralanmasından dolayı zararı karşılayacaklarını söylemişlerdi ancak karşılamadılar. Şikayetçiyim, davaya da katılmak istiyorum.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

5. Katılan … “Olay tarihinde babamın.hanında olan … yerine gidecektim. 2. kata kadar merdivenleri çıktım. 2. katta asansöre binmek için asansörün kapısını açtım ve adımımı attım. Asansör katta değilmiş boşluğa uçtum yaralandım. Şikayetçiyim davaya da katılmak istiyorum dedi. .” biçiminde beyanda bulunmuştur.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

6. Tanık Ercan Acet “Ben katılanın babasının yanında işçi olarak çalıştım. 1-1,5 sene çalıştım. Olay tarihinde orada çalışıyordum. Asansörün çok eski olduğunu biliyorum. Asansör çürük durmaktaydı. Günde 10-12 defa asansörün takıldığını bilirim. İnsanlar içinde kalırlardı hatta bende bir kaç kere asansörün içinde kaldım. Telefon ile haber verilerek kurtarıldım. Asansörün kötü olduğunu orada çalışanlar yönetime bildiriyorlardı. Geçici olarak tamir ediliyordu. Yeniden bozuluyordu. Olay günü öğle tatilinden dolayı kapıda dışarda duruyordum. Katılanın geldiğini görmedim. Sonra asansörün orada bir kalabalık olduğunu görünce gittim. Katılanı asansör boşluğunda düşmüş vaziyette gördüm.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

7. Tanık … “Ben katılanın babasının yanında suç tarihinde çalışıyordum. 2 yıl kadar çalıştım. Bu nedenle katılanı da tanırım. Babasının yanına gidip gelirdi ancak yanında çalışmazdı. Olaydan önce asansörün sık sık bozulduğuna bende şahit oldum. Hatta 2-3 seferde asansörün içerisinde bende kaldım. Asansörün boşlukta kaldığını da şahit oldum. Bu kazadan önce Nusret beyle konuştuğumuzda Nusret bey bu asansörün birisinin başına … açacağını ancak diğer kat maliklerinin ilgilenmediğini söyledi. Yönetimden ayrıldım kim yapıyorsa yapsın biçiminde bıtkınlığını belirten beyanda bulundu. Olay günü kazanın olduğu sırada ben dışardaydım. Geldiğimde kazayı duydum katılanıda hastaneye götürmüşlerdi.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

8. Tanık … “Ben dava konusu handa gece bekçisi olarak çalışırım, yakınıcının yaralanması olayını, olaydan sonra duydum, asansörler sık sık bozulmaktadır, asansör bozulunca kattaki dükkanları çalıştıran kiracılar olsun, mal sahipleri olsun kendileri yine handa çalışan asansörcüye durumu bildirir tamir yaptırırlar, asansör çalıştığı zamanlarda ben de asansörü kullanıyorum, ben bu handa 12 yıldır çalışıyorum, parça eklenmek veya değiştirilmek suretiyle aynı asansör halen kullanılmaktadır.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

9. Tanık . “Benim, sanıklar ile aynı handa … yerim vardır, han bodrumlarla birlikte 9 katlı olup bir katta aşağı yukarı 7- 8 … yeri bulunmaktadır, … bu yerdeki … yerlerinin büyük bir kısmının mal sahibidir, …’ın ise benim gibi orada bir … yeri vardır, ancak bu kişilerin … yeri büyük olduğundan bunlar asansörle daha çok yük taşıdıklarından, bir şey olduğunda asansör olduğunda ilgilenmektedirler, benim bildiğim kadarıyla … hanının resmi bir yöneticisi yoktur, bir sorun olduğunda kattaki bir kişi ilgilenir, asansör bozulduğunda da asansör yaptırılır, her katın bir sorumlusu vardır, o sorumlu kişi, masraf ne kadarsa bütün katlardan bu parayı toplar.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

10. Sanık …’in babası olan … hakkında katılanın yaralanmasına sebebiyet verdiğinden bahisle … 18. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/688-2014/482 sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 02.06.2014 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, söz konusu dosyada alınan 10.02.2014 tarihli bilirkişi raporunda ” …’in .işhanında 70 adet dükkâna sahip bir kişi olup, keşif günü elde edilen bilgilere ve dosyasındaki beyan ve ifadelere dayanarak …’e yerleştiği ve … hanında sahip olduğu dükkânlarının idaresini oğlu …’e bıraktığı, … hanında resmi bir yönetim teşekkül ettirilememiş olup, keşif günü bina yönetiminin …’in yönetimi bırakmasından sonra kazanın olduğu tarihte ve kaza sonrasında yönetimin . tarafından deruhte edildiği ve keşif günü işhanı bekçisi, çaycısı, asansörcü ve .’ın kendi beyanı doğrultusunda işhanı yönetiminin . tarafından yürütüldüğü anlaşılmıştır. …’in oğlu …’in işhanı yönetiminde etkin ve söz sahibi olduğu, asansör tamircisi olarak işhanında faaliyet gösteren …’nın (. ASANSÖR) … hanı Asansör Yenileme Teklifi’ni. ile …’e yazılı olarak sunmasından anlaşılmaktadır. Bu itibarla bina sorumlularının . ile … olabileceği değerlendirilmiştir. Binanın sorumlusunun, asansörün Asansör Bakım ve İşletme Yönetmelik hükümlerine uygun olarak güvenli bir şekilde çalışmasını sağlamak amacıyla ayda en az bir defa düzenli olarak bakımımı yaptırmaktan ve kullanıcıların can ve mal güvenliğinin tam olarak sağlanması amacıyla gerek kullanını hatalarından, gerekse harici müdahalelerden gelebilecek tehlikelerin önlenmesi için yıllık kontrolünü, asansörün piyasaya arz edildiği tarih itibarıyla ilk yılın sonunda, devamında ise yılda bir kere yaptırmaktan sorumludur.” şeklinde açıklama yapılarak sanıkların asli kusurlu oldukları, asansör kabininde bulunan aynaya bakmadan ve asansör kabininin geldiğini görmeden acele ederek, asansör kabinine doğru adımını atan katılanın tali kusurlu olduğu tespit edilmiş, yargılamaya konu dosyanın söz konusu bilirkişi raporuna istinaden mahkemece yapılan suç duyurusu üzerine açıldığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Katılan …’ın olay günü Çelik … hanında bulunan babasına ait … yerine gitmek üzere asansörü çağırdığı kata geldiğini düşündüğü için kapıyı açtığı ancak kata gelmediği halde asansör kapısının açılması nedeniyle adımını attığında asansör boşluğundan aşağı düşerek hayati tehlike geçirecek, hayati fonksiyonlarına etkisi dördüncü derece kırık olacak, duyu ve organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.

A. Sanık … müdafii ile sanık …’in temyiz sebepleri bakımından;
Dosya içerisinde bulunan ve …’in yargılandığı … 18. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/688-2014/482 sayılı dosyası üzerinden yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda;
” İşhanı bekçisi …’in beyanına göre; Kendisinin 11 yıldır işhanında bekçilik yaptığını, maaşını işhanındaki işyerlerinden kendisinin topladığını, …’in işhanı yöneticiliğini bırakıp yerine .’ın seçildiğini ve seçimin toplantı yapılarak işyeri sahiplerinin sözlü onayıyla yapıldığını, binanın çaycısı olan şahısın beyanına göre; … hanında resmi yöneticinin olmadığı, .’ ın işhanını yönettiği, Bina yöneticisi olduğu söylenen .’ ın beyanına göre; kendisinin seçilmiş yönetici olmadığı, İsmet beyin 70 civarında işyeri (dükkânı) olduğu ve yüzde 40-45 hissesinin bulunduğu, kendisinin ise 9-10 adet işyerine sahip olduğunu ve fahri olarak yöneticilik yaptığını” ifade ettiklerinin kayıtlı olduğu söz konusu keşif zaptının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulunmadığı anlaşıldığından hükme esas alınan ve sanıkların mahkumiyetine esas delil olarak dayandırıldığı ilgili evrakın dosya arasına alınması gerektiği ve söz konusu binaya ait yönetim defteri, toplantı tutanakları gibi belgelerin getirtilerek binanın yöneticisinin kim veya kimler olduğunun net olarak tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi hukuka aykırı görülmüş, bu nedenle sanık … müdafii ile sanık …’in temyiz istemi yerinde görülmüştür.

B. Tebliğname bakımından;
5271 sayılı Kanunun 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinde yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı ve bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verildiği halde sanıkların lehine olduğunu kabulle haklarında verilen cezadan 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince indirim uygulanmış olmasının, basit yargılama sonucu verilen kararlardan olduğu sonucunu doğurmayacağı, dolayısıyla hükmün temyiz kanun yoluna tabii olduğu anlaşılmakla tebliğnamede hükmün itiraz kanun yoluna tabii olduğundan bahisle incelenmeden iadesi yönündeki görüşe iştirak edilmemiş, basit yargılama uygulanmadığı halde 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince indirim uygulanarak eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenle … 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2021/76 Esas, 2021/150 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafii ve sanık …’in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.05.2023 tarihinde karar verildi.